Türk Medeni Kanunu 176. madde tazminat ve nafakanın ödenme biçimine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Maddi tazminat ve nafakanın toplu veya mevcut duruma göre taksitlerle ödenebileceği, manevi tazminatın ise taksitlerle irat biçiminde ödenemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca nafakanın kaldırılacağı veya azaltılacağı durumlarla ilgili de düzenleme yapılmıştır.
TMK 176. madde
Türk Medeni Kanunu 176. madde tazminat ve nafakanın ödeme biçimi:
- Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
- Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
- İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
- Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
- Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
İlgili Makale: Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması Davası
Türk Medeni Kanunu 176. madde gerekçesi
Maddenin birinci ve ikinci fıkrası yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır.
Yürürlükteki maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası birleştirilmek suretiyle üçüncü fıkra olarak kaleme alınmış; iradın arttırılması veya azaltılmasını gerektiren haller maddede dördüncü fıkra halinde; hükme bağlanmıştır.
Maddenin beşinci fıkrasıyla istem halinde, hakime, maddi tazminat ya da nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğine ilişkin karar verebilmesi olanağı sağlanarak, ekonomik ve mali açıdan güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl masraf ve emek sarfı suretiyle arttım davaları açmaları önlenmek ve bu nedenle mağduriyetlerine son verilmek istenmiştir.
Türk Medeni Kanunu 176. madde tazminat ve nafakanın ödenme biçimi yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 12.12.2013 tarih 2013/16542 esas 2013/29453 sayılı kararı
”Yasal olarak yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK. m. 176/1) ise de; somut olayda nafaka yükümlüsünün, çalışması karşılığı kazancını “aylık” olarak elde ettiği, başkaca mal varlığı ve servetinin bulunmadığı görülmektedir. Toptan ödeme, ödenecek miktarın peşin sermaye değeri de dikkate alındığında, durumuna uygun değildir. O halde, yükümlünün, yoksulluk nafakasını aylık irat şeklinde ödenmesinin durumuna uygun olacağı gözetilerek, bu yönde hüküm kurulması gerekirken, nafakanın toptan ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamıştır” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 11.03.2013 tarih 2013/3137 esas 2013/4038 sayılı kararı
”TMK 176/4 maddesi hükmüne göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın artırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir.
TMK. 182/2.maddesine göre; “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır”. Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur”(TMK. 330/1).
Somut olayda; tarafların 23/03/2011 tarihinde boşandığı, ortak çocuk Tuğçe’nin 1998 doğumlu olduğu, davacının ev hanımı olup, babasının evinde kaldığı, geçimini babasının sağladığı, davalının ise emekli ve 700 TL maaş aldığı, eşi, çocuğu, annesi ile kendi evinde kaldığı, daire dükkan, tarla, arsa sahibi olduğu, kira geliri bulunduğu anlaşılmaktadır.
Boşanma kararının kesinleştiği tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında birkaç ay bulunduğu, bu süreçte paranın satınalma gücünün azaldığının söylenemeyeceği gibi tarafların ekonomik sosyal durumlarında yasanın aradığı anlamda bir değişikliğin bulunmadığı, nafakanın artırılmasına karar verilmesinin taraflar arasında oluşan dengeyi bozacağı, hakkaniyete aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece TMK 176/4.maddesinde yeralan şartlar bulunmadığı halde talebin kabulüne karar verilmesi TMK 4.maddesinde yeralan hakkaniyet ilkesine de aykırı bulunduğundan reddi gereken davanın kabulüne dair verilen kararın bozulması gerekmiştir” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 28.12.2021 tarih 2021/9082 esas 2021/10173 sayılı kararında
”Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Yasal olarak yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK. m. 176/1).
Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı- karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre ve yaşları da dikkate alındığında kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 176/1. maddesi nazara alınarak, hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere “Toptan ödeme” yönünde karar verilip verilemeyeceği hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.12.2025 tarih 2025/3439 esas 2025/11100 sayılı kararı
”Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi gereği toplu yoksulluk nafakası olarak aylık 1.000,00 TL’den 2 yıllık olmak üzere 24.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmedildiği belirtilmiştir. Toptan yoksulluk nafakası belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre ve yaşları hakkaniyet ilkesi nazara alınarak, hakimin takdir yetkisi çerçevesinde bir miktar belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, aylık yoksulluk nafakasının belirli bir ay ile çarpılarak hükme bu hesaplama yazılmak suretiyle toptan yoksulluk nafakasının belirlenmesi doğru görülmemiştir” şeklinde karar verilmiştir.

