Ceza davasında şikayetten vazgeçme özellikle soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı suçlarlar açısından ceza yargılamasının sona erdirdiğinden kritik öneme sahiptir. Yazımızda ceza davasında şikayetten vazgeçme, şikayetten vazgeçme dilekçesi örneği, şikayetten vazgeçmenin sonuçları, şikayetten vazgeçmenin ne zamana kadar yapılabileceği, ceza davasında şikayetten vazgeçmenin tazminat hakkına olan etkisi, şikayetten vazgeçmenin şarta bağlanıp bağlanamayacağı gibi konularda ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.
Ceza davasında şikayetten vazgeçme
Ceza davasında şikayetten vazgeçme ceza yargılamasına olan önemli etkisi nedeniyle uygulamada merak edilen konuların başında gelmektedir. Ceza davasında şikayetten vazgeçme davaya konu suçun takibinin şikayete tabi bir suç olup olmamasına göre farklı sonuçlar oluşturacaktır.
Ceza davasında şikayetten vazgeçme soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar açısından yargılamayı sona erdirmesi bakımından kritik öneme sahiptir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç söz konusu olduğunda şikayetten vazgeçilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında ise düşme kararı verilir. Bu durum Türk Ceza Kanunu’nun 73.maddesinde:
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
- Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
- Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
- İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
- Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez” şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza davasında şikayetten vazgeçme takibi şikayete bağlı olmayan yani savcılık tarafından resen soruşturulan bir suç olması halinde ceza yargılamasını sona erdirmez. Yani suçtan zarar gören mağdur şikayetten vazgeçse bile ceza yargılamasına devam edilir.
Sonuç olarak ceza davasında şikayetten vazgeçme soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar açısından yargılamayı sona erdirirken, takibi şikayete bağlı olmayan suçlar açısından ceza yargılamasının sona ermesi sonucunu oluşturmaz. Bu nedenle ceza davasında şikayetten vazgeçmenin sonuçları dava konusu suçun takibinin şikayete bağlı olması veya resen yapılmasına göre farklılık gösterir.
Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçme
Soruşturma aşaması ceza yargılamasında savcılık makamınca delillerin toplandığı, suçun işlendiğine dair makul şüphenin oluşması halinde iddianame düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçildiği evredir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar açısından bu süreç mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin şikayet hakkını kullanması ile başlar. Soruşturma aşamasında şikayete tabi suçlar açısından şikayetten vazgeçilmesi durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilir.
Şikayete bağlı olmayan yani savcılık makamınca resen soruşturulacak suçlar açısından şikayetten vazgeçilmesi ceza yargılamasını sona erdirmez. Savcılık soruşturma aşamasına devam eder ve somut olay ve delillere göre değerlendirme yapar. Dolayısıyla şikayete tabi olmayan suçlar açısından şikayetten vazgeçme ceza yargılamasını sonlandırmaya yeterli değildir.
Kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçme
Kovuşturma aşaması savcılık makamınca düzenlenen iddianamenin kabulü ile ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiği aşamadır. Şikayete tabi suçlar açısından mağdur veya suçtan zarar gören kişi soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmemiş olsa da kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçebilir. Bu durumda ceza davasında düşme kararı verilir.
Şikayete tabi olmayan suçlar açısından kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi ceza yargılamasını sonlandırmaz. Mağdur veya suçtan zarar gören kişinin şikayetinden vazgeçmesi mahkemenin takdir yetkisine etki edebilir ancak mahkeme yargılamaya devam eder.
Kamu davasında şikayetten vazgeçme
Kamu davası suçtan zarar gören kişi veya mağdurun iradesinden bağımsız olarak yürütülen bir suç söz konusu olduğunda Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan toplum düzenini korumayı amaçlayan ceza davasıdır. Ceza yargılamasında kural resen araştırma ilkesidir bunun istisnası ise soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlardır. Şikayete tabi olan suçlar dışındaki suçlar savcılık makamınca resen incelenir ve gerekli görülmesi halinde kamu davası açılır.
Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca şikayete bağlı suçlarda mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmesi halinde düşme kararı verilerek ceza yargılaması sona erer. Ancak bu sonuç yalnızca şikayete bağlı suçlar bakımından geçerli olup resen takip edilen kamu davasında şikayetten vazgeçmenin davaya etkisi bulunmaz yargılamaya devam edilir.
Şikayete bağlı suçlar nelerdir?
Şikayete bağlı suçlar, soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin şikâyetine bağlı olan suç türleridir. Şikayete bağlı suçlarda mağdurun şikayet hakkını kullanmasıyla ceza yargılamasına başlanır. Bir suçun takibinin şikayete bağlı olduğu açıkça kanunda yazılı olmadıkça o suç savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu nedenle şikayete bağlı suçlar ceza kanununda ve bazı özel kanunlarda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Şikayete bağlı suçlar:
- Basit kasten yaralama, kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi, bilinçli taksirle yaralama suçu
- Cinsel saldırı suçu, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, cinsel taciz suçu
- Tehdit suçu
- Konut dokunulmazlığını ihlal suçu
- İş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu
- Israrlı takip suçu
- Hakaret suçu ( kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu ve cumhurbaşkanına hakaret suçu şikayete tabi değildir)
- Kişinin hatırasına hakaret suçu
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
- Hırsızlık Suçu ve nitelikli hırsızlık suçu, kullanma hırsızlığı suçu
- Mala zarar verme suçu
- Hakkı olmayan yere tecavüz suçu
- Güveni kötüye kullanma suçu
- Bedelsiz senedi kullanma suçu
- Dolandırıcılık suçu, nitelikli dolandırıcılık suçu, dolandırıcılıkta daha az cezayı gerektiren hal
- Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu
- Hileli iflas suçu, taksirli iflas suçu
- Karşılıksız yararlanma suçu
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu
- Bilgi vermeme suçu
- Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu
- Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu
- Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu
Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar nelerdir?
Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar mağdurun şikayetine ihtiyaç duyulmaksızın savcılık makamınca tarafından resen soruşturulan ve kovuşturulan suçlardır. Ceza yargılamasında kural resen soruşturulma ilkesi olduğundan takibi şikayete bağlı olmayan suçlar mevzuatta ayrı olarak belirtilmemiştir. Bu nedenle soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlar dışından kalan suçlar savcılık tarafından resen incelenir. Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar genel olarak:
- Kasten Öldürme
- Kasten Yaralama
- Çocuk Düşürme
- Şantaj
- Haberleşmenin Gizliliğini İhlali
- Hırsızlık
- Dolandırıcılık
- Çevrenin Kasten Kirletilmesi
Şikayetten vazgeçme ne zamana kadar mümkün?
Şikayetten vazgeçmenin yargılamanın hangi aşamasında sunulabileceği suçtan zarar gören açısından merak edilen konulardan biridir. Ceza davasında şikayetten vazgeçme soruşturma aşamasında sunulabildiği gibi kovuşturma aşamasında da mahkeme tarafından verilen hüküm kesinleşinceye karar mümkündür.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 27.03.2014 tarih 2013/26427 esas 2014/9754 sayılı kararında
”5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin 4. fıkrasında; “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmüne yer verilmiş, 765 sayılı TCK’nın 99.maddesinde ise; “Takibat yapılabilmesi dava veya şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin vazgeçmesi hukuku amme davasını düşürür. Ancak kanunda hilafı yazılı olmadıkça cezanın infazına mani olmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Her iki kanunun şikayete ilişkin maddeleri incelendiğinde, kovuşturması şikayete bağlı suçlarda hüküm kesinleşinceye kadar şikayetten vazgeçme kamu davasının düşürülmesi sonucunu doğururken, hüküm kesinleştikten sonra ileri sürülen şikayetten vazgeçme beyanının hükmün infazına engel olmadığı, diğer bir deyişle kesinleşen hükmün düşürülmesi sonucunu doğurmadığı anlaşılmaktadır.” şeklinde karar verilmiştir.
Sonuç olarak şikayetten vazgeçme ceza yargılamasında hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür, hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçilmesi halinde hükmün infazına engel olmayacaktır.
İlgili Makale: Ceza Davasında Zararın Giderilmesi
Şikayetten vazgeçmeden dönülebilir mi?
Ceza davasında suçtan zarar gören kısım şikayetten vazgeçerek karşı tarafın ceza almasını engellemek istese de bazı durumlarda şikayetten vazgeçme beyanın geri almak istemektedir. Bu noktada şikayetten vazgeçme beyanının kovuşturma ve soruşturma aşamasında sunulmasına göre farklı değerlendirilir.
Ceza davasında şikayetten vazgeçme beyanı sunulmuşsa şikayetten vazgeçmeden dönülemez. Şikayetten vazgeçen kişi ancak şikayetten vazgeçmenin hata, hile ve cebre dayandığına dair bir iddiada bulunmuş ve bu konuda bir delil bulunması halinde değerlendirilir. Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde buna rağmen kamu davası açılmışsa davaya katılımına engel değildir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Sanık şikayetten vazgeçme beyanını kabul etmek zorunda mıdır?
Ceza davasında suçtan zarar gören kişi şikayetten vazgeçmesi halinde bunun sanığın kabulüne bağlı olup olmadığı ceza davasının sonucuna olan etkisi bakımından önemlidir. Ceza davasında şikayetten vazgeçme tek taraflı bir işlem olmayıp sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğinde hakkında düşme kararı verilirken suçu olmadığını düşünen sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeyerek yargılamaya devam edilerek beraat kararı verilmesini talep edebilir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 30.10.2018 tarih 2018/6021 esas 2018/13813 sayılı kararında
”Şikayetten vazgeçme, tek taraflı bir işlem olmayıp, iki taraflı bir işlemdir. Suçtan zarar gören kimse, şikayetinden vazgeçtiğinde, bu vazgeçmenin hukuki sonuç doğurması için, şikayet olunan kimse tarafından bu vazgeçmenin kabul edilmesi gerekir. Hatta suçtan zarar gören tarafından şikayet olunmasa bile, bir kimse hakkında yapılan şikayet üzerine ve bu şikayet nedeniyle soruşturma veya kovuşturma yapılmış ise, bu kimsenin şikayetten vazgeçmeyi kabule yetkili olduğunu söylemek mümkündür.
765 sayılı TCK’nın 99/2. maddesindeki hüküm aynen YTCK’nm 73/6. maddesine de alınmıştır. Anılan maddeye göre “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.”
Şikayetten vazgeçmenin kabule bağlı hale gelmesinin gerekçesi “sanığa gerçeği aydınlatmak ve beraatini istemek hakkını tanımaktır. Ayrıca tek başına davayı harekete geçirebildiğini bilmesine rağmen, bunu durdurabilmek için sanığın iradesinin de eklenmesine muhtaç bulunduğunu göz önünde tutan kimse, iyice düşünüp taşınmadan ve hafiflikle şikayette bulunmaktan çekinecek ve suçsuz bir kimsenin itibarının gölgelenmesine böylece engel olunacaktır.”
Şikayetten vazgeçme, açık veya örtülü olabilir.Açık vazgeçmede, şüpheli veya sanık Cumhuriyet Savcısı, hakim veya mahkeme huzurunda açıkça şikayetçinin, şikayetten vaçgeçmesini kabul ettiğini bildirir ve vazgeçmenin kabul edildiği andan itibaren vazgeçme hukuki sonuç doğurur. Örneğin şikayetten vazgeçildiğini duyan sanık doğrudan vazgeçmeyi kabul etmez ama şikayetten vazgeçen şikayetçiye sarılarak ona teşekkür eder veya vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını temyiz etmez, huzurunda yapılan vazgeçmeye ses çıkarmaz veya yokluğunda yapılan şikayetten vazgeçmeye karşı diyeceğinin sorulması için çağrılmasına, bu hususun davetiyeye yazılmasına karşın duruşmaya gelmeyerek vazgeçmeyi kabule yönelik iradesini davranışları ile gösterir ise, şikayetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul etmiş olur.
Şüpheli veya sanığın yokluğunda şikayetten vazgeçilmesi halinde, bu hususu belirten ve Cumhuriyet Savcısı veya mahkeme huzuruna gelinmediği taktirde vazgeçmeyi kabul etmiş sayılacağına ilişkin şerhi ihtiva eden davetiye çıkarılması ve bu davetiye üzerine, gelmeyen kimsenin de vazgeçmeyi kabul ettiğinin düşünülmelidir. Tam ehliyetli şüpheli veya sanık, şikayetten vazgeçmeyi kabul veya ret konusunda yetkilidir. Ancak şüpheli veya sanığın ayırtım gücüne sahip küçük veya kısıtlı olması durumunda, şikayetten vazgeçmeyi tek başına kabul edebilecekken, şikayetten vazgeçmeyi tek başına reddedemeyeceğini, bu konuda veli veya vasinin iradesine de ihtiyaç bulunduğunu kabul edilmelidir.
Ayrıca vekilin şikayetten vazgeçmeyi kabul edebilmesi için, vekaletnamesinde açıkça yetkisi olması gerekir. Kanaatimizce, baro tarafından atanan müdafii, şikayetten vazgeçmeyi kabule yetkilidir. İştirak halinde işlenen suçlarda her bir sanık diğerinden bağımsız olarak şikayetten vazgeçmeyi kabul veya reddedebilir. Kanunumuz şikayetten vazgeçmenin sirayetini kabul etmiş olmasına karşın, şikayetten vazgeçmenin kabulünün sirayetini kabul etmemiştir, bu durumda şikayetten vazgeçmeyi kabul eden sanık hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilir, vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık hakkında yargılamaya devam olunur.
Şikayetten vazgeçme gibi, şikayetten vazgeçmenin kabulü de, kayıtsız şartsız olmalıdır, şarta bağlanamaz. YTCK’mn 73. maddesinde “kanunda aksi yazılı olmadıkça” şikayetten vazgeçmenin onu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceği belirlenmiştir. O halde kanun hükümleri, şikayetten vazgeçmenin kabule bağlı olmadığı halleri düzenleyebilecektir, bu durumda şikayetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurması, şüpheli veya sanığın kabulüne bağlı değildir. Bu şekilde düzenleme, yani şikayetten vazgeçmenin kabule bağlı olmadığı hususundaki düzenleme, 765 sayılı TCK’nm 444, 460 ve 489. maddelerinde yer almasına karşın, YTCK’da bu şekilde bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Şikayetten vazgeçmenin kabul edilmemesi durumunda, yargılamaya devam olunacak, sanığın suçu işlediği sabit olmaz ise beraat kararı verilecek, ancak sanığın suçunun sabit olması durumunda mahkûmiyetine değil, kovuşturma şartı gerçekleşmeyeceğinden kamu davasının düşürülmesine yada ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği Yargıtay ceza dairelerince kabul edilmektedir.” şeklinde karar verilmiştir.
Ceza davasında şikayetten vazgeçen tazminat davası açabilir mi?
Ceza davasında karşı tarafın ceza almaması için şikayetten vazgeçmeyi düşünen taraf maddi ve manevi açıdan zararının karşılanmasını isteyebilir. Ceza davasında şikayetten vazgeçildikten sonra maddi veya manevi açıdan mağdur olan tarafın hukuk mahkemelerinde tazminat hakkının kaybedip kaybetmeyeceği uygulamada en sık merak ettiğimiz konulardan biridir.
Ceza davasında suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmesi hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat istemeye engel değildir. Bu konuya ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yer alan düzenlemede ”Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre ceza davasında şikayetten vazgeçen taraf maddi manevi tazminat hakkından da vazgeçtiğini belirtmediği sürece tazminat davası açabilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 17.06.2013 tarih 2013/4154 esas 2013/9186 sayılı kararı
”Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar başlığı altındaki 73. maddesinin (4) nolu bendinde “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmüne, (7) nolu bendinde de “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında dava konusu trafik kazası nedeniyle uğranılan zararlara karşılık olmak üzere, doğmuş ve doğacak maddi ve manevi tazminatlar ile her türlü zararın tamamı yönünden her türlü dava, hak ve taleplerden kesin olarak feragat edildiğine ve açılmış, açılacak davalardan vazgeçildiğine ilişkin olarak Ankara 61.Noterliğinde 22.12.2008 günlü Feragat ve İbraname düzenlenmiştir. Öte yandan, olaya ilişkin olarak Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/264-638 E/K. Sayılı ilamından da anlaşıldığı üzere, Taksirle Yaralama Suçu nedeniyle sanık (davalı) hakkında açılan davanın yargılaması neticesinde, şikayetten vazgeçme nedeniyle ceza davasının düşürülmesine karar verildiği ve hükmün 04.12.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, yapılan ödeme nedeniyle verilen feragatin diğer müteselsil borçlulara da sirayet edeceği ve davacının artık hukuk mahkemesinde dava açamayacağı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde karar verilmiştir.
Şikayetten vazgeçme şarta bağlanır mı?
Ceza davasında şikayetten vazgeçmenin özellikle takibi şikayete bağlı suçlar açısından kritik önemi nedeniyle şikayetten vazgeçmenin şarta bağlanıp bağlanamayacağı sıklıkla merak edilen konulardan bir diğeridir. Özellikle uygulamada karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi olan taraflar ” o şikayetinden vazgeçerse bende vazgeçerim” şeklinde şikayetten vazgeçmeyi kabul etmektedirler. Ancak şikayetten vazgeçmenin şarta bağlanması mümkün değildir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 18.03.2021 tarih 2021/4389 esas 2021/4578 sayılı kararı
”Müşteki….’in …. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/435 Talimat sayılı dosyasında, “karşı taraf da uzlaşmak isterse ben de uzlaşmaya ve şikayetimden vazgeçmeye hazırım.” şeklinde beyanı olduğu ancak şikayetten vazgeçmenin bir şarta bağlanamayacağı ve şikayetçinin açıkça şikayetten vazgeçtiğine dair beyanı bulunması gerektiği, bu nedenle sanığın şikayetinden vazgeçtiği de müştekiye hatırlatılarak müştekiden şikayetinin devam edip etmediği hususunun sorulmasına, müştekinin şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi halinde, sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 06.11.2019 tarih 2019/8235 esas 2019/20072 sayılı kararı
”Müşteki sanık …’ın 24.02.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında; “… Ben müşteki sanık …’dan şikayetçiyim. Ancak … şikayetinden vazgeçerse bunu kabul ederim ve ben de şikayetimden vazgeçerim …” dediği, müşteki sanık …’nun ise talimat yoluyla alınan 05.10.2015 tarihli beyanında; “…olay nedeniyle diğer müşteki sanıktan şikayetçiyim… O şikayetçi olursa ben de şikayetçiyim, şikayetten vazgeçerse kabul ederim…” dediği, şikayetten vazgeçmenin bir şarta bağlanamayacağı ve şikayetçilerin açıkça şikayetten vazgeçtiklerine dair beyanları bulunması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında şikayetten vazgeçme gerekçesiyle düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiş” şeklinde karar verilmiştir.

Ceza davasında şikayetten vazgeçme dilekçesi örneği
……….. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Dosya No :
ŞikayettenVazgeçen/Müşteki:
Adres :
Şüpheli :
Adres :
Konu : Şikayetten feragattir.
Açıklamalar : Yukarıda dosya numarasını zikrettiğim ve sayın savcılık makamınız nezdinde devam eden soruşturma aşamasındaki dosyanın şikayetçi tarafıyım. Şikayetimde şüphelinin telefon ile arayarak tarafıma hakaret ettiğini belirterek şikayetçi oldum. Ancak şüpheliyle daha sonra yapmış görüşme neticesinde hakaret içerikli sözlerin şüpheli tarafından söylenmediğinden emin oldum. O dönemde başka husumetli olduğum kişilerin bulunması nedeniyle hakaret içerikli sözlerin onlar tarafından söylenmiş olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle hakaret içerikli konuşmanın karşı tarafı şüpheli olmadığından dolayı şikayetimden feragat ediyorum.
Netice ve Talep : Yukarıda açıkladığım nedenler ile feragat dilekçemin kabulü ile,
Vaki feragatim kapsamında gerekli işlemlerin yapılarak tarafıma belge verilmesini talep ederim.
Şikayetten Feragat eden
Sıkça Sorulan Sorular
Şikayet geri çekilirse sicile işler mi?
Şikayetin geri çekilmesi şikayete tabi suçlar açısından davanın düşmesine karar verileceğinden sicile işlemez. Ancak şikayete tabi olmayan resen soruşturulan suçlar açısından şikayetin geri çekilmesinin yargılamaya etkisi olmayacağından dava sonucunda ceza verilmesi halinde sicile işleyecektir.
Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçme halinde verilecek karar?
Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçme halinde şikayete tabi suçlar açısından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir, şikayete tabi olmayan suçlarda ise savcılık resen incelemeye devam eder somut olayın özelliklerine ve delillere göre karar verir.
Sanıklardan biri için şikayetten vazgeçme diğer sanıklar için geçerli mi?
Sanıklardan biri için şikayetten vazgeçme durumunda diğer sanıklar için de geçerli olup tüm sanıklar hakkında davanın düşmesi kararı verilir.
Takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda şikayetten vazgeçme?
Takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda şikayetten vazgeçme beyanı soruşturma ve kovuşturma aşamasında her iki aşamaya da herhangi bir etkide bulunmaz. Soruşturma aşaması sona ermez, kovuşturma aşamasında da ceza davası düşmeyerek yargılamaya devam edilir.

