Türk Medeni Kanunu 145. madde evlenmenin mutlak butlanla batıl olduğu durumlara ilişkin düzenleme yapılmıştır. Eşlerden birinin evli olduğu halde tekrar evlilik yapması, evlilik sırasında ayırt etme gücünde yoksun olması, akıl hastalığının bulunması, eşler arasında evlenmeye engel olacak derece hısımlığın bulunması halinde evlenme mutlak butlanla batıldır.
TMK 145. madde
Türk Medeni Kanunu 145. madde : Aşağıdaki hallerde evlenme mutlak butlanla batıldır:
- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
- Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
- Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,
- Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.
Türk Medeni Kanunu 145. madde gerekçesi
Maddenin konu ve kenar başlıkları “A.Mutlak Butlan” “1.Sebepleri” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin (2) numaralı bendindeki “akıl hastalığı veya daimi bir sebep neticesi mümeyyiz” olmama hali iki ayrı bent haline getirilmiştir. Maddenin (2) numaralı bendinde “sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk”; (4) numaralı bendinde ise “evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı” hali kaleme alınmıştır. Bu yolla herhangi bir akıl hastalığının değil, ancak “evlenmeye engel olacak derecedeki” akıl hastalığı evliliğin butlanı sebebi sayılmıştır.
Türk Medeni Kanunu 145. Madde evliliğin iptali yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 15.09.2020 tarih 2020/1267 esas 2020/3754 sayılı kararı
”Dava; davalı ile … arasındaki evliliğin yokluğunun tespiti, kabul edilmediği takdirde mutlak butlan sebebi ile evlenmenin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, TMK 141 ve 145. maddeler şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ileri sürülen vakıalar dikkate alındığında, davanın TMK’nın 148. maddesinde düzenlenen evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olma sebebine dayalı olarak açıldığının anlaşıldığı, evlenme tarihinden sonrasında murisin normal hayatına devam ettiği, bu dönemde muriste akıl hastalığının bulunmadığının davacı tarafça da kabul edildiği, TMK’nın 148. maddesi kapsamında murisin evlenme tarihi itibariyle ayırt etme gücünden yoksun olduğuna ilişkin rapor alınması gerekmekte ise de; TMK’nın 148. maddesine dayalı olarak mirasçıların dava açma haklarının bulunmadığı, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık TMK’nın 145. maddesinde düzenlenen mutlak butlan sebebi ile evliliğin iptali olarak nitelendirilmiş olup hakim tarafından yapılan nitelendirmeye tarafların da bir itirazı bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemesi tarafından, istinaf itirazlarının, delillerin TMK’nın 145. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile TMK’nın 148. madde kapsamında değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 02.12.2021 tarih 2021/7777 esas 2021/9036 sayılı kararında
”Davacı erkek evlilik birliğin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmış, daha sonra davasını ıslah ederek, evliliğin iptaline (TMK m. 145) karar verilmesini, bu mümkün değilse akıl hastalığı sebebiyle (TMK m. 165) boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, TMK’nın 145/2 nci maddesi gereğince mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptaline, ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine, kadın lehine maddi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince kadın lehine toplu yoksulluk nafakasına hükmedilerek tarafların sair istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 145/2. maddesindeki sebeple evliliğin iptaline karar verilebilmesi için, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması halinin her türlü şüpheden uzak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekir. Mahkemece, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden alınan 10.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda davalı kadında “hafif derecede mental retardasyon olduğu, hastalığının kronik olduğu ve evlilik tarihinde mevcut olduğu” belirtilmiş, bu rapor ile de evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptaline karar verilmiş ise de;
Davalı kadının evlenme tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığı veya evlenmeye engel derece akıl hastası olup olmadığı hususunun, davalının, dosya içerisindeki tüm tedavi kayıtları ve raporları ile birlikte yeniden bu hususları kapsayacak şekilde rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi; buna göre mutlak butlan sebebi mevcutsa butlana karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.02.2016 tarih 2015/16875 esas 2016/3408 sayılı kararı
”Dava, evliyken, yeniden evlenen kişinin ikinci evliliğinin mutlak butlan sebebiyle (TMK m. 145/1) iptali isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından 27.05.2014 tarihinde re’sen açılmıştır.
Cumhuriyet savcısı, Kanunda açıkça öngörülen hallerde hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır (HMK m. 70/1). Mutlak butlan davası açma Cumhuriyet savcısı için bir görev olduğundan (TMK m. 146/1), duruşmalarda hazır bulunması gereği de görevin doğal sonucu olarak bir zorunluluktur. Bu nedenle, Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılması sağlanmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir” şeklinde karar verilmiştir.
İlgili Makale: Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

