Boşanma sonrasında kadın kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak bazı durumlarda boşanan kadın eşinin soyadını kullanmaya devam etmek isteyebilir. Bu noktada kadın boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaatinin bulunduğunu ve bunun boşandığı eşine zarar vermeyeceğini ispatlayabilirse eski eşinin soyadını kullanabilmektedir. Yazımızda eski eşin soyadını kullanma davası, davanın şartları, görevli ve yetkili mahkeme gibi konularda bilgi verirken aynı zamanda eski eşin itiraz hakkı ve koşulların değişmesi halinde eski eşin iznin kaldırılmasını talep etmesi hakkında da ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.
Eski eşin soyadını kullanma davası
Eski eşin soyadını kullanma davası boşanan kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etmek istemesi halinde başvurabileceği hukuki bir yoldur. Boşanma halinde kadın evlenmeden önceli soyadını yeniden alır. Ancak boşanan kadın eski eşinin soyadını kullanmasında menfaatinin bulunduğunu ve bu durumun eski eşine bir zararı olmayacağı ispatlarsa boşandığı eşinin soyadının kullanılmasına izin verilmesini mahkemeden talep edebilecektir.
Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmasına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 173.maddesinde ”Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.
Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. İlgili düzenlemede yer alan şartların sağlanması halinde eski eşin soyadını kullanmaya izin verilmesi için mahkemeye başvuru yapılabilmektedir.
Uygulamada boşanan kadın genellikle uzun süren evliliği nedeniyle iş ve sosyal çevresinde eski eşinin soyadı ile bilinmesi, müşterek çocuklarıyla farklı soyadını kullanmak istemeleri, resmi bütün işlemlerini eski eşinin soyadı ile yapılması nedeniyle eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmek istemektedir. Bu noktada boşanan kadın eşinin soyadını kullamasına izin verilmesini neden talep ettiğini, menfaatine ilişkin somut durumları mahkemeye sunmalıdır.
Sonuç olarak eski eşin soyadını kullanma davası boşanan kadının menfaatinin bulunması ve bu durumun eski eşine bir zarar vermeyeceğini ispatlaması halinde mahkemeden boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilmesi için açılır. Bu süreçte kadının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu somut olarak ortaya koyup ispatlaması kritik öneme sahiptir. Bu nedenle alanında uzman bir avukattan destek alınması hak kaybına maruz kalmamak açısından önemlidir.
Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanma şartları
Kadını boşandığı eşinin soyadını kullanması sadece talebe bağlı olmayıp kadının eski eşinin soyadını kullanmasında haklı menfaatinin bulunduğunu ve bunun eski eşe bir zarar vermeyeceğini ispatlaması gerekmektedir. Kadının bu şatları sağlamaması halinde açılacak davanın reddedilme ihtimali gündeme gelecektir. Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanma şartları:
- Kadının eski eşinin soyadını kullanmasında menfaati bulunduğunu ispat etmesi: Boşanan kadın eski eşinin soyadını kullanmakta haklı menfaatinin bulunduğunu somut olarak mahkemeye sunup ispatlamalıdır. Mahkeme mevcut durumun koşullarına göre değerlendirme yapacaktır. Uygulamada kadının iş ve sosyal hayatında eski eşinin soyadı ile tanınması, çocukları ile aynı soyadını taşıma isteği koşullarına göre haklı menfaat kapsamında değerlendirilmektedir.
- Kadının eski eşinin soyadını kullanmasının eski eşine zarar vermemesi: Boşanan kadın eski eşinin soyadını kullanmasının eski eşinin itibarını, sosyal ve ekonomik durumuna zarar vermeyeceğini ispatlamalıdır. Bu noktada eski eşin açılan davaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

Eski eşin soyadını kullanma davası görevli ve yetkili mahkeme
Eski eşin soyadını kullanmak isteyen kadın davanın nerede ve hangi mahkemede açılacağını sıklıkla merak etmektedir. Boşanan kadının eski eşin soyadını kullanmasına izin verilmesi için açacağı dava uygulamada ad ve soyadı değişikliği davasıyla sıklıkla karıştırılarak yanlış mahkemede açılmakta olup bu da davanın reddine ve sürecin uzamasına neden olmaktadır.
Eski eşin soyadını kullanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Eski eşin soyadını kullanması davasında yetkili mahkeme talebin ne zaman öne sürüldüğüne göre değişiklik gösterir. Kadın boşanma davası ile birlikte soyadını kullanma izni talep edecekse yetkili mahkeme boşanma davasında yetkili olan mahkemedir. Ancak boşandıktan sonra eski eşin soyadını kullanma davasında yetkili mahkeme davalı olan eski eşin yerleşim yeri mahkemesidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 06.05.2013 tarih 2012/14400 esas 2013/12695 sayılı kararında
”Boşanma halinde kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK.md.173).
Davacı kadın evlendiğini, boşandığını, boşandığı eşinin soyadını kullandığını ve şimdi de açtığı dava ile boşandığı kocasının soyadını kullanmak istemediğini ve bekarlık soyadını kullanmasına izin verilmesini istediğine göre uyuşmazlığın dayanağı Türk Medeni Kanununun 173. Maddesidir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.
Anlaşmalı boşanmada eşin soyadını kullanma
Anlaşmalı boşanma durumunda kadının boşandıktan sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmesini istemesi durumunda boşandığı eşi de bu durumu kabul ediyorsa anlaşmalı boşanma protokolüne bu durumla ilgili madde ekleyerek anlaşmalı boşanma protokolü hakimin onayına sunulur. Tarafların bu hususta uyuşmazlığının bulunmaması durumunda mahkeme tarafından onaylanarak boşanma kararı verilir.
İlgili Makale: Anlaşmalı Boşanmada Eşin Soyadını Kullanma
Eski eşin soyadını kullanma davasında eski eşin itiraz hakkı
Boşanan kadın Türk Medeni Kanunu’nun 173.maddesinde yer alan şartları sağlaması halinde mahkemeye başvurarak boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesini mahkemeden talep edebilecektir. Bu noktada kadının bu durumun eski eşine zarar vermeyeceğini de ispatlaması gerekmektedir. Eski eş soyadının kullanılmasının kendisine zarar vereceğini düşünüyorsa açılacak davaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
Eski eş boşandığı eşinin soyadını kullanması halinde zarar göreceğine ilişkin somut olguları mahkemeye sunmalıdır. Eski eş kadının soyadını kullandığında sosyal veya ekonomik olarak zarar göreceğini, itibarının zedeleneceğini veya eski eşinin soyadını kullanmasında menfaatinin bulunmadığına ilişkin itirazlarını mahkemeye sunabilir. Bu noktada öne sürülen itirazların mahkeme açısından dikkate alınması için bu durumu ispatlar delillerin de mahkeme sunulması gerekmektedir.
Koşulların değişmesi halinde kocanın iznin kaldırılmasını talep etmesi
Boşanan kadının eski eşinin soyadını kullanması haklı menfaatinin bulunması ve bunun eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlaması halinde mümkün kılınmıştır. Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 173.maddesinin 3.fıkrasında ”Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” şeklindeki düzenlemeyle eski eşe mevcut durumun koşullarına göre boşandığı karısının soyadını kullanmasına engel olma hakkı tanınmıştır.
Soyadı kullanılan koca ancak koşulların değişmesi halinde veya kadının soyadını kullanmasının kendisine zarar verdiğini ispatlaması halinde iznin kaldırılması için mahkemeye başvuru yapabilecektir. Kadının haklı menfaatinin devam ettiği durumlarda kocanın açacağı iznin kaldırılması davasının reddedilme ihtimali yüksektir. Bu nedenle eski eş kadının menfaatinin ortadan kalktığına ilişkin örneğin kadının meslek değiştirmesi nedeniyle soyadını kullanmakta menfaati kalmadığını, çocukların ergin olup evlenmesiyle aynı soyadını taşıma menfaatinin ortadan kalktığını gibi durumları mahkemeye ayrıntılı olarak sunmalıdır. Eski eş kadının soyadını kullanmasının itibarının veya sosyal hayatına zarar verdiğini iddia ediyorsa buna ilişkin olayları da mahkemeye sunmalıdır.
Sonuç olarak soyadı kullanılan eski eş koşulların değişmesi halinde kadının soyadını kullanmasında menfaatinin ortadan kalktığını veya soyadını kullanmasına devam etmesi nedeniyle zarar görmesi veya görecek olması nedeniyle dava açarak iznin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilecektir. Bu noktada eski eşin değişen koşulların varlığına ilişkin delilleri mahkemeye sunması kritik öneme sahiptir.
Eski eşin soyadını kullanma ne kadar sürer?
Boşanan kadın eski eşinin soyadını kullanmak için dava sürecine girmeyi düşündüğünde davanın en kadar süreceğini sıklıkla merak etmektedir. Ancak dava süreci mahkemelerin iş yükü yoğunluğu, araştırılacak hususların niteliği ve deliller, eski eşin davaya itirazına göre değişiklik göstermektedir.
Eski eşin soyadını kullanma davası mevcut durumun koşullarına göre eski eşin itirazlarını öne sürmesi ve bunların değerlendirilmesi, boşanan kadının haklı menfaatlerinin araştırılması için sunulan delillerin değerlendirilmesi, tanık dinlenmesi, mahkemelerin iş yükü yoğunluğuna göre uzayabilmektedir. Kesin süre verilmesi mümkün olmasa da yaklaşık olarak 6 ay ile 1 sene sürebilmektedir. Mevcut durumun koşullarına göre süre uzayıp kısalabilmektedir.
Eski eşin soyadını kullanma dava dilekçesi
……………. NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI: Adı-Soyadı, T.C Kimlik Numarası, Adres
VEKİLİ:
DAVALI:Adı-Soyadı, T.C Kimlik Numarası, Adres
KONU: Eski eşin soyadını kullanmaya izin talebimiz
AÇIKLAMALAR: Taraflar …….. Aile Mahkemesinin ../../…. Tarihinde verdiği …./… Esas ve …./… karar sayılı ilamıyla boşanma davası sonuçlanmış ve ../../… tarihinde bu karar kesinleşmiştir. Tarafların evlilikleri…… sene sürmüştür. Müvekkilim uzun yıllar uzun yıllar boşanmış olduğu eşinin soyadını kullandığından sosyal çevresinde bu soyadı ile tanınmaktadır. Müvekkilim sadece sosyal çevresinde değil iş hayatında da eski eşinin soyadı ile tanınmaktadır. Ayrıca tarafların ……. doğumlu müşterek çocukları bulunup, müvekkilimle müşterek çocuğun soyadlarının farklı olması müvekkilim ve müşterek çocuk açısından sosyal hayatlarını olumsuz etkilemektedir. Müvekkilimin eski eşinin soyadını kullanması davalıya herhangi bir zarar vermesi de mümkün değildir. Bu nedenle eski eşinin soyadını kullanması müvekkilin menfaatinedir. Türk Medeni Kanunu’nun 173.maddesi gereğince müvekkilin boşandığı eşinin soyadını kullanılmasına izin verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve sair ilgili mevzuat
HUKUKİ DELİLLER: Nüfus Kaydı, ….. Aile Mahkemesi’nin …/… Esas, …/… sayılı kararı, iş ilişkilerine eski eşin soyadını kullandığını gösteren belgeler, Tanık İfadeleri ve sair hukuki deliller.
TALEP: Yukarıda açıkladığımız ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerden ötürü, müvekkilin boşandığı eşinin soyadı olan …….. soyadını kullanmasına izin verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Eski eşin soyadını kullanma davası yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.12.2021 tarih 2021/7518 esas 2021/9872 sayılı kararında
”Somut uyuşmazlıkta tarafların 2006 yılında evlendikleri, 2009 doğumlu … ve … isimli ikiz ortak çocuklarının dünyaya geldiği ve 2011 yılında Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma protokolü kapsamında tarafların karşılıklı kabulü ile kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam ettiği davanın açıldığı tarih itibari ile davalı kadının 7 yıldır eşinin soyismini kullandığı anlaşılmıştır.
TMK’nin 173/4. maddesi uyarınca kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılabilmesi koşulların değişmesi haline bağlı olup, ispat yükü boşanan kadının soyadının kullanılmasında artık menfaati kalmadığı yahut kadının soyadını kullanmasının kendisine zarar verdiği iddiasında bulunan davacıdadır.
Tarafların ortak çocuklarının velayeti davalı annede bulunduğu, çocukların halen ergin olmadığı, bu kapsamda çocukların üstün yararının devam ettiği, keza davacı koca tarafından kadının soyadını kullanımından kaynaklı somut bir zararın da ispat edilemediği, taraflar arasında kadın hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlanan soruşturma dosyası bulunması ve karşılıklı kişisel ilişkiye yönelik dava bulunmasının da tek başına kocanın soyadının kullanımından kaynaklı zararına dayanak gösterilmeyeceği, netice olarak davanın reddi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.10.2022 tarih 2022/8087 esas 2022/7712 sayılı kararı
”Somut uyuşmazlıkta, tarafların boşandıktan sonra da birlikte yaşamaya devam ettikleri ve davalı kadının davacı kocanın soyadını kullanmasına ilişkin davasının bu dönemde İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi’nin 2017/461 esas sayılı dosyasında verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bundan sonra davalı kadının, başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir. TMK m. 173/3 koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.03.2015 tarih 2014/23501 esas 2015/5664 sayılı kararında
”Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa; istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir (TMK.md.173/2).
Koca, koşullarının değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK.md.173/3).
Toplanan delillerden; davalı kadının, 12.10.2011 tarihinde kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı gereğince boşandığı kocasının “Karaca” olan soyadını taşımasına izin verildiği, bu iznin kaldırılmasını gerektirecek Türk Medeni Kanununun 173/3. maddesi anlamında bir durumun kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacı kocanın, davalı kadının “Karaca” soyadını taşımasına iznin kaldırılması davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru bulunmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 12.09.2024 tarih 2023/9115 esas 2024/5846 sayılı kararında
”Tarafların ortak çocuklarının bulunduğu, ortak çocuğun velayetinin anneye verildiği, kadının 15 yıldır erkeğin soyadı ile tanındığı değerlendirildiğinde kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaatinin bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispat edilmiş olup kadının talebinin kabulü gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin menfaati ispat edilmediği gerekçesi ile kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilmesi talebinin reddi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.10.2014 tarih 2014/13489 esas 2014/20192 sayılı kararında
”Davacı Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla; boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verildiğini, ancak bu soyadını kullanmasında artık hiçbir yararının kalmadığını ileri sürerek, boşandığı kocasının soyadını kullanmasına dair iznin kaldırılarak bekarlık soyadına dönmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair karar Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 173/2. maddesine göre verilen izin kararının kaldırılmasına ilişkindir. Bu davada husumet davanın niteliği itibariyle eski eşe yöneltilecektir. Nüfus Müdürlüğü’nün bu davada husumet ehliyeti yoktur. Hal böyle olunca taraf sıfatı bulunmayan Nüfus Müdürlüğü’ne karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

