Sosyal medya bağımlılığı eşlerin evlilik birliği yükümlülükleri kapsamında sadakat yükümlülüğü, sır saklama yükümlülüğü ve evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama yükümlülükleri bakımından bazı etkileri olduğundan çekişmeli boşanma davasında boşanma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği merak edilen konulardandır.
Sosyal medya bağımlılığı boşanma sebebi mi?
Sosyal medyada geçirilen fazla süre eşlerin birlikte vakit geçireceği zamanı kısıtlamakta ve iletişimlerinin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu noktada sosyal medyada fazla vakit geçiren eş diğer tarafa ilgisiz ve duyarsız hale gelmiş, sosyal medya kullanımı nedeniyle ev ve çocuklara yeterli vakit ayırmıyorsa boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 29.05.2024 tarih 2023/7192 esas 2024/4002 sayılı kararı
”kadının, erkeğe ve kız kardeşine hakaret ettiği, erkeği küçük düşürücü sözlerde bulunduğu, huzursuzluk çıkardığı, sosyal medyada fazla vakit geçirerek ortak çocuklarla ve ortak konutla ilgilenmeyerek birlik görevlerini ihmal ettiği, sosyal medya üzerinden sanal kumar oynadığı, birden fazla sosyal medya hesabı açarak ve eşine haber vermeyerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve evi terk ettiği, erkeğin ise kadına hakaret ettiği ve fiziksel şiddet uyguladığı, boşanmaya sebep olaylarda erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğu ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının anlaşıldığı” şeklinde karar verilmiştir.
Sosyal medya bağımlılığı boşanma sebebi yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.07.2022 tarih 2022/4815 esas 2022/6778 sayılı kararı
”Davacı-davalı erkek, eşinin bir başka erkekle kendisini aldattığına yönelik iddiasını dava dilekçesi ekinde sunduğu sosyal medya görüntüleri ve mesajlara dayandırmıştır. Yapılan incelemede sosyal medya yazışma ve görüntüleri içerikleri itibarıyla zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektirir niteliğinde olup, bu durum zinanın varlığına delalet eder. Açıklanan durum karşısında kadının zina eyleminin ispatlanmış olduğu gözetilerek Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü ile zina (TMK. m. 161) hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacı-davalı erkeğin zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 25.06.2024 tarih 2023/6020 esas 2024/4797 sayılı kararı
”Erkeğin güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışlarda bulunduğu, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise gününün yoğun bir sürecini sosyal medyada geçirmek suretiyle ev ve çocuklara yeterli ilgi göstermediği belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğu, gerekçesi ile her iki davanın da kabulüne” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 17.05.2023 tarih 2022/11537 esas 2023/2452 sayılı kararı
”İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından sunulan sosyal paylaşım sitesi mesajları hukuka aykırı delil kabul edilmek suretiyle hükme esas alınmamış ise de davalı erkeğin sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığına, davacı kadın tarafından oluşturulduğuna yönelik herhangi bir iddiasının olmadığı,
Davalı erkeğe ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabında yer alan fotoğraftaki kişi ile erkek tarafından sunulan vekâletnamede yer alan fotoğraftaki kişinin aynı olduğu, sunulan sosyal medya hesabındaki yazışma içeriklerinden de davalı erkekle aynı kurumda çalıştığı anlaşılan bir kişinin davalı erkek ile sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarının boşanma davasında aleyhine kullanılmaması için silinmesi konusunda yazıştığı, hal böyle olunca sosyal medya hesabının davalı erkeğe ait olduğu ve hukuka aykırı yollarla elde edildiğine ilişkin bir iddia bulunmayan bu sosyal medya hesabındaki yazışmaların hükme esas alınması gerektiği, davalı erkeğin sosyal medya hesabından başka bayanlarla yazışmak suretiyle … sarsıcı davranışta bulunduğu” şeklinde karar verilmiştir.
Sadakat yükümlülüğünün sosyal medya ile ihlali
Sosyal medya bağımlılığı evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğünün ihlali açısında son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız konulardandır. Sadakatsizlik artık yalnızca fiziksel yakınlıkla sınırlı olmayıp sosyal medyada kurulan sanal ilişkiler, uygunsuz paylaşımlar da sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilmektedir. Karşı cinse yönelik samimi yazışmalar, evlilik birliğine etki edecek uygun olmayan paylaşımlar sadakat yükümlülüğünü ihlali olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.09.2024 tarih 2023/10161 esas 2024/6616 sayılı kararı
”Dosya arasına sunulan sosyal medya yazışma örneklerinden davalı erkeğin taraflar arasında ilk açılan ve ret ile sonuçlanan boşanma davasında sırasında ve sonrasında eldeki boşanma davası açılmadan önce cinsel içerikli sohbetler yaptığı, bu davranışı ile güven sarsıcı davranış içinde olduğu, eşler ilk açılan boşanma davasından sonra bir araya gelmemişler ise de verilen ve kesinleşen bir boşanma kararı olmadığı için ayrı yaşamış olmaları tek başına sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı davalı erkeğin sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği bu nitelikteki sohbetlerin güven sarstığı ve sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğu, davacının davalıya kusur olarak yüklediği “mesajlaşma kayıtlarını yaydığı, hakaret ve tehdit ettiği, sosyal medyada cinsel içerikli sohbet ettiği” şeklindeki nedenleri ispat ettiği” şeklinde karar verilmiştir.
İlgili Makale : Boşanma Davası Devam Ederken Sadakat Yükümlülüğü
Sır saklama yükümlülüğünün sosyal medya ile ihlali
Sosyal medya kullanımı sadece sadakat yükümlülüğünde değil evlilik birliğinde sır saklama yükümlülüğünün ihlali durumunda da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Kişilerin sosyal medya üzerinden sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeseler de evlilik birliğinde mahrem konuların paylaşımının yapılması, özel yazışma veya kişisel sırların paylaşılması sır saklama yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 09.03.2017 tarih 2015/23190 esas 2017/2557 sayılı kararı
”Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda, davalı-karşı davacı erkek ağır ve tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kadının eşi ile arasındaki mahrem konuları aile büyüklerine anlatarak kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, Erkek dava açmakta haklıdır. Erkeğin davasının kabulü yerine reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

