Kişiler normal hayatta söyleyemeyecekleri kelimeleri sosyal medyadan aldıkları güç ve anonimlik sayesinde rahatlıkla söylemeye başlamışlardır. Sosyal medya ve internet aracılığı ile kişiler hayatta belki de hiç karşılaşamayacakları kişilere ulaşım fırsatını saniyeler içinde elde etmektedirler. Sosyal medyada hakaret suçu internet erişiminin kolaylaşması ile uygulamada sıkça karşımıza çıkan bir suç haline gelmiştir. Yazımızda sosyal medyada hakaret suçu, hakaret suçunun nitelikli hali, hakaret suçunda ön ödeme, sosyal medyada hakaret suçunda şikayetten vazgeçme, zamanaşımı, sosyal medyada hakaret suçunda ispat, sosyal medyada hakaret suçunda tazminat gibi konularda ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.
Sosyal medyada hakaret suçu
Hakaret suçu bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte söz veya davranışlardır. Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu’nda şerefe karşı işlenen suç başlığı altında düzenlenmektedir. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen hakaret suçu sosyal medyada yazılı ve görsel içeriklerle işlenebilmektedir.
Hakaret suçu doğrudan kast veya olası kast ile işlenebilmesi mümkün olan bir suçtur. Suçun taksirle işlenebilmesi ise mümkün değildir. Hakaret suçu sırf hareket suçudur. Yani hakaret suçunun işlenebilmesi için kanunda belirtilen hakaret içeren söz veya davranışın yapılmasıyla ve karşı tarafa ulaşmasıyla anında tamamlanır. Hakaret suçu seçimlik hareketli bir suçtur. Seçimlik hareketli olmasından kaynaklı kanunda gösterilen birden fazla farklı hareketten herhangi birinin gerçekleştirilmesiyle suç oluşmaktadır. Seçimlik hareketli suç olan hakaret suçunda fail aynı olay içinde bu hareketlerin birini, birkaçını veya tamamını gerçekleştirirse iki ayrı hakaret suçu veya zincirleme suç değil tek hareketli bir suç işlenmiş olacaktır.
Hakaret suçu Türk Ceza Kanunun 125. Maddesinde düzenlenmektedir. İlgili düzenlemeye göre:
- Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
- Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
- Hakaret suçunun;
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
- Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
- Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
- Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
- Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Sosyal medyada hakaret suçu TCK 125/2.maddesinde hakarete konu fiilin mağdura yönelik sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Hakaret suçu; instagram, facebook, X, telegram, whatsapp, threads, TikTok vb. uygulamalar ve sosyal medya aracılığıyla işleyebildikleri gibi e-mail göndermek suretiyle de internet üzerinden işlenebilmektedirler. Suçun kişiye isnat edilebilmesi için kişinin eyleminin somut ya da somut bir olgu içermelidir ya da sövmek şeklinde işlenebilmektedir. Sarf ettiği eylemin mutlaka kanun maddesinde sayılan onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek niteliğe sahip olması aranmaktadır.
Sosyal medya yoluyla hakaret suçu nasıl işlenir?
İnternet ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla hakaret suçunu işleyen kişi sayısı da artmış durumdadır. Sosyal medyada kendi hesaplarından veya anonim hesaplardan hakaret suçunu işlediklerinde tespit edilemeyeceğini düşündüklerinden rahatlıkla hakaret içerikli paylaşımlar yapılmaktadır. Ancak gerçek hayatta kişinin yüzüne karşı yapılan hakaret nasıl suç oluşturmaktaysa aynı şekilde Türk Ceza Kanunu’nun 125/2.maddesinde yer alan düzenleme ile sosyal medya üzerinden yapılması da aynı suç niteliğini taşımaktadır.
Hakaret suçu kişiler arasında yüz yüze işenebileceği gibi sosyal medya yoluyla da işlenebilmesi mümkün olan bir suçtur. TCK m.125/2 de de düzenlendiği üzere fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de bu suç işlenebilmesi mümkündür. Ancak TCK m.125/2 de düzenlenen suç hakaret suçunun nitelikli halini değil fakat suçun temel şeklinin özel bir işleniş biçimidir. Yani buradan anlaşılması gereken sosyal medyada hakaretin gerçek yaşamdaki hakaretle aynı cezai yaptırıma tabi tutulmuştur.
Hakaret suçu kişinin huzurunda mağduru hedefleyerek yapılması veya mağdurun fiili öğrenebilmesi şarttır. Sosyal medyada hakaret suçunun kişinin huzurunda işlenebilmesini örneklersek mağdura whatsapp mesaj, instagram dm veya instagram gönderisinin altına yorum yaparak hakaret etmesidir.
Hakaret suçu kişinin gıyabında (yokluğunda) işlenebilmektedir. Ancak bu şekilde suçun oluşabilmesi için kişinin yokluğunda en az 3 kişiyle ihtilat ederek, yani en az toplu veya dağınık olması fark etmeksizin 3 kişi muhatap alınarak hakaretin yapılması şart olarak aranmaktadır. Herhangi bir iletişim aracılığıyla en az 3 kişiye ettiği hakareti ulaştırması yeterlidir. Hakaret suçunun gıyabında işlenebilmesi için gerekli şartlar göz önünde bulundurulduğunda sosyal medyada kişinin gıyabında hakaret suçunun oluşması oldukça sık karşılaştığımız bir durumdur.
Sosyal medyada kişinin huzurunda ve gıyapında işlenen hakaret suçunun farklarını somutlaştırabilmek için örnek vermemiz gerekirse failin mağdurun e-mail, whatsapp, instagram dm’sine hakaret dolu sözler içeren ileti göndermesi huzurda hakaret iken kişinin tiktok, instagram gibi platformlarda canlı yayın veya storysinde yayında olmayan faile hakaret etmesi ve bu hakaretin yayında olan kişilerce öğrenilmesi durumu ise gıyabında hakaret suçunu oluşturacaktır.
Sosyal medyada hakaret suçunun alenen işlenmesi sosyal medyanın ulaşılabilirliğinin geniş olması nedeniyle sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Türk Ceza Kanunu’nun 125/4.maddesinde ”Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay hakaret suçunun alenen işlenmesi için belli olmayan ve birden fazla kişi tarafında algılanabilme imkanı bulunan” bir şekilde fiilin işlenmesi ve aleniyet unsurunun oluşabilmesi için paylaşımın başkaları tarafından görülmesinin şart olmadığını belirtmiştir.
Sosyal medyada herkese açık, belirsiz sayıda kişinin erişebileceği X, Instagram, Threads, TikTok veya Facebook gibi bir sosyal medya hesabından başka kimseye hakaret edildiğinde sosyal medya yoluyla alenen hakaret suçu işlenmiş olacaktır. Bu durumda TCK m.125/4 gereğince verilecek ceza altıda biri oranında arttırılacaktır. Eğer hakaret iki kişinin sosyal medya vasıtasıyla kendi arasında özel mesajlaşması esnasında gerçekleştiyse aleniyet unsuru gerçekleşmiş olmamaktadır.
Hakaret suçunun işlenen nitelikli hali
Hakaret suçunun daha fazla cezayı gerektirecek nitelikli hali Türk Ceza Kanunu’nun 125.maddesinde 3,4 ve 5 fıkralarında düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre hakaret suçunun nitelikli hali:
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
- Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
- Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
- Türk Ceza Kanunu 125. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen bir diğer nitelikli hal ise hakaretin alenen işlenmesidir.
- Türk Ceza Kanunu 125.maddesinin 5.fıkrasında ”Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yani kurul halinde çalışan kamu görevlileri görevlerinden dolayı fail tarafından bir hakarete uğraması failin sadece orada bulunan kişilere değil kurulu oluşturan üyelere karşı işlemiş olacaktır. Bu durumda da kanun maddesi TCK m.43/2 düzenlenen zincirleme suçun oluşacağını söylemiştir. Zincirleme suç failin aynı suçu farklı zamanlarda aynı niyet ve karar altında işlemesidir. Bu durumda verilen ceza kanuna göre dörtte bir oranında artırılır.
Sosyal medyada hakaret suçunda haksız tahrik
Sosyal medyada hakaret suçunda haksız tahrik durumunun nasıl olacağı uygulamada sıklıkla merak edilen konulardandır. Genellikle sosyal medyada hakaret içerikli davranışlarda bulunan kişi karşı tarafın kendisini tahrik ettiğini iddia etmektedir. Ancak mağdur ile fail arasında geçen olaylar her zaman haksız tahrik oluşmasını sağlamamaktadır.
Failin hakaret içeren davranışından önce mağdurun gerçekleştirdiği haksız fiil veya haksız tahrik oluşturan davranışların bulunması halinde, failin cezai sorumluluğu bakımından haksız tahrik hükümleri gündeme gelecektedir. Mahkeme somut olayın özellikleri, paylaşımların içeriği ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilerek haksız tahrik nedeniyle cezada indirim uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin karar vermektedir.
Haksız tahrik oluşan durumlarda faile genel bir ceza indirimi uygulanmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesinde haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret olarak düzenlenmektedir. Türk Ceza Kanunu 129.maddesine göre hakaret suçunda haksız tahrik:
- Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
- Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
- Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 129.maddesi incelendiğinde hakaret suçunun haksız fiile tepki olarak işlenmesinde ceza miktarı ya üçte birine kadar indirilir ve karşılıklı olarak işlenmesi halinde üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Sosyal medyada hakaret suçunda haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi ve karşılıklı olarak işlenmesi sıkça karşılaştığımız durumlardandır. Haksız tahrik durumunun mevcut olması halinde bunun mahkemeye uygun delillerle sunulması fail açısından cezada indirim yapılması açısından kritik öneme sahiptir.

Sosyal medyada hakaret suçunda ön ödeme uygulaması
Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçlarında yasal düzenlemeler, sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte önemli değişikliklere uğramıştır. Bu değişiklikler özellikle 9. Yargı Paketi sonrasında, belirli nitelikteki sosyal medya hakaretleri bakımından uzlaştırma yerine ön ödemenin uygulanması kabul edilmiştir.
07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddeyle; TCK m.75’de düzenlenen önödeme maddesinin 6. fıkrasının (a) bendine (2) numaralı alt bendine, “Hakaret (125 inci maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası)” eklenmiştir. 07.11.2024 tarihli kanuni düzenlemede yapılan değişiklik ile artık hakaret suçunun;
- Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklaması, değiştirmesi, yaymaya çalışması, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranması sebebiyle işlenmesi,
- Mağdurun kutsal saydığı değerler sebebiyle işlenmesi,
- Alenen işlenmesi
- Sesli, görüntülü veya yazılı şekilde işlenmesi, hallerinin ön ödemeye tabi tutulmasına hükmolunmuştur.
Sonuç olarak sosyal medyada hakaret suçu uzlaştırma kapsamında çıkarılıp ön ödeme müessesine tabi tutulmuş bu nedenle hakaret içerikli hangi fiillerin bu kapsama girdiği, hangi şartlarda uygulanacağı ve ön ödemenin ceza yargılamasına etkileri bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir durum halini almıştır. Hak kaybına maruz kalmamak açısından alanında uzman bir ceza avukatında destek alınması kritik öneme sahiptir.
İlgili Makale: Ceza Davasında Ön Ödeme
Sosyal medya üzerinden hakaret suçunun ispatı
Sosyal medyanın yaygın kullanılmasıyla birlikte sosyal medyanın anonim özellik göstermesi, sadece bir tuşa basarak istediklerini iletebilmesi ve kendini ekran karşısında olduğu için güvende hissetmesi, söylemlerinin bir karşılığının olmayacağını düşündüğünden hakaret suçunun yaygınlığı artmış durumdadır. Sosyal medyada günlük hatta dakikalık paylaşımların ortaya çıkmasıyla hakaret içerikli paylaşımların ispatı da zorlaşmıştır.
Sosyal medya üzerinde hakaret suçunun ispatında zaman kaybetmeden hakaret içeren paylaşımın ya da yazının mümkün olan en geniş haliyle ekran görüntüsünün alınması son derece önemlidir. Ekran görüntüsünde paylaşımın tarihi ve saatinin görünmesi, paylaşım sahibinin profiline ilişkin bilgilerin de yer alması gerekmektedir. Hakaretin gerçekleştiği sosyal medya hesabının kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi için savcılık makamı tarafından IP numarasının tespiti yapılarak ortaya çıkmaktadır. Ancak bazı durumlarda sosyal medya uygulamasına sahip şirketler IP adresi bilgilerini vermeme yoluna gitmektedirler. Bu noktada mağdur hakaret içerikli paylaşımın kimin tarafından yapılmış olabileceğine ilişkin bir tahmininin bulunması halinde bunu da şikayetinde belirtmelidir.
Sonuç olarak sosyal medyada hakaret suçunun ispatından hakaret içerikli yazışmanın ekran görüntüsü, kullanıcıya ait IP adresinin tespiti gibi deliller büyük öneme sahiptir. Herhangi bir hak kaybının yaşanmaması için mağdur delilerin toplanması için ilgili mercilere gerekli talepleri yapmalı ve bu süreci yakından takip etmek adına gerekli yardımları almalıdır. Alanında uzman bir ceza avukatından bu süreçte destek alınması kritik öneme sahiptir.
Sosyal medyada hakaret tazminat davası
Sosyal medyada hakaret suçu sadece cezai bakımdan yaptırım dışında aynı zamanda kişinin şeref, haysiyet ve toplum içindeki saygınlığının zedelenmesi nedeniyle maddi veya manevi tazminat taleplerini de gündeme getirmektedir. Hakaret nedeniyle mağdurun uğradığı zararların giderilmesinde genellikle manevi tazminat talebi ön plandadır.
Sosyal medyada hakaret suçunda mağdurun aleyhine yapılan paylaşım veya yorum onun itibarını, şeref ve haysiyetini zedelemesinin yanında psikolojik olarak zarar görmesine ve sosyal yaşamında sıkıntılar yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle mağdur kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talebinde bulunabilmektedir. Sosyal medyada hakaret nedeniyle açılan tazminat davalarında, mağdurun ilk önce kişilik haklarının ihlal edildiğini ve bu ihlal nedeniyle zarara uğradığını hukuka uygun olarak elde ettiği hakaret içeren paylaşımları, yorumları veya mesajların ekran görüntüleri, bağlantıları delil olarak sunabilir.
Sosyal medyada hakaret nedeniyle tazminat davasının açılabilmesi için kişinin ceza davası açması zorunlu değildir. Ceza davası açılmadan da tazminat davası açılabilir ancak kişi ceza davası açtığında fail aleyhine mahkumiyet kararı verilmesi halinde tazminat davası açısından önemli bir delil olarak kabul edilmektedir. Tam tersi bir durumun varlığı halinde yani failin aleyhine mahkumiyet kararının verilmemesi halinde kişi tazminat davası açma hakkını kaybetmemektedir. Tazminat davası ceza davasından bağımsız bir dava niteliğinde olup kişilik haklarının ihlalini kanıtlanması yeterlidir.
Sosyal medyada hakaret nedeniyle tazminat davasında mahkeme tazminat miktarını belirlerken mağdurun uğradığı zararın boyutu, failin tazminat miktarını ödeyebilecek ekonomik durumu ve hakaretin niteliği gibi faktörleri ayrıntılı olarak incelemektedir. Tazminat miktarı failin uğradığı zararı hafifletmek, failin tekrar benzer eylemde bulunmasını önlemek amacı taşır.
Sosyal medyada hakaret suçunda zamanaşımı
Hakaret suçu şikayete tabi suçlar arasındadır. Bu nedenle şikayet süresinin zamanaşımı uygulamada sıklıkla merak edilen konulardandır. Hakaret suçu şikayete tabi suçlar arasında olduğundan hem şikayet hakkı bakımından hem de dava zamanaşımı süresi düzenlenmiştir.
Sosyal medyada hakaret suçunda suçun mağduru, hakaret edeni ve hakareti öğrendiği tarihten başlamak üzere şikayet hakkını kullanması için 6 aylık süre öngörülmüştür. 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. Maddesinde hakaret suçunda şikayet süresinin, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceğine dair ibare de eklenmiştir. Sosyal medyada hakaret suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Sosyal medyada hakaret suçunda şikayetten vazgeçme
Sosyal medyada hakaret suçun kural olarak şikayete bağlı bir suç olduğundan mağdurun şikayetten vazgeçmesi ceza yargılaması açısından önemli sonuçlar doğuracaktır. Ceza davasında şikayetten vazgeçme soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar açısından yargılamayı sona erdirirken, takibi şikayete bağlı olmayan suçlar açısından ceza yargılamasının sona ermesi sonucunu oluşturmaz.
Türk Ceza Kanunu’nun 125.maddesinde hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde şikayete tabi suçlardan olmayıp savcılık makamı resen soruşturma başlatabilmektedir. Bu nedenle sosyal medyada hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde şikayete tabi olmadığından şikayetten vazgeçme yargılama sürecine etkisi olmayacaktır. Bunun dışında sosyal medyada hakaret suçunda şikayetten vazgeçme soruşturma aşamasında yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) , kovuşturma aşamasında yapılırsa ceza davasında düşme kararı verilir.
Sosyal medyada hakaret suçunda şikayetten vazgeçme, mağdurun şikayetini geri çekerek yargı sürecinin sona ermesini sağlayabilmektedir. Şikayetten vazgeçme hakkı soruşturma ve kovuşturma aşamasında karar kesinleşinceye kadar kullanılabilmektedir. Soruşturma aşamasında şikayet dilekçesini geri çekebileceği gibi kovuşturma sırasında da mahkemeye yazılı veya sözlü beyanla şikayetten vazgeçtiğini bildirerek davayı sona erdirebilir. Ceza davasında şikayetten vazgeçme tek taraflı bir işlem olmayıp sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğinde hakkında düşme kararı verilirken suçu olmadığını düşünen sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeyerek yargılamaya devam edilerek beraat kararı verilmesini talep edebilecektir.
İlgili Makale: Ceza Davasında Şikayetten Vazgeçme
Sosyal medyada hakaret suçunda görevli ve yetkili mahkeme
Sosyal medyada işlenen hakaret suçlarında davaya hangi mahkemenin bakacağı ve hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu, yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan görevli ve yetkili mahkemenin bilinmesi usul açısından önem arz etmektedir.
Sosyal medyada hakaret suçunda görevli mahkeme genel olarak Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Sosyal medyada hakaret suçunda yetkili mahkeme ise öncelikle CMK m.12/1’de yer alan; “Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.” hükmü uyarınca, ceza yargılamasında genel itibariyle yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ancak sosyal medyada hakaret suçunda özel yetki kuralı CMK m.12/5’de yer alan; “Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.” hükmü gereğince, “sosyal medya” üzerinden gerçekleştirilen hakaret fiillerinde yetkili mahkemenin hakaret fiilinin yöneltildiği mağdurun yerleşim yeri veya oturduğu yer mahkemesi olabilmektedir.
Sosyal medyada hakaret suçunda şikayet, soruşturma ve kovuşturma aşamaları
Sosyal medyada işlenen hakaret suçlarında ceza yargılaması sürecinin nasıl gerçekleşeceği uygulamada sıklıkla merak edilen konuların başında gelmektedir. Sosyal medyada hakaret suçunda özellikle delillerin toplanması, failin tespiti kritik öneme sahip olup şikayet sonrası soruşturma ve kovuşturma aşamalarının titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.
Sosyal medyada hakaret suçunun ceza yargılaması mağdurun şikayetiyle başlar bu şikayet hakkının 6 aylık süre içerisinde kullanılması gerekmektedir. Hakaret suçunda şikayeti ancak mağdur yapabilmektedir ancak hakaret suçu kamu görevlilerine karşı işlenmişse savcılık resen işlem başlatabilir. Mağdur, hakarete uğradığını gösteren ekran görüntüleri, paylaşım bağlantıları veya diğer dijital kayıtlar vb. delillerle birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunabilir. Şikayet dilekçesinde, suçun işlendiği tarih, hakaret içeren ifadeler ve eğer failin kimliği biliniyorsa kimliği açıkça belirtilmelidir.
Savcılık soruşturma aşamasında suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturacak delillerin toplanması için gerekli işlemleri başlatır. Hakaret suçunun anonim hesap üzerinden işlenmesi yani failin kimliğinin bilinmemesi soruşturmayı engellememektedir. Savcılık, failin IP adresini tespit ederek failin kimliğini belirleyebilmektedir. Savcılık, suçun unsurlarını ve failin kimliğini tespit ettikten sonra yeterli delillerin varlığı halinde iddianame hazırlar yeterli delillerin bulunmaması halinde savcı takipsizlik kararı verebilir.
Kovuşturma aşaması, savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle başlamaktadır. Sosyal medyada hakaret suçunda görevli mahkeme daha önce de açıkladığımız üzere Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Mahkeme savcının yazdığı iddianameyi değerlendirerek duruşma gününü belirler. Bu aşamada mahkeme mağduru, faili dinler, delilleri inceler ve tanık beyanlarını inceleyerek sosyal medyada paylaşılan içeriklerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığını inceler ve hakaret içeren ifadelerin bağlamı, hedef aldığı kişi üzerindeki etkisi, failin kastını dikkate almaktadır. Mahkeme, delillerin yeterli gelmesi halinde TCK m. 125/2 gereğince 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Suçun işleniş şekli veya işlenen kişiye göre suçun nitelikli halinden ceza da verilebilmektedir. Eğer mahkeme suçun işlendiğine dair yeteli delillin varlığına kanaat getirmezse fail lehine beraat kararına hükmetmektedir.
Hangi Sözler Hakaret Sayılır?
Sosyal medyada hangi sözlerin hakaret sayılacağını tek tek yazmak elbette mümkün değildir. TCK m.125 hakaret suçunun tanımına da baktığımız da onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olmasına bakılacaktır. Bu şartları sağlamayan serzeniş gibi ifadeler hakaret suçunu oluşturmayacaktır. Hakaret suçunu oluşturan ve sosyal medyada sıklıkla uygulanan sözlere örnek vermek gerekirsek azgın dul, azgın, beyinsiz, çocuk katili, vatan haini, şaklaban, şirret, şarapçı, avel, şıllık vb. şekilde devam
ettirmek mümkünüdür. Bir önceki cümlede örnek olarak saydığımız sözlerin sosyal medya veya internet arayıcılığıyla işlenebilmesi sözlü olabileceği gibi yorum, yazı, şekil ve görüntü şeklinde de işlenebilmektedir.
Hakaret Suçunu Oluşturmayan Sözler
Hakaret sayılmayan sözler de kişiler tarafından merak edilen önemli konulardandır. Hakaret sayılmayan sözler Türk Ceza Kanunu 125. Madde tanımına uymayan sözlerdendir. Bu sözlerin kullanılması onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırının mevcut olmaması halinde suçun oluşacağını söylemek mümkün değildir. Yargıtayın emsal kararlarında geçirdiği bazı kelimelerin kullanımının rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı sonucuna ulaştığı kararları mevcuttur.
“Lan” kelimesinin kullanımı ve beddua niteliğindeki sözlerin kullanılması hakaret suçunu oluşturmamaktadır. Örneğin, “Allah belanı versin”, “Allah sizi kahretsin”, “Allah seni bildiği gibi yapsın”, cehenneme kadar yolun var”, Allah çocuklarından çıkarsın” cümleler beddua niteliğinde olup hakaret niteliği taşımamaktadır. “Adamı delirtmeyin lan”, “ayar etme lan beni”, gibi cümleler de hakaret niteliği taşımamaktadır. Bu cümlelerin kullanılması onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olmadığından bu sözlerin kullanılması kişilerin cezai sorumluluğuna sebep olmamaktadır.
Sosyal medyada hakaret suçu yargıtay kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 15.10.2018 tarih 2018/5213 esas 2018/12965 sayılı kararı
”Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.
Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.
İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. Bu durumda fail ancak ihtilat kastıyla hareket etmiş ve şartları oluşmuş ise, gıyapta hareket suçundan cezalandırılabilecektir.
İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir. Somut olayda, sanığın eski eşinin, boşanma davasında avukatlığını yapan katılanı muhatap alarak, eski eşine gönderdiği mesaj içeriklerinde hakarette bulunması ve bir mesajında da “istersen bu mesajı avukata da yolla” biçiminde söylemde bulunması nedeniyle katılanı muhatap alarak hareket ettiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun oluştuğu gözetilmeden yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak hükmün bozulmasına” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 21.10.2021 tarih 2021/30200 esas 2021/25165 sayılı kararı
”somut olay incelendiğinde; katılan … … ile sanık … …’nun olay tarihinde evli oldukları ancak aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşadıkları, 15/06/2016 günü katılanın, kardeşi tanık … … ile birlikte babaları … …’nun evinde bulundukları sırada, saat 23:18 sıralarında sanığın, … …’nu cep telefonu ile aradığı ve katılanı hedef alan hakaret sözleri sarf ettiği kabul edilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre sanığın, katılanın babası ile telefon görüşmesi yaptığı sırada, katılanın babasının yanında olduğunu ve açık olan hoparlör nedeniyle hakaret sözlerini duyduğunu bildiğini gösteren delil bulunmadığı, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin içeriğine göre, iletme kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle huzurda hakaret suçunun oluşmadığı, gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan, fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi şartının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanığın, unsurları oluşmayan hakaret suçundan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 10.02.2025 tarih 2024/8336 esas 2025/2307 sayılı kararı
”Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.
Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır. Somut olayda; ihtilat şartının gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Ancak hakaret suçu sesli, yazılı, görüntülü bir iletiyle işlendiğinden iletme kastının olup olmadığına bakılmalıdır. İletme kastının varlığı halinde ihtilat şartı aranmayacaktır.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 20.10.2025 tarih 2023/11053 esas 2025/16522 sayılı kararı
”Somut olayda, öğretmen olan sanığın sınıfın veli whatsapp grubunda suça konu mesajları paylaşması eyleminin, doğrudan mağduru muhatap almaması, iletme kastıyla hareket etmemesi ve mağdurun mesajlardan velilerden birinin haber vermesi üzerine öğrenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125/2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak hakaret eyleminin mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlenmesi halinde gıyapta hakaret suçu oluşacağından, incelemeye esas eylem yönünden de gıyapta hakaret suçunda aranan ihtilat unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 10.09.2025 tarih 2023/6533 esas 2025/13050 sayılı kararı
”İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. Bu durumda fail ancak ihtilat kastıyla hareket etmiş ve şartları oluşmuş ise, gıyapta hareket suçundan cezalandırılabilecektir.
Yazı ve resimle hakaret suçunda, yazı veya resmin mağdurun kendisine verilmesi şart değildir. Mağdura verilebileceğinin suçu işleyen tarafından bilinmesi halinde, bunun üçüncü bir kişiye yazılıp gönderilmesiyle de huzurda hakaret suçu işlenmiş olacaktır. Somut olayda; sanığın, iletme kastı ile hareket etmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sosyal medyada hakaret cezası kaç TL?
Sosyal medyada hakaret suçunda kanunda belirlenmiş sabit bir para cezası bulunmamaktadır. Mahkeme, hakaret suçunun işlendiği olayın özelliklerine göre hapis cezasına veya para cezasına hükmedebilir. Sosyal medyada hakaret suçu alenen işlenmesi durumda verilecek temel ceza artırılabilir.
Sosyal medyada edilen hakarete karşı nasıl dava açabilirim?
Sosyal medyada hakarete maruz kalan kişi, paylaşımın ekran görüntüsü, bağlantısı ve diğer delilleri toplayıp muhafaza ederek Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine şikayette bulunabilir. Ceza soruşturmasından bağımsız olarak kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davası açması da mümkündür.
Hakaret davaları genellikle nasıl sonuçlanır?
Hakaret davalarının sonucu, kullanılan ifadelerin eleştiri sınırını aşıp aşmadığı ve yeteri delillerinin varlığına göre belirlenmektedir. Suçun gerçekleştiği delillerle ispatlanırsa mahkumiyet kararı verilebilir. Aksi durumun varlığı halinde beraat veya diğer usule ilişkin kararlar söz konusu olabilir.
Sosyal medya hakaret davası ne kadar sürer?
Sosyal medyada hakaret davalarının sonuçlanması için kesin bir süre bulunmamakla birlikte, dosyanın kapsamına, delillerin toplanmasına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre süreç değişlik gösterecektir. Uygulamada ise davalar genellikle bir yılı aşan sürelerle sonuçlanabilmektedir.
Sosyal medyada hakaret nereye şikayet edilir?
Sosyal medyada hakaret suçu nedeniyle mağdur en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna başvurularak şikayette bulunulabilir. Mağdurun başvuru yaparken aldığı ekran görüntüleri, paylaşım bağlantıları ve diğer dijital delillerin sunulması ispat açısından önem taşımaktadır.
Sosyal medyadan hakaret ettim ne yapmalıyım?
Sosyal medya yapılan hakaret içerikli paylaşımın vakit geçmeden kaldırılması ve mümkünse mağdurla uzlaşma yolunun değerlendirilmesi faydalı olacaktı. Ancak paylaşımın silinmesi, daha önce elde edilmiş deliller varsa tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenlerden dolayı hukuki destek alınması oldukça önemli olacaktır.
Başkasına ait tweet ,mesaj veya yorumları beğenmek (like) hakaret suçunu oluşturur mu?
Sosyal medyada tek başına paylaşımın beğenilmesi kural olarak hakaret suçunun oluşması için yeterli kabul edilmemektedir. Fakat beğeni eyleminin mevcut durumun özelliklerine göre değerlendirileceği eğer değerlendirme sonucunda hakaret içeriğinin benimseme veya yayma amacı taşıdığı ispatlanırsa farklı hukuki değerlendirmeler yapılabilir.
Başkasının tweetini retweet yaparsam hakaret suçunu oluşturur mu?
Sosyal medyada hakaret içeren bir paylaşımın retweet yapılması durumunda hakaret içerikli ifadenin yeniden yayılması ve benimsenmesi olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle retweet yapmanın suç oluşturup oluşturmayacağı , paylaşımın içeriği, amacı ve olayın tüm koşulları dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.

