Evliliğin iptali geçerli şekilde kurulmuş gibi görünen bir evliliğin, kanunda öngörülen belirli sebeplerin varlığı halinde mahkeme kararıyla hükümsüz hale getirilmesini sağlayan hukuki bir yoldur. Yazımızda evliliğin iptali nasıl olur, evliliğin mutlak ve nispi butlan sebepleri nedeniyle iptali, görevli ve yetkili mahkeme, evliliğin iptali davasını kimlerin açabileceğini, hak düşürücü süre, evliliğin iptalinin sonuçları gibi konularda ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.
Evliliğin iptali nasıl olur?
Evliliğin iptali ancak Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Bu sebeplerin bulunmaması halinde açılacak davaların reddedilmesi gündeme gelecektir.
Evliliğin iptali mutlak ve nispi butlan sebeplerinin bulunması halinde mahkemeden talep edilebilecektir. Bu nedenle nüfus müdürlüğü veya evlendirme dairesine başvuru yapılarak evliliğin iptali mümkün değildir. Mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali sebepleri Türk Medeni Kanunu’nun 145.maddesinde sınırlı olarak gösterilmiştir. İlgili maddeye göre evlilik sırasında eşler birinin evli olması, evlenmeye engel olacak şekilde akıl hastalığının bulunması, evlilik sırasında sürekli bir biçimde ayırt etme gücünden yoksun bulunması ve evliliğe engel olacak derecede hısımlığın bulunması mutlak butlan sebepleri olarak sayılmış, bu sebeplerin bulunması halinde evliliğin iptalini talep etmek için dava açılması gerekmektedir.
Evliliğin nispi butlan sebepleri nedeniyle iptali Türk Medeni Kanunu’nun 148-151.maddelerinde düzenlenmiştir. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk, aldatma, yanılma ve korkutma gibi durumlar nedeniyle evlilik gerçekleşmişse evliliğin iptali için mahkemeden talepte bulunulabilir.
Sonuç olarak evliliğin iptali ancak kanunda düzenlenmiş mutlak butlan veya nispi butlan sebeplerin varlığında mahkemeye yapılacak başvuru yoluyla yapılır. Mutlak veya nispi butlan sebebiyle evliliğin iptali dava açabilecek kişiler, yargılama süreci ve sonuçları bakımından farklılık göstermektedir. Ayrıca evliliğin iptali sebeplerinin dava sürecinde ispatı kritik öneme sahip olduğundan alanında uzman avukattan hukuki yardım alınması kritik öneme sahiptir.
Evliliğin mutlak butlanla geçersiz olması
Kanunun kamu düzenini ilgilendiren ve toplumun temel değerlerini korumayı amaçlayan bazı haller evliliğin mutlak butlanla iptal edilmesine neden olabilir. Evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali Türk Medeni Kanunu’nun 145.maddesinde düzenlenmiş olup ilgili maddede mutlak butlan sebepleri sınırlı sayıda sayılmıştır. Bu nedenle kanunda düzenlenmiş sebepler dışında evliliğin mutlak butlanla iptali talep edilemez.
Evliliğin mutlak butlan sebepleri nedeniyle iptali davası kamu düzenini ilgilendirdiğinden mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılabilir. Ayrıca mutlak butlan davası ilgisi olan herkes tarafından da açılabilecektir. Türk Medeni Kanunu’nun 145. Maddesine göre mutlak butlan sebepleri:
- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması: Eşlerden birinin evliyken ikinci bir evlilik yapması halinde ikinci evlilik geçersizdir. Ancak ikinci evlilik iptal edilmeden önce ilk evlilik herhangi bir nedenle sona ermiş ve ikinci evlilikteki eş iyi niyetliyse (karşı tarafın evli olduğunu bilmemesi veya bilme imkanının bulunmaması) halinde artık ikinci evliliğin iptali istenemez.
- Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması: Ayırt etme gücünden yoksun kişi evliliğin yükümlülüklerini ve sonuçlarını değerlendirme yeteneğinden yoksundur. Bu nedenle sürekli bir sebeple ayırt etme gücü bulunmama hali mutlak butlan sebeplerindendir. Ancak bu noktada ayırt etme gücünün evlenme sırasında sürekli şekilde yoksun bulunması önemli olup evlilikten sonra ortaya çıkan durumlar bu kapsamda değerlendirilmez. Ayırt etme gücünden yoksunluğun sürekli olması gereklidir, geçici olması halinde evliliğin nispi butlan nedeniyle iptali gündeme gelecektir.
- Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak düzeyde akıl hastalığı bulunması: Akıl hastalıkları evliliğe engel sayılabilmesi için evliliği engelleyecek ağırlıkta olması gerekir. Bu hususun ispatı sağlık kurulu raporuyla yapılabilmektedir.
- Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması: Türk Medeni Kanunu’nun 129. maddesinde üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında, kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında, evlet edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme engeli bulunmaktadır. Burada sayılan hısımlık dereceleri dışında kalan yakınlıklar mutlak butlan sebebi oluşturmaz.
Evliliğin nispi butlanla geçersiz olması
Evliliğin nispi butlan sebebiyle geçersizliği evlenme sırasında eşlerden birinin iradesini sakatlayan durumların bulunması halinde açılabilen bir dava türüdür. Bu nedenle evlenmenin hata, yanılma veya korkutma sonucu gerçekleşmesi ya da ayırt etme gücünde geçici yoksunluk durumunda evlenilmesi gibi durumlarda, kanunda öngörülen süreler içerisinde evliliğin iptali talep edilebilecektir.
Evliliğin nispi butlan sebepleri nedeniyle iptali Türk Medeni Kanunu’nun 188-151.maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre evliliğin nispi butlanla iptali nedenleri:
- Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk: Türk Medeni Kanunu’nun 148.maddesinde ”Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
- Yanılma: Türk Medeni Kanunu’nun 149.maddesine göre evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa, eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir.
- Aldatma: Türk Medeni Kanunu’nun 150.maddesine göre eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa, davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir.
- Korkutma: Türk Medeni Kanunu 151.maddesinde ”Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkutma nedeniyle iptal talep ediliyorsa korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak 6 ay ve her halde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşmektedir. Bu nedenle hak düşürücü süre kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali evlenme sırasında eşlerden birinin iradesini sakatlayan hallerin bulunması halinde öne sürülebilecektir. Bu noktada nispi butlan sebeplerinin ispatlanması, hak düşürücü süre içerisinde dava açılması hak kaybına maruz kalmamak açısından önemlidir.

Evliliğin İptali Davasını Kimler Açabilir?
Evliliğin iptali söz konusu olduğunda dava açma hakkının kimlere tanındığı uygulamada merak edilen konuların başında gelmektedir. Evliliğin iptali davasını kimlerin açabileceği evliliğin iptalinin mutlak butlan veya nispi butlan sebeplerine dayalı talep edilmesine göre farklılık göstermektedir.
Evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali davası Türk Medeni Kanunu’nun 146.maddesine göre cumhuriyet savcısı ve ilgisi olan herkes tarafından açılabilmektedir. Evlenmeye engel olacak düzeyde akıl hastalığı bulunması durumunda evliliğin mutlak sebebiyle iptali Türk Medeni Kanunu’nun 147.maddesinde ” Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Evliliğin iptali davasını bazı durumlarda yasal temsilci açabilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 153.maddesine göre ”Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Ancak evlenen küçük veya kısıtlı ergin olup kısıtlı olmaktan çıkarsa veya gebe kalırsa evlenmenin iptali karar verilemeyecektir.
Mirasçıların evliliğin iptali davası açıp açamayacağı uygulamada sıkça karşılaştığımız sorulardandır. Evliliğin iptalinde mirasçıların dava hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 159.maddesinde ”Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder ” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç olarak evliliğin iptali davası mutlak butlan sebebiyle iptalde cumhuriyet savcısı ve ilgiler tarafından, nispi butlan sebebiyle iptalde irade sakatlığı yaşayan tarafça açılabilecektir. Bunlar dışında yasal temsilciler ve mirasçıların da mevcut durumun şartlarına göre dava açma hakkı bulunmaktadır.
Evliliği iptalini gerektirmeyen haller
Evliliğin iptali davalarında en çok merak edilen konulardan biri de hangi durumların butlan sebebi oluşturmadığıdır. Kanunda evliliğin iptali sebepleri olarak düzenlenmiş bazı durumlar mevcut koşullara göre evliliğin iptalini gerektirmemektedir. Evliliğin iptalini gerektirmeyen haller:
- Bekleme süresine uymama: İddet müddeti Türk Medeni Kanununun 132.maddesinde ” Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez” şeklimde düzenlenmiştir. Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 154.maddesine göre ”Kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesi, evlenmenin butlanını gerektirmez” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
- Şekil kurallarına uymama: Evlenme sırasında yapılan şekli hatalar evliliğin iptalini gerektirmemektedir. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 155.maddesinde ”Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
- Küçük veya kısıtlının yasal temsilcinin iznini almadan evlenmesi halinde bu kişi sonradan 18 yaşını doldurarak ergin olup kısıtlı olmaktan çıkarsa veya hamile kalırsa evlenmenin iptaline karar verilmez.
- Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez.
Evliliğin iptali davası görevli ve yetkili mahkeme
Evliliğin iptali davasının hangi mahkemede ve nerede açılacağı uygulamada sıklıkla merak edilen konulardan bir diğeridir. Evliliğin iptalinde görevli ve yetkili mahkeme belirlenirken Türk Medeni Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan ”Evlenmenin butlanı davasında, yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme göz önünde bulundurulur.
Evliliğin iptali davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asiye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Evliliğin iptali davasında yetkili mahkeme açısından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanacağından tarafların birlikte son 6 aydır ikamet ettikleri yer veya eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Mutlak butlan sebepleriyle evliliğin iptalinde cumhuriyet savcısı veya diğer ilgililer davalının yerleşim yerindeki mahkeme yetkilidir.
Evliliğin iptali davasında hak düşürücü süre
Evliliğin iptali davasında hak düşürücü süreler dava sürecine olan kritik etkisi nedeniyle dikkat edilmesi gereken en önemli konulardandır. Evliliğin iptali davasında hak düşürücü süre mutlak butlan sebebiyle mi yoksa nispi butlan sebebiyle mi evliliğin iptali talebinde bulunulduğuna göre değişecektir.
Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptalinde hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Ancak nispi butlan sebebiyle evliliğin iptalinde hak düşürücü süre Türk Medeni Kanunu’nun 152.maddesinde ”İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer” şeklinde düzenlenmiştir.
Evliliğin iptali davası ne kadar sürer?
Evliliğin iptali davası sürecine girecek kişiler açısından dava sürecinin ne kadar süre alacağı merak edilen konulardandır. Evliliğin iptali davasının ne kadar süreceği mevcut durumun şartlarına göre değişiklik göstermektedir.
Evliliğin iptali davasında yargılama sürecinde mahkeme dava dilekçesinde öne sürülen mutlak veya nispi butlan sebeplerini, bu sebepleri ispatlayan delilleri, tanık ifadeleri, mevcut duruma göre sağlık raporları ve gerekli belgeleri ayrıntılı olarak inceler. Bu nedenle mahkeme tarafından değerlendirilecek hususların niteliği ve fazlalığı, mahkemelerin iş yükü yoğunluğu dava sürecinin uzamasına neden olabilmektedir.
Evliliğin iptali davasının ne kadar süreceğine ilişkin kesin süre vermek mümkün olmamakla birlikte yaklaşık 1 sene sürebilmektedir. Ancak bu durum mevcut durumun şartlarına, evliliğin iptali gerekçesi olarak sunulan sebepler, incelenecek deliller, sağlık kurulu raporu, bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi, mahkemelerin iş yükü yoğunluğu gibi faktörlere göre değişiklik göstermektedir.
Evliliğin iptali davasının sonuçları
Evliliğin iptali davasının sonuçları özellikle velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konular açısından sonuçları sıklıkla merak edilen konuların başında gelmektedir. Evliliğin iptali davasının sonuçları mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte ortaya çıkacaktır. Ancak mahkeme tarafından verilen karar kesinleşinceye geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
Türk Medeni Kanunu 158.maddesinde ”Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle evliliğin iptaline karar verilmesi halinde boşanma davasında gibi velayet, nafaka, tazminat gibi konularda da karar verilecektir.
Evliliğin iptali sonrası çocukların durumu
Evliliğin iptalinde tarafların bu evlilikte müşterek çocukları varsa iptal kararı sonrası velayetin kime verileceği sıklıkla merak edilmektedir. Evliliğin iptali sonrası çocukların durumuna ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 157.maddesinde ”Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle evliliğin iptali kararı ile birlikte boşanma davasında olduğu gibi çocuğun üstün menfaatini gözeterek velayet konusunda karar verecektir.
Evliliğin iptali sonrası mal paylaşımı
Evliliğin iptali sonrasında mal paylaşımının nasıl yapılacağı Türk Medeni Kanunu’nun 158.maddesinde ”Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır” şeklinde yer alan hükümlere göre yapılacaktır. Evliliğin iptal kararıyla birlikte evlilik hiç kurulmamış kabul edilerek mal rejiminin hükümlerinin uygulanmaması gerekirken kanun iyi niyetli eş açısından ayrıma gitmiştir.
Eşlerden biri evlenmenin geçersizliğine ilişkin durumlardan haberdar değilse iyi niyetle söz konusu evliliği yapmışsa kişisel durumu korunarak mahkeme tarafından evliliğin iptaline karar verilinceye kadar mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı talepte bulunabilmektedir.
Evliliğin iptali sonrası nafaka
Evliliğin iptali sonrasında iyi niyetli eş açısından nafaka konusunda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bu nedenle iyi niyetli eş evliliğin iptali kararıyla yoksulluğa düşecek durumdaysa yoksulluk nafakası talep edebilecektir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurularak uygun bir nafakaya hükmedilecektir. Müşterek çocuğa ilişkin olarak tarafların iyi niyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın evlilik içinde doğmuş bir çocuk gibi sayılarak velayet sahibi olan taraf çocuk için iştirak nafakası talep edebilecektir.
Evliliğin iptali sonrası tazminat
Evliliğin iptali sonrasında tazminat konusu mevcut durumun şartlarına göre değerlendirilmektedir. Evliliğin iptali nispi nedenlere dayanıyorsa bu noktada taraflardan birinin iradesi karşı tarafın aldatma ve korkutma gibi davranışlarından sakatlanmışsa zarar gören eş tazminat talebinde bulunabilecektir. Zarar gören taraf somut olaya göre ispata yarayan delilleri mutlaka mahkemeye sunması gerekmektedir.
Evliliğin İptali Davası ile Boşanma Davası Birlikte Açılabilir mi?
Evliliğin iptali davası ve boşanma davasının birlikte açılıp açılamayacağı konusu uygulamada sıklıkla merak edilmektedir. Evliliğin iptali sebeplerinin mahkemece kabul edilmeme durumunda boşanmanın talep edilmesi terditli biçimde mahkemeye sunulabilir. Yani evliliğin iptali ile boşanma davası aynı dava dilekçesinde birlikte açılabilir.
Mahkeme öncelikle ilk talep olan evliliğin iptali talebini inceler, bu talebi kabul ederse boşanma talebini incelemeye gerek kalmaz. Ancak mahkeme evliliğin iptalini uygun görmezse ikinci talep olan boşanma talebini değerlendirir. Evliliğin iptali ve boşanma davası ayrı ayrı davalarla talep edilmişse evliliğin iptali davası boşanma davasında bekletici mesele olarak kabul edilir. Evliliğin iptali davasını sonucunu beklendikten sonra eğer kabul edilmezse boşanma davası incelemeye geçer
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 13.01.2020 tarih 2019/8392 esas 2020/3 sayılı kararında
”Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma davası, karşı (birleşen) dava ise erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesine dayalı evliliğin mutlak butlanla iptali, olmadığı takdirde Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine, erkek tarafından açılan mutlak butlan davasının ise kabulü ile evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline, tarafların ortak çocuğu Sabahattin’in velayetinin davalı-davacı babaya verilmesine karar verilmiştir.
Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur. Mutlak butlan davasının sonucu beklenmeksizin, kadının açtığı boşanma davasının esasının incelenmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davasının sonucu beklenildikten ve boşanma davasının konusunun kalıp kalmadığının da mutlak butlan davasının sonucuna bağlı olduğu gözetildikten sonra, kadının boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir. Bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Evliliğin iptali dava dilekçesi örneği
……….. NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI: Adı ve Soyadı, TC, Adres
VEKİLİ: Av. Cansu Bayramoğlu
DAVALI: Adı ve Soyadı, TC, Adres
KONU: Evlilik birliğinin butlanına karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR: Müvekkilim ile davalı, …/…/… tarihinde evlenmiştir. Ancak müvekkilim nikahtan sonra evlilik tarihinde davalının Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/… Esas ve …/… Karar sayılı ilamı ile akıl hastası olduğu tespit edilerek hakkında kısıtlanma kararı verildiğini öğrenmiştir. Davalı tarafın evlilik tarihinde vasi dosyasındaki sağlık kurulu raporuyla evlenme ehliyetine sahip olmadığı açıkça ortaya konulmuştur. Davalı taraf sürekli biçimde ayırt etme gücünden yoksundur ve durumuyla ilgili müvekkilime hiçbir bilgi vermemiştir. Davalı tarafın müvekkilimi tanıştırdığı kişiler de davalının durumuna ilişkin bilgi vermemiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 145. Maddesi kapsamında davalının evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması nedeniyle evliliğin iptalini mahkemenizden talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve sair ilgili mevzuat
HUKUKİ DELİLLER: Vukuatlı nüfus kayıt örneği,… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/… Esas, …/… sayılı kararı, tanık, bilirkişi ve ilgili tüm hukuki deliller
TALEP: Yukarıda açıkladığımız ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerden ötürü, davamızın kabulü ile müvekkilim ile davalı arasındaki evliliğin mutlak butlan nedeniyle geçersizliğine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.
Evliliğin iptali yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 03.05.2018 tarih 2016/17646 esas 2018/5968 sayılı kararında
”Davacı-davalı kadın tarafından erkeğin akıl hastalığı sebebiyle mutlak butlan ile evliliğin iptali, olmazsa “Evlilik birliğinin sarsılması” (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış, davalı-davacı erkek tarafından ise birleşen evlilik birliğinin sarsılması” (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış olup, davaların yapılan yargılaması sonucunda ise mahkemece davacı-davalı kadının davasının kabulü ile evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir.
Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur. O halde erkeğin boşanma davasının tefrik edilmesi, mutlak butlan ile evliliğin iptali davasının sonucu beklendikten sonra erkeğin boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz karar vermek gerekirken, bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 29.06.2020 tarih 2020/2414 esas 2020/3389 sayılı kararında
”Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 145/2. maddesiyle düzenlenen evliliğin iptali davası olup, davacı, davalılardan … ile … arasında gerçekleşen 18.04.2012 tarihli evliliğin, davalı …’ın evlilik tarihinde sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunduğunu ileri sürerek evliliğin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı … tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, evliliğin ölüm ile sona erdiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, evliliğin iptali ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, kadının kötü niyeti kanıtlanmadığından sağ kalan eşin evlenme ile kazandığı kişisel durumun korunmasına karar verilmiştir.
Ancak, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davalarında, evliliğin ölümle sona ermesi davayı konusuz kılmaz. İlgililer her zaman için evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespit altına alınmasını isteyebilirler. O halde yapılacak iş, yargılamaya devamla, evliliğin mutlak butlanla sakat olup olmadığının tespit edilmesi, eğer mutlak butlanın varlığı kanıtlanırsa ancak o zaman TMK’nın 159. maddesi gereğince, sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığı konusunda bir karar verilmesinden ibarettir. Anılan hususlar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 15.09.2020 tarih 2020/1267 esas 2020/3754 sayılı kararı
”Dava; davalı ile … arasındaki evliliğin yokluğunun tespiti, kabul edilmediği takdirde mutlak butlan sebebi ile evlenmenin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, TMK 141 ve 145. maddeler şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ileri sürülen vakıalar dikkate alındığında, davanın TMK’nın 148. maddesinde düzenlenen evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olma sebebine dayalı olarak açıldığının anlaşıldığı, evlenme tarihinden sonrasında murisin normal hayatına devam ettiği, bu dönemde muriste akıl hastalığının bulunmadığının davacı tarafça da kabul edildiği, TMK’nın 148. maddesi kapsamında murisin evlenme tarihi itibariyle ayırt etme gücünden yoksun olduğuna ilişkin rapor alınması gerekmekte ise de; TMK’nın 148. maddesine dayalı olarak mirasçıların dava açma haklarının bulunmadığı, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık TMK’nın 145. maddesinde düzenlenen mutlak butlan sebebi ile evliliğin iptali olarak nitelendirilmiş olup hakim tarafından yapılan nitelendirmeye tarafların da bir itirazı bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemesi tarafından, istinaf itirazlarının, delillerin TMK’nın 145. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile TMK’nın 148. madde kapsamında değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evliliğin iptali davası açmak için avukat şart mı?
Evliliğin iptali davasının avukat aracılığıyla takibi zorunlu değildir. Ancak evliliğin iptali nedenlerinin doğru şekilde nitelendirilmesi, bu nedenleri ispatlar uygun delillerin mahkemeye sunulması bakımından alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması önemlidir.
Mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali davasında hak düşürücü süre var mı?
Yoktur. Kamu düzenine ilişkin olduğu için dava her zaman açılabilir.
Evliliğin iptali davası masrafı ne kadar?
Evliliğin iptali davası masrafı mahkemeye yatırılacak peşin harç, gider avansı, ihtiyaç bilirkişi ücreti gibi masrafları içerir. Mevcut durumun koşullarına göre masraflar değişiklik göstermektedir.
Evliliğin iptali için nereye başvurulur?
Evliliğin iptali için tarafların birlikte son 6 aydır ikamet ettikleri yer veya eşlerden birinin yerleşim yeri aile mahkemesine başvurulur.
Nikah iptali kaç ay sürer?
Nikah yani evliliğin iptalinin kaç ay süreceği mevcut durumun şartlarına, iptal gerekçesi olarak sunulan sebepler, incelenecek deliller, sağlık kurulu raporu, bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi, mahkemelerin iş yükü yoğunluğu gibi faktörlere göre değişiklik göstermektedir.

