Skip to main content

Gaip Kişinin Mirası

Gaip Kişinin Mirası

Gaiplik, bir kişinin uzun süre kendisinden haber alınamaması veya ölüm tehlikesi içerisinde kaybolması durumunda mahkeme kararıyla hukuken ölü kabul edilmesini sağlar. Gaip kişinin mirası Türk Medeni Kanunu’nun 584-588.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yazımızda gaiplik kararı verilen kişinin mirası, gaip kişinin mirasında teminat süresi, gaip kişinin veraset ilamının nasıl alınacağını, gaip kişinin mirasının hangi şartlar altında devlete kalacağı konusunda bilgi vermeyi hedefliyoruz.

Gaip kişinin mirası

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin mirasının ne olacağı mirasçılar açısından merak edilen konuların başında gelmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 32.maddesinde ”Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme tarafından gaiplik kararı verilirse ölüme bağlı haklar aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararının verilmesiyle birlikte gaip kişinin mirasçıları gaip kişinin mirası üzerinde hak sahibi olacaktır. Ancak gaip kişinin mirasçılarının miras haklarını kullanabilmesi çeşitli şartlara tabi tutulmuştur.

Türk Medeni Kanunu’nun 586.maddesinde:

  • Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir.
  • Mirasın açıldığı anda ortada bulunmayanın sağ olmaması hâlinde onun miras payı kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak o kimsenin gaipliğine karar verilmesini ve miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler.
  • Miras payının teslimi, gaipliğine karar verilen kimsenin mirasının mirasçılara teslimine ilişkin kurallara tabidir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. İlgili düzenleme gereğince gaip kişiye kalan miras payı bu kişinin miras payı kendilerine kalacak olanlar tarafından gaiplik kararı verilmesi için dava açılarak teslimi sağlanabilir. Hak sahibi olan kişiler hem gaip kişiye kalan miras hem de gaip kişinin kendisine ait olan malvarlıklarının kendilerine kalması için aynı yola başvurabileceklerdir.

Sonuç olarak gaip kişinin mirası, hak sahibi olan kişiler tarafından gaiplik kararının verilmesi için dava açıldıktan sonra talep edilebilecektir. Mahkeme tarafından kişinin gaipliğine karar verilirse mirasçılar gaip kişi ölmüş gibi miras haklarına kavuşabileceklerdir. Gaip kişinin mirası mirasçılara belirli sürelerle güvence göstermeleri karşılığında teslim edilecektir.

Gaiplik miras teminat süresi

Gaiplik kararı verilen kişinin mirasının mirasçılara teslimi ancak belirli şartlar altında sağlandığında mümkündür. Gaip kişinin ileride ortaya çıkabilecek hak sahipleri ya da gaip kişinin ortaya çıkması durumunda miras haklarının korunması amacıyla gaiplik kararı verilen kişinin mirasının güvence karşılığı teslim edilmesi düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 584.maddesinde:

  • Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.
  • Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir.
  • Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Gaiplik kararı sonrasında gaip kişinin terekesi hak sahibi mirasçılarına teslim edilmeden önce ileride ortaya çıkabilecek hak sahipleri veya gaibin kendisinin ortaya çıkma ihtimali nedeniyle teminat göstermesi karşılığında teslim edilmektedir. Teminat süresi ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süredir.

Gaiplik kararı verilen kişinin mirası

Gaiplik kararı verilen kişinin mirasından mirasçılarının ne şekilde talep edileceği merak edilen konuların başındadır. Özellikle gaiplik kararı alındıktan sonra gaip kişinin mirasını teslim alan hak sahiplerinin sonraki süreçte gaip kişiye miras kalması durumunda bu mirasta hak sahibi olup olamayacağı sıklıkla karşılaştığımız sorulardandır.

Türk Medeni Kanunu’nun 587.maddesinde gaiplik kararı verilen kişinin hem mirasbırakan hem de mirasçı olma durumu düzenlenmiş olup ilgili maddede ”Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe bir miras düşerse, ona düşen miras payı gaiplik sebebiyle kendilerine kalacak olanlar, ayrıca bir gaiplik kararı almak zorunda kalmaksızın bu miras payının teslimini isteyebilirler. Gaibe düşen miras payını teslim alanların elde ettikleri gaiplik kararına aynı şekilde gaibin mirasçıları da dayanabilirler.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Gaiplik kararı verilen kişinin mirası hak sahipleri tarafından teslim alındıktan sonra kişiye bir miras düşerse hak sahipleri tekrar bir karar almasına gerek olmaksızın gaip kişiye düşen mirasın kendisine teslim edilmesini talep edebileceklerdir.

Gaip bir kişinin veraset ilamı nasıl alınır?

Gaip kişinin mirası söz konusu olduğunda mirasın hak sahibi mirasçılara geçebilmesi için veraset ilamı’nın (mirasçılık belgesi) nasıl alınacağı merak edilmektedir. Gaip kişinin mirasının hak sahiplerine geçebilmesi için öncelikle mahkemeden gaiplik kararı alınması gerekir. Mahkeme gaiplik kararı verdiğinde kişinin ölümü ispatlanmış gibi sonuç oluşturacağından mahkemeye başvurarak veraset ilamı talep edilebilecektir.

Gaiplik kararı veraset ilamı olarak kullanılabilir mi?

Gaiplik kararı ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan kişinin ölümünün mahkeme kararıyla tespitini sağlar. Bu nedenle gaiplik kararı veraset ilamı olarak kullanılamaz. Hak sahiplerinin gaiplik kararını gerekçe göstererek veraset ilamı çıkarılması için mahkemeye talepte bulunması gerekir.

İlgili Makale: Ölen Kişinin Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

Gaiplikte miras ne zaman geçer?

Gaip kişinin mirasının hak sahiplerine ne zaman geçeceği uygulamada sıklıkla merak edilmektedir. Özellikle hak sahibi mirasçılar kişiden uzun süredir haber alınamadığından miras hakkının kendiliğinden geçeceğini düşünmektedirler. Ancak kişinin mahkeme kararıyla gaipliğine karar verilmedikçe hak sahibi mirasçılar mirası teslim alamazlar.

Gaiplikte miras gaiplik kararı sonrasında hak sahiplerine güvence karşılığı geçer. Bu güvence ileride ortaya çıkabilecek hak sahipleri veya gaibin kendisinin ortaya çıkması ihtimali nedeniyle düzenlenmiştir. Bu ihtimal gerçekleşirse hak sahipleri kendilerine geçen mirası geri vermekle yükümlüdürler. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 585.maddesinde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 585.maddesinde ”Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler. İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Gaiplikte miras ancak hak sahibi kişilerin gaiplik kararı verilmesi için mahkemeye başvurusu ve mahkeme tarafından gaiplik kararı verilmesi sonrasında geçer.

Gaip Kişinin Mirası Devlete Mi Kalır?
Gaip Kişinin Mirası Devlete Mi Kalır?

Gaip kişinin mirası devlete mi kalır?

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan kişinin mirasının akıbetinin ne olacağı mirasçıları açısından merak edilen konulardan biridir. Gaip kişinin mirasında hak sahibi olan kişilerin gaiplik kararı verilmesi için mahkemeye başvurmaması durumunda bu kişinin mirasının mirasçılara teslim edilmesi mümkün değildir.

Gaip kişinin mirasçıları gaiplik kararı için talepte bulunmazsa şartların sağlanması halinde hazinenin talebi üzerine kişinin gaipliğe karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa gaibin mirası Devlete geçer. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 588.maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu Madde 588- Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Sonuç olarak gaip kişinin mirası ona düşen miras payının on yıl resmen yönetilmesi ya da yüz yaşını dolduracağı süre geçerse Hazine tarafından talepte bulunularak gaiplik kararı verilmesi ve gaiplik kararı verilmesi sürecinde herhangi bir hak sahibinin bulunmaması halinde devlete kalır.

İlgili Makale: Miras Kalan Mal Varlığı Nasıl Tespit Edilir?

Gaip kişinin mirası yargıtay kararları

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 24.02.2025 tarih 2024/2301esas 2025/1024 sayılı kararında

Uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesine dayalı gaiplik ve gaibin malvarlığının Hazineye devri istemine ilişkindir. TMK’nın 588. maddesi gereğince, sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Hazinenin istemi üzerine gaiplik kararı verilebilmesi için; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimseye ait bir malvarlığı veya ona düşen bir miras payı mevcut olmalı, bu malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilmiş bulunmalı veya malvarlığı böyle yönetilen kişinin yüz yaşını doldurmuş olması gerekir. Bu koşulların varlığı halinde ve gerekli ilan süresi içinde hiçbir hak sahibinin ortaya çıkmamış olması durumunda, Mahkemece o kişinin gaipliğine ve gaibin mirasının Devlet’e intikaline karar verilir. Gaiplik kararı verildiği taktirde, ölüme bağlı haklar, o kişi ölmüş gibi kullanılır. (TMK. 35/1) Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin (gaibin) mirası, gaiplik kararının hüküm doğurduğu anda açılır. Ve gaibin mirası da, mirasın açıldığı anda mirasçılarına intikal eder.

Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin öldüğü tarih resmen belli veya tespit edilmişse, gaiplik istemi düşer. Başka bir ifade ölü kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. (TMK. m.34) Gaip kişiye ait taşınmazın Türk Medeni Kanunu’nun 588. (743 sayılı TKM’nın 530.) maddesi gereğince Devlet’e intikali için, o kişi hakkında gaiplik kararı alınmış olması ve gaibin de yasal mirasçısının bulunmaması gerekir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 23.10.2018 tarih 2018/13865 esas 2018/17770 sayılı kararı

”TMK’nin 588. maddesi ”Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.”

Dosyanın incelenmesinde; … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005-2052 Esas 2005-2215 Karar sayılı ilam ile … kızı…’yi … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005-679 Esas sayılı izale-i şuyu davasında temsil etmek üzere … Defterdarının kayyım tayin edildiği kararın taraflara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar … kızı…’nin teşri nisani 329 yılında 80’li yaşlarda olduğu kabul edilerek bu kişinin dava tarihine dek 100 yaşını aştığı, kendisinden uzun zamandır haber alınamadığı, 100 yaşını aşmış olması ölümü hakkında kuvvetli olasılığa delalet ettiği gerekçesiyle … kızı…’nin gaipliğine karar verilmiş ise de;

Teşri nisani 329 da 80’li yaşlarda olduğu ve dava tarihinde 100 yaşını aştığına dair dosya içerisinde bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. TMK’nin 588. maddesinde belirtilen şartlardan 05.09.2011 olan dava tarihi itibariyle kayyım tarafından … kızı…’nin malvarlığının … yıl yönetilmemesi ve şahsın 100 yaşını aştığı kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 05.10.2011 tarih 2011/8476 esas 2011/9849 sayılı kararında

”Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına özellikle, TMK nun 588. maddesinde gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.” düzenlemesine yer verilmiş ve aynı yasanın 33/2, 3.maddesi hükmünde de; “mahkeme gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.” hükmü öngörülmüştür.

Öyleyse, yukarıda değinilen düzenlenmeler gözetildiğinde bir kimse hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için diğer koşulların yanında en az iki kez ilan yapılması zorunludur. Nitekim, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere iki kez ilan yapılmak suretiyle gaiplik kararı verilmiş ise de; ayrıca kararın da ulusal gazete ile ilanına hükmedilmiştir. Oysa, verilen hükmün ayrıca ilanında yasal bir zorunluluk yoktur.” şeklinde karar verilmiştir.

bir yorum bırakın

Hemen Ara