Skip to main content

Adli Kontrolde İmza İhlali

Adli Kontrolde İmza İhlali

İmza yükümlülüğü Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 109.maddesinde düzenlenen adli kontrol tedbirlerinden biridir. Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Yazımızda adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülükler, adli adli kontrolde imza yükümlülüğü kararı vermeye yetkili ve görevli mahkeme, adli kontrolde imza atma yükümlülüğünün süresi ve nasıl kaldırılacağı, adli kontrolde imza ihlali sonuçları, imza ihlalinde mazeret dilekçesi örneği ve mazeret dilekçesinin nereye sunulacağı hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.

Adli Kontrolde İmza İhlali

Adli kontrolde imza yükümlülüğü soruşturma veya kovuşturma aşamasında mahkeme ya da sulh ceza hakimliği tarafından verilerek kolluk birimlerine belirlenen gün ve saatte başvurarak imza atması şeklinde gerçekleştirilen adli kontrol tedbirlerinden biridir. Adli kontrol tedbiri Ceza Muhakemesi Kanununda 100.maddesinde düzenlenen tutuklama nedenlerinin varlığından tutuklama yerine uygulanabilmektedir. Adli kontrol yükümlülüklerinin şüpheli ve sanık açısından ihlal edilmesi durumunun sonuçları merak edilen konuların başındadır.

Adli kontrol yükümlülüklerine uymama genel olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 112.maddesinde ” (1) Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir.

(2) Birinci fıkra hükmü, azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali halinde de uygulanabilir. Ancak, bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Adli kontrolde yükümlülüklerinin ihlal edilmesi bazı yaptırımlara tabi tutulmuş imza ihlalinin mazeret bildirmeksizin ve isteyerek ihlal edilmesi halinde bu durum karar veren yetkili merciye bildirilir. Bu durumda hükmedilecek ceza süresine bakılmaksızın ihlal nedeniyle tutuklamaya, adli kontrol yükümlerinin değiştirilmesine veya imza yükümlülüğünün devamına karar verilebilir. Adli kontrolde imza ihlalinin geçerli bir mazeret nedeniyle yapılması halinde mazerete ilişkin belgelerin sunulması kritik öneme sahiptir.

İlgili Makale: Ceza Davasında Zararın Giderilmesi

Adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülükler nelerdir?

Adli kontrol tutuklama nedenlerinin varlığı halinde şüpheli veya sanığın özgürlüğü tamamen kısıtlanmaksızın, belirli yükümlülüklere tabi tutulmasıdır. Hakim suçun niteliği ve şüphelinin durumunu göz önünde bulundurarak adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülüklerin bir veya birden fazlasının uygulanmasına karar verebilir. Adli kontrol kararı verildiğinde hangi yükümlülüklerin uygulanabileceği uygulamada sıkça merak edilen konuların başında gelmektedir.

Adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülükler Ceza Muhakemesi Kanununun 109.maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülükler:

  • Yurt dışına çıkamamak.
  • Hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
  • Hakimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
  • Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
  • Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek.
  • Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hakimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
  • Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek.
  • Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere ayni veya kişisel güvenceye bağlamak.
  • Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkum edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.
  • Konutunu terk etmemek.
  • Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
  • Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Sonuç olarak adli kontrolde uygulanabilecek yükümlülükler kanunda ayrıntılı olarak ve sınırlı biçimde düzenlenmiş olup hangi yükümlülüğün uygulanacağı somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilmekte ve birden fazla tedbir birlikte uygulanabilmektedir.

İmza atma yükümlülüğünün süresi en fazla ne kadar?

Adli kontrol tedbirlerinin ne kadar süreyle uygulanacağı merak edilen konulardan bir diğeridir. Tutuklama nedenlerinin varlığı halinde tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri verilebilir ancak bu sınırsız süreyle verilemeyecektir. Adli kontrolde imza yükümlülüğünde süre mevcut durumun şartlarına göre değişiklik gösterir.

Adli kontrol altında geçecek süre Ceza Muhakemesi Kanunun 110/A maddesinde

(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.

(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresi en çok üç yıldır. Bu süre, zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez.

(3) Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

İmza yükümlülüğü adli kontrol tedbirlerinden biri olduğundan adli kontrol altında geçecek süre sona erdiğinde, adli kontrol tedbirine itiraz edilmesi durumunda itirazın kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmesi halinde ve mahkeme tarafından hüküm verilip kesinleştiğinde bitecektir.

Adli kontrol kaç ayda bir incelenir?

Adli kontrol yükümlülüklerinin devamının gerekip gerekmediğine ilişkin incelemenin ne sıklıkla yapılacağı merak edilen konulardan bir diğeridir. Ceza Muhakemesi Kanununda adli kontrol yükümlülüklerinin belirli sürelerde yeniden değerlendirilmesini öngörmüştür.

Ceza Muhakemesi Kanununda adli kontrol yükümlülüklerinin soruşturma aşamasında devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından en geç 4 aylık aralıklarla değerlendirme yapılır.

İmza atma yükümlülüğüne nasıl itiraz edilir ve kaldırılır?

Adli kontrol tedbirlerinden olan imza atma yükümlülüğünün belirli şartlar altında itiraz edilmesi ve kaldırılması mümkündür. Özellikle adli kontrol altında geçirilen sürenin dolması veya adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekmediği durumlarda kaldırılması mümkündür.

Adli kontrol tedbirlerinden imza yükümlülüğü adli kontrol altında geçirilecek sürenin dolmasıyla birlikte mahkeme tarafından kendiliğinde kaldırılır. Ancak süre dolmadan şüpheli veya sanık adli kontrol kararına itiraz edebilmektedir. İmza atma yükümlülüğüne itiraz hakkı kararın tebliğinden 2 haftalık süre içinde kullanılabilir. Şüpheli veya sanığın itirazı üzerine soruşturma aşamasında sulh ceza hakimliği veya kovuşturma aşamasında mahkeme 5 gün içinde itirazı değerlendirerek karar verir. İtiraz üzerine adli kontrol yükümlülüklerinin bütünüyle veya kısmen kaldırılmasına , değiştirilmesine veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutulmasına karar verebilir.

Adli kontrol kararının kaldırılmasına ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunun 110 ve 111.maddelerinde düzenlemeler yer almaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu 110/2.maddesinde ” Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Adli kontrol kararının kaldırılması başlıklı Ceza Muhakemesi Kanunu 111. Madde ”

(1) Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hakim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.

(2) Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.” şeklindedir.

Sonuç olarak adli kontrol tedbirlerinden olan imza atma yükümlülüğüne kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde itiraz edilebilir. Sulh ceza hakimliği veya mahkeme itiraz gerekçelerini değerlendirerek 5 gün içinde kaldırılmasına karar verebilir.

Karakolda imza atma cezadan mahsup edilir mi?

Adli kontrol yükümlülüklerinden imza yükümlülüğü şüpheli veya sanığın belirli günlerde kolluk birimine giderek imza vermesini gerektirmektedir. Uygulamada en sık merak edilen konulardan biri kişi özgürlüğü her ne kadar tamamen kısıtlanmasa da belirli aralıklarla karakola giderek imza atma yükümlülüğünün ileride verilecek hapis cezasından mahsup edilip edilmeyeceğidir.

Adli kontrol yükümlülüklerinin cezadan mahsup edilip edilmeyeceği durumu Ceza Muhakemesi Kanununun 109.maddesinde ” Adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi adli kontrolde imza yükümlülüğü cezadan mahsup edilecek yükümlülüklerinden sayılmamıştır. Adli kontrolde cezadan mahsup edilecek yükümlülükler e bendinden düzenlenen özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek ve J bendinde yer alan konutunu terk etmemek yükümlülükleridir.

Sonuç olarak karakolda imza atma yükümlülüğü şahsi hürriyeti kısıtlayan sebeplerden sayılmadığından cezadan mahsup edilmez. Mevzuatta adli kontrol yükümlüklerinden hangilerinin cezadan mahsup sebebi sayılacağı açıkça düzenlenmiş olup imza yükümlülüğü cezadan mahsup sebebi olarak gösterilmemiştir.

Adli kontrol kararının ardından imza uygulaması ne zaman başlar?

Adli kontrol kararının sonrasında imza atmak için ilgili kolluk birimine ne zaman gidileceği merak edilen konulardan bir diğeridir. Adli kontrolde imza yükümlülüğü sürecinin bilinmesi olası ihlal durumlarının önüne geçmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Öncelikle adli kontrol kararının uygulanabilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir. Adli kontrol kararı kesinleşmişse bu kararı veren yetkili merci kararın infazı için elektronik yolla veya fiziki olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderir. Adli kontrol imza uygulamasına başlanması için şüpheli veya sanığa tebligat çıkarılır. Bu tebligatta imza yükümlülüğünün hangi sıklıkla hangi günlerde yapılacağı, ihlal halinde hangi yaptırımlara maruz kalınabileceği açıklanır. Tebliğ ile birlikte imza uygulaması başlar.

Hangi suçlarda imza atma yükümlülüğüne karar verilebilir?

Adli kontrol tedbirlerinden imza yükümlülüğünün hangi suçlarda uygulanabileceği ceza yargılamasına maruz kalan kişiler açısından büyük öneme sahiptir. Adli kontrol tedbirleri açısından hangi suçlarda uygulanacağı kanunda ayrı olarak düzenlenmemiş olup Ceza Muhakemesi Kanunun 109.maddesine göre tutuklama sebeplerinin varlığı halinde tutuklama yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

Adli kontrol tedbirleri tutuklama sebeplerinin varlığı halinde uygulanabileceğinden Ceza Muhakemesi Kanununun 100.maddesinde tutuklama nedenleri:

(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

c) Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • Soykırım ve insanlığa karşı suçlar
  • Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti
  • Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
  • Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
  • İşkence
  • Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
  • Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
  • Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
  • Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
  • 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
  • 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
  • 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
  • 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
  • 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
  • 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7.maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.
  • Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu.
  • Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu.” şeklinde düzenlenmiştir.

Sonuç olarak adli kontrolde imza yükümlülüğü genel olarak tutuklama nedenlerinin varlığında halinde tüm suçlarda verilebilmektedir. Tutuklama yasağı öngörülen hallerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilmektedir. Adli kontrol tedbirleri yerine tutuklamaya karar verilebilmesi için adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağının somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. Adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı durumda tutuklama kararı verilemez. Bu süreçte alanında uzman bir avukattan yardım alınması hak kaybına uğramamak açısından büyük öneme sahiptir.

Adli kontrolde imza yükümlülüğü kararı vermeye yetkili ve görevli mahkeme

Adli kontrolde imza yükümlülüğü kararının kimin tarafından verileceği merak edilen konulardan bir diğeridir. Ceza muhakemesi Kanununun 110.maddesinde adli kontrol kararına hükmedecek merciler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 110- Adli kontrol kararı ve hükmedecek merciler

(1) Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hakiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir.

(2) Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.

(3) 109.madde ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.

(4) Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından 109.madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir.”

Sonuç olarak adli kontrolde imza yükümlülüğüne soruşturma aşamasında sulh ceza hakimliği, kovuşturma aşamasında ceza yargılaması hangi mahkemede görülüyorsa karar verme yetkisi de o mahkemeye aittir.

Adli Kontrolde İmza İhlali Mazeret Dilekçesi
Adli Kontrolde İmza İhlali Mazeret Dilekçesi

Adli kontrol imza ihlali mazeret dilekçesi örneği

SAMSUN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMA BÜROSUNA

SORUŞTURMA NO:

ŞÜPHELİ:

MÜDAFİİ:

KONU: Adli kontrol yükümlülüğünün ihlal edilmesi hakkındaki mazeretimizin kabulü ve adli kontrol tedbiri olarak imza yükümlülüğüne devam edilmesi hakkında

Müvekkilim ……. soruşturma sayılı dosya kapsamında adli kontrol yükümlülüğü gereğince ayın 2. Ve 4. cumartesi günleri imzaya tabi tutulmuştur. İmza günlerine düzenli olarak giden müvekkilim ……..tarihinde sağlık sorunları nedeniyle imza gün ve saatinde emniyete gidememiştir. Müvekkilin sağlık raporu iş bu dilekçemizin ekinde yer almaktadır. Müvekkilim mazereti nedeniyle imza yükümlülüğünü yerine getirememiştir bu nedenle öncelikle mazeretimizin kabulünü ve adli kontrol tedbiri olarak imza yükümlülüğüne devam edilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

TALEP VE SONUÇ: Yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü adli kontrol yükümlülüğünün ihlal edilmesi hakkındaki mazeretimizin kabulünü ve adli kontrol tedbiri olarak imza yükümlülüğüne devam edilmesi hakkında karar verilmesini talep ediyoruz.

Adli kontrol imza yükümlülüğüne itiraz dilekçesi

SAMSUN SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ŞÜPHELİ:

MÜDAFİİ:

İSNAT EDİLEN SUÇ:

ADLİ KONTROL KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:

KONU: Adli Kontrol Kararına İtirazımızın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılması talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

1-) Müvekkilimiz hakkında …/… E. …/… K. sayılı dosyasıyla dava açılmış olup, söz konusu davanın neticesinde yerel mahkeme kararıyla …/…/… tarihinde 5271 sayılı kanun maddesi gereğince şüphelinin haftada bir salı günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına karar verilmiştir.

2-) Müvekkilim işçi olarak çalışmakta olup iş yeri ikametine çok uzak bir mesafede olduğundan servisle gidip gelmektedir. Servis saati mesai saatlerinden çok daha erken olduğundan hafta içi mesai saatlerinde ikametgahına yakın karakola müracaat edip imza atması mağduriyet yaşamasına neden olmaktadır. Müvekkilim hali hazırdaki işini de zar zor bulmuş olup, bu durum işini aksatmasına ve belki de kaybetmesine neden olabilecektir. Bu nedenle müvekkil hakkında verilen adli kontrol kararına itiraz etme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : 5271 kanun

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol kararına itiraz etmekle, mahkemenizden itirazımızın kabulü ile adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrolde imza ihlali kaç defa yapılır?

Adli kontrol tedbirlerinden olan imza yükümlülüğünün ihlali için şüpheli veya sanığa hak tanınmamış olup bir defa yapılacak imza yükümlülüğünün ihlalinde hakim veya mahkeme tutuklamaya, adli kontrol yükümlerinin değiştirilmesine karar verebileceği gibi imza yükümlülüğünün devamına da karar verebilir.

Adli kontrol imza ihlali cezası?

Adli kontrolde imza yükümlülüğünün ihlalinde mevzuatta ayrıca bir ceza yaptırımı düzenlenmemiş olup imza yükümlülüğünün ihlalinde tutuklama kararı verilebileceği gibi adli kontrol yükümlükülerinin değiştirilmesine karar verilebilir.

Adli kontrol 2 imza ihlali?

Adli kontrol imza yükümlülüğünün 2 defa ihlal edilmesi durumunda hakim veya mahkeme tutuklama kararı verebilir veya adli kontrol yükümlülüğünün değiştirilmesine veya birden fazla yükümlülüğünün uygulanmasına karar verebilir.

Adli kontrol imza ihlali mazeret dilekçesi nereye verilir?

Adli kontrolde imza yükümlülüğünün ihlalinde mazeret dilekçesi adli kontrol kararını veren yetkili merciye verilir.

Adli kontrol 1 defa imza atmayı unuttum ne yapmalıyım?

Adli kontrol tedbirlerinden imza yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda ihlalin haklı bir mazeret nedeniyle oluşması halinde mazeret dilekçesi ve buna ilişkin somut delillerin adli kontrol kararı veren sulh ceza hakimliği veya kovuşturma aşamasında verilmişse mahkemeye sunulması gerekmektedir

Adli kontrol imza sicile işler mi?

Adli kontrol tedbirlerinden olan imza yükümlülüğü adli sicile işlemez.

Adli kontrol kapsamında imza şehir dışına çıkabilir mi?

Adli kontrol kapsamında imza yükümlülüğü tedbiri kararı verilmişse şüpheli veya sanık şehir dışına çıkmak istediğinde mahkemeden imza yükümlülüğünü şehir dışındaki kolluk biriminde gerçekleştirmek için talepte bulunabilir.

İmza yükümlülüğü nasıl kalkar?

İmza yükümlülüğü adli kontrol altında geçen sürenin dolması, adli kontrol kararına haklı gerekçelerle itiraz edilerek mahkeme tarafından yapılacak değerlendirme üzerine kalkabilir.

Adli kontrol imza ne zaman biter?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, zorunlu hallerde bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıl, zorunlu hallerde uzatma süresi toplam üç yıldır. Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez. Bu süreler dolduğunda adli kontrol tedbiri sona erer.

bir yorum bırakın

Hemen Ara