Skip to main content

Boşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı

Boşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı - samsun avukat cansu bayramoğlu

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımı çiftler arasında boşanma sürecinde büyük sorun oluşturmaktadır. Boşanma sürecinde ev eşyalarının ne şekilde paylaşacağını belirlemek için ev eşyalarının alınma zamanı, kimin tarafından alındığı ve kişisel kullanıma özgü olup olmamasının ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir. Bu inceleme sonrasında ev eşyalarının ne şekilde ispatlanacağı, kaçırılması veya zarar görmesi durumunda ne yapılması gerektiği, eşyaların değerinin nasıl belirleneceği durumlarının aydınlatılması gerekmektedir. Kişisel eşyaların kime ait olacağı, evden uzaklaştırıldığı için kişisel eşyalarını alamayan eşin ne şekilde eşyalarını alabileceğini yazımızda ayrıntılı olarak açıklayacağız.

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımı

Taraflar arasında boşanma sürecine girildiğinde ev eşyalarının nasıl paylaşılacağı veya kimin kullanımında kalacağı sıklıkla merak edilen konuların başında gelmektedir. Boşanmada ev eşyalarının paylaşımı süreci eşyaların ne zaman alındığına ve kimin tarafından alındığına göre değişiklik gösterecektir. Ayrıca ev eşyalarının kişisel kullanıma özgü olup olmaması da paylaşımı etkileyecek diğer hususlardandır.

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında öncelikle ev eşyalarının kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğunun belirlenmesi gerekir. Kişisel mal eşlerden birinin kendi kişisel kullanımına yarayan eşyalardır. Kişisel mallar genellikle kimin kullanımına yarıyorsa ona bırakılır. Kişisel mal dışında kalan tarafların evlilik birliğinde aldığı veya evlenmeden önce alıp birlikte ödemelerini yaptıkları mallar edinilmiş mal olarak kabul edilir. Ev eşyalarının edinilmiş mal kabul edildiği durumda eşyalar eşit olarak bölüşülecektir.

Ev eşyalarının edinme tarihi ve ne şekilde alındığı ev eşyalarının paylaşımında önemli bir husustur. Ev eşyaları evlenmeden önce eşlerden biri tarafından veya eşin ailesi tarafından alınabilir. Bu durumda ev eşyaları kişisel mal olarak değerlendirilip paylaşıma katılmaz. Ancak evlilik birliği öncesinde alınan eşyaların ödemesinin evlilik birliği içinde ödenmesi veya evlilik birliğinde alınan eşyalar tarafların edinilmiş malına dahil olur tarafların eşit hakkı bulunmaktadır.

Evlilik öncesi alınan ev eşyalarının paylaşımı

Evlilik öncesi alınan ev eşyaları eşlerden biri tarafından alınmış veya onun ailesi tarafından alınmış olabilir. Evlilik birliğinin öncesi alınan ev eşyaları, ödemeyi yapan eşin kişisel mal varlığı olarak değerlendirildiğinden boşanma sürecinde mal paylaşımına dahil edilemeyecektir. Yine ev eşyalarının eşin ailesi tarafından alınması durumunda da kişisel mal olarak değerlendirilip edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaşılamaz. Boşanmada sürecinde bu durumda olan kişiler mal rejimi tasfiyesi davası sırasında kişisel malı olarak nitelendirilen malların aynen iadesi veya mümkün değilse eşyaların değerine karşılık gelen bedeli talep edebilecektir. Yani evlenmeden önce alınan eşya kim tarafından ödendiyse ona ait olacaktır.

Evlilik öncesi alınan ödemesi evlilik sırasında yapılan ev eşyalarının paylaşımı

Taraflar evlenmeden önce ev eşyalarını alıp ödemesini evlilik birliği içinde yapmış olabilirler. Bu durumda bu eşyalar edinilmiş mal olarak kabul edilip, edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince taraflar arasında eşit olarak paylaşılması gerekmektedir. Taraflar evlenmeden önce aldıkları ev eşyalarının ödemesini evlilik birliğinde ortak olarak yaptıklarından bu durumda olan ev eşyalarında eşit hakka sahiptirler.

Evlilik sırasında alınan ev eşyalarının durumu

Tarafların evlilik birliğinin devamı sırasında aldığı eşyaların öncelikle kişisel mal olup olmadığı yani o kişinin kullanımına özgü olup olmadığı değerlendirilir. Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında ev eşyalarının kişisel malına dahil olduğunu iddia eden taraf iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Eğer kişinin kullanımına özgü nitelikte bir mal değilse tarafların evlilik birliği sürecinde edindikleri eşyalar edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaştırılır.

Ev eşyalarının kime ait olduğu nasıl ispatlanır?

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında Türk Medeni Kanunun 222.maddesine göre ” Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Dolayısıyla kişisel mal olduğunu iddia eden taraf iddiasını ispatlayıncaya kadar ev eşyaları edinilmiş mal olarak kabul edilir.

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında ev eşyalarının kişisel malı olduğunu iddia eden taraf iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Yargıtay, “Ev eşyaları ve benzeri eşyaların TMK m.683 hükmünde yer alan mülkiyet hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla bu eşyaların her türlü delille kime ait olduğunun belirlenmesinin mümkün olacağına” karar vermiştir. Boşanmada sürecinde ev eşyalarının paylaşımında ev eşyalarının kişisel eşyaya dahil olduğunu iddia eden taraf bu iddiasını tanık beyanları, makbuz, fatura, fotoğraf, mesaj gibi her türlü delille ispatlayabilecektir.

Ev eşyalarının kaçırılması veya eşyalara zarar verilmesi durumunda ne olur?

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında ev eşyaları bir tarafın kullanıma bırakılmış olabilir. Eşyalar kullanıma ait olmayan taraf diğer tarafın ev eşyalarının kaçırılması ve zarar görmesi tehlikesini öngörüyorsa bu durum yaşanmadan önce ev eşyalarının tespiti ilişkin dava açması büyük önem taşır. Bu dava eşyaların kaçırılması veya zarar görmesi durumunda eşyaların varlığına ve durumuna ilişkin tespitin yapılmasına bu sayede de eşyaların bu eylemler gerçekleşmeden önceki durumuna ilişkin delil elde edilmesine yardımcı olur.

Ev eşyalarının kaçırıldığını veya zarar gördüğünü iddia eden eş , iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ev eşyalarının kaçırılması durumunda nakliye anında çekilen fotoğraflar, video kaydı, apartman ya da siteye ait güvenlik kamera kayıtları, tanık beyanları gibi tüm hukuka uygun deliller ispat için kullanılabilir. Ev eşyalarının zarar görmesi durumunda da eşyaların önceki durumuna ilişkin ev eşyalarının tespitine ilişkin bir dava açılmış olması oldukça önemlidir. Bu sayede eşyaların önceki durumuna ilişkin tespit yapıldığında zarar açıkça ortaya koyulabilecektir. Ancak sadece tespit yeterli olmayıp ev eşyalarına yapılan zararın kullanımına bırakılan eş tarafından yapıldığının ispatlanması gerekmektedir. Burada da fotoğraf, video, taraflar arasında gerçekleşen konuşmaların ekran görüntüleri, tanık beyanları vb deliller ispat için kullanılabilir.

Boşanmada ev eşyalarının değeri nasıl hesaplanır?

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımında sadece bedelin talep edildiği durumlarda, söz konusu ev eşyasının dava tarihindeki karşılık gelen değerine bakılarak ödenmesi gereken bedel bilirkişi tarafından hesaplanacaktır. Karar verilirken eşyaların karar ya da evlenme tarihindeki bedelleri değil dava tarihindeki bedeli esas alınır. Bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken ev eşyaları evlilik sırasında kullanılmış olduğu için alındığı tarihteki bedeline göre hesaplama yapılmamaktadır. Bilirkişi hesaplama yaparken ev eşyalarının yıpranma payı, bozulma payı, ekonomik değerini yitirip yitirmediği, eşyanın modeli ve eşyanın piyasadaki değeri değerlendirir. Bilirkişi raporunda mutlaka ev eşyalarının dava tarihindeki değeri belirtilmelidir. Boşanmada ev eşyalarının paylaşımı bu değer üzerinden hesaplanır.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihinde ” Davacı kadının dava dilekçesindeki cins ve niteliklerini belirttiği ev eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece ev eşyalarının aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde, dava tarihindeki bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerekirken evlenme tarihindeki bedelinin ödenmesine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar vermiştir.

Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 15.10.2009 tarihinde ” dava konusu misli nitelikteki eşyalar zaman içinde yıpranabilen ve değer kaybına uğrayabilen eşyalar olup bilirkişi raporunda eşyaların bedellerinin belirlenmesine karşın yıpranma payı belirlenip indirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu eşyaların değerinin evlenme tarihi ve kullanma zamanı da göz önünde bulundurularak bilirkişiden yıpranmaya ilişkin ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. ” şeklinde karar vermiştir.

Polisle Evden Kişisel Eşyaların alınması talebi ve süreci

Boşanma davası sürecinden eşlerden biri, diğerinin talebi üzerine koruma tedbiri talep edilerek ortak konuttan uzaklaştırılmış olabilir. Bu durumda ortak konuttan ve koruma tedbir talep eden kişiden uzaklaştırma kararı olduğundan kişisel eşyalarını ortak konuttan alma fırsatı bulunmamış olabilir. Bu durumdan boşanma süreci devam ederken ortak konuttan ayrılan eş, boşanma davasının görüldüğü mahkemeye başvurarak kişisel eşyalarını almayı talep edebilir. Mahkeme, bu talebi değerlendirip gerekli gördüğü takdirde kolluk eşliğinde kişisel eşyaların alınmasına dair karar verir. Bu karar kolluğa bildirilir. Polis ortak konutta yaşayan eşi arayarak bilgi verir ve konuttan kişisel eşyaların alınma süreci ve zamanına ilişkin bilgi verir. Kolluk vasıtası ile ortak konuta gidilerek ortak konuttan ayrılan eşe ait kişisel eşyaların alındığına dair bir tutanak tutulur ve ilgili tutanak mahkemeye bildirilir.

Boşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı Yargıtay Kararları
Boşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı Yargıtay Kararları

Boşanmada ev eşyalarının paylaşımı yargıtay kararları

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 02.07.2019 tarih 2017/9168 esas 2019/6824 sayılı kararında

”Mahkemece ev eşyaları yönünden yazılı şekilde karşı davacı lehine alacağa hükmedilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde; iş bu temyize konu mal rejiminin tasfiye davası devam ederken asıl davaya konu 16 nolu meksen yönünden tapu maliki Ayhan tarafından el atmanın önlenmesi davası açıldığı ve kabulle sonuçlandığı anlaşılmaktadır.

Karşı davalının, 16 no meskenin içinde tasfiyeye konu ev eşyalarıyla birlikte karşı davacıya teslim edildiği yönündeki iddiası da dikkate alındığında bu hususun üzerinde gereği durup araştırma yapılması gerekmektedir. Mahkemece, dava konusu ev eşyalarının karşı davacıya meskenle birlikte teslim edilip edilmediği netleştirilmeden, ev eşyaları teslim edilmiş ise davanın konusuz kalacağı gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bununla birlikte, ev eşyaları teslim edilmemiş ise Mahkemece dava konusu ev eşyalarına (mobilya ve beyaz eşya) yönelik konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilerden usulüne uygun denetime elverişli rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken emlakçı bilirkişiden aldırılan değer raporuna göre karar verilmesi de hatalı olmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.04.2017 tarih 2015/18966 esas 2017/5357 sayılı kararında

”Davaya konu edilen ev eşyaları yönünden yapılan incelemede ise,mahkemece her ne kadar çeyiz senedinde yazılı ev eşyaları yönünden tarafların yaklaşık 10 yıl süre ile evli kalıp boşanmalarının da tarafların memur olmaları nedeniyle bir çok tayinden sonra gerçekleşmesi, kullandıkları eşyaların kullanım süresi, tayin nedeniyle hasar görme ihtimali ve boşanma anındaki muhtemel durumlar da gözönünde bulundurularak ve bu eşyaların doğrudan davalı tarafından alınıp götürüldüğü de kanıtlanamadığından ev eşyaları yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş ise de;

Davalının cevap dilekçesinde söz konusu ev eşyalarını davacının kız kardeşi Sevim’e teslim ettiğini beyan ettiği,ancak davaya konu edilen ev eşyalarının davacının kız kardeşi Sevim’e teslim edildiği kabul edilse dahi bu teslimin usulüne uygun bir teslim olarak kabul edilemeyeceği sabit olmakla, dosya kapsamında alınan tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, davacının ev eşyaları talebi yönünden aynen iade veya bedeline hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 30.09.2013 tarih 2013/10932 esas 2013/13509 sayılı kararında

”Davacı vekili dava dilekçesinde tarafların boşandıklarını, davacının çeyiz eşyalarının hala müşterek konutta olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline düğünde takılan ziynet eşyalarının da davalıda kaldığını, davacıya ait ziynet eşyalarının, evlendiği günden beri davalının annesinin evinde bulunan kasada bulunduğunu bildirerek, dava dilekçesinde dökümü yapılan ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 18.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz edilen bu karar davalı yararına “… tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, hükümde 24/11/2009 tarihli protokolün kararın eki sayılmasına karar verildiği, söz konusu protokolün 1. maddesinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden nafaka, tazminat, eşya ve katılma alacağı taleplerinin bulunmadığı, 2. maddesinde tarafların müşterek ev eşyalarının aralarında rızai olarak taksim edilmiş olup tarafların ev eşyaları ile ilgili olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve talepte bulunmayacaklarının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, düzenlenen bu protokolün tarafları bağladığı gözetilerek ev eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” şeklinde karar verilmiştir.

bir yorum bırakın

Hemen Ara