Skip to main content

Adli Yardım ( Ücretsiz Avukat)

Adli Yardım (Ücretsiz Avukat)

Türk hukukunda vatandaşlarımız Anayasa’nın 36. Maddesinin düzenlenmesiyle “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” tanınan hakka dayanarak dava açma hakkına sahiptirler. Bu hakkını kullanmak isteyip hukuki bilgi eksiliği ve maddi yetersizliklerden dolayı tek başına hakkını arayamayan vatandaşlar avukat yardımına ihtiyaç duymaktadırlar. Bu noktada adli yardıma başvurmaları onlar için en mantıklı seçenek haline gelmektedir.

Yazımızda adli yardım nedir, adli yardımın şartları, adli yardımın hangi davaları kapsayacağını, adli yardım başvurusunun nereye yapılacağı ve nasıl inceleneceğini, adli yardım için gerekli belgeler gibi konularda ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.

Adli yardım nedir?

Adli yardım, maddi durumu elverişsiz olan kişilerin mahkeme masraflarını karşılayamaması nedeniyle adalete erişim hakkından mahrum kalmaması için devlet ve barolar tarafından sağlanan ücretsiz avukatlık ve hukuki destek hizmetidir.

Adli yardım vatandaşların maddi yetersizliklerinden dolayı mahkeme masraflarını karşılayamaması halinde hak arayışlarından mahrum kalmaması için tanınan bir olanaktır. Anayasa’nın madde 5 (Devletin temel amaç ve görevleri), madde 10 (Kanun önünde eşitlik) ve madde 36 (Hak arama hürriyeti) bu maddeler gereğince vatandaşların bu haklardan yararlanabilmesi adli yardım ile mümkün hale gelmiştir. Adli yardım Avukatlık Kanunu 176.maddesinde“Adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Adli yardım hangi davaları kapsar?

Adli yardım başvurusu yapacak kişiler açısında hangi davalarda adli yardım talep edilebileceği sıklıkla merak edilen konuların başında gelmektedir. Adli yardım talebinde bulunulabilecek davaların doğru bilinmesi hak kaybına maruz kalmamak açısından kritik öneme sahiptir.

Adli yardım açılmış veya açılacak tüm hukuk davalarında (asliye hukuk mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi, aile mahkemesi, tüketici mahkemesi, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi, kadastro mahkemesi, icra mahkemesi, iş mahkemesi, sulh hukuk mahkemesi), idari davalarda (idare mahkemesi, vergi mahkemesi), çekişmesiz yargı işlerinde, icra ve iflas takiplerinde, delil tespitinde, ihtiyari tedbir ve ihtiyati hacizlerde geçerlidir. Adli yardım bahsedilen davaların içeriğine giren hak mağduriyetlerinde vatandaşların başvurabilecekleri bir olanaktır.

Vatandaşlar maddi durumun elverişsiz olması nedeniyle hukuki yararının bulunduğu davayı açmaması, kendisini daha iyi temsil ettirmesi için avukat tutamaması gibi normal karşılanabilir olmayan durumların önüne geçmektedir. Adli yardım vatandaşların Anayasal hakkı olan hak arama hürriyeti kapsamında adli yardımın kapsadığı davalarla ilgili haklarını maddi olanaklarını ve avukatlık ücretlerini düşünmeden haklarını aramalarını kolaylaştırmaktadır.

Adli yardımın şartları nelerdir?

Adli yardım başvurusunda gerekli şartların sağlanmaması başvurunun reddi ile sonuçlanabilir. Adli yardımla ilgili genel hatlara bakıldığında maddi olanaklara sahip olmayan vatandaşlar bakımından hak mağduriyetlerinin önüne geçmek amacıyla getirilmiş bir haktır.

Hak arama özgürlüğü, Anayasa’da güvence altına alınan önemli haklardan biri olmaktadır. Bu önemli hakkı ekonomik yetersizlik gibi sebeplerden dolayı kullanılmasına engel oluşturması Anayasa’nın 5. maddesinde de bahsedilen sosyal hukuk devletine de aykırılık oluşturacaktır. İşte bu nokta bu hakkın kullanılmasına engel oluşturmaması için adli yardım hakkı, maddi imkânsızlık yaşayan bireylerin haklarını etkili bir şekilde savunabilmelerini sağlayan önemli bir hukuki güvence olarak karşımıza çıkar.

HMK madde 334 başta olmak üzere diğer mevzuat hükümlerinde de düzenlenen adli yardım, belirli şartların sağlanması halinde kişilere maddi olanaklardan yoksunluk gibi sebeplerden dolayı hak arama hürriyetlerini güvence altına almaktadır. Yukarıdaki paragrafta bahsettiğimiz adli yardımdan yararlanabilmek için aranan şartlar bu konuda sıkça vatandaşların akıllarına takılan konulardan biri olmaktadır. Adli yardım şartları:

  • Kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama ve takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuksal koruma taleplerinde ve icra takiplerinde, haklı oldukları yönünde kanaat uyandırmak kaydıyla Adli Yardımdan yararlanabilir. (HMK m. 334/1) bu maddenin ilk cümlesinden anlaşılması gereken kişinin yoksulluk içerisinde olmasıdır. Yoksulluğun tanımı ise kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden, gereken yargılama ve takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünün olmamasıdır. Yoksulluk koşulu adli yardımın ilk şartıdır.
  • İkinci şartı ise haklılık koşuludur haklılık koşulu ise HMK madde 334/1 de geçmektedir. Bu maddeden haklılık koşulunu sağlanması için gereken şartları açıklamak gerekirse davadaki taleplerin kesin olarak ispatlanması aranmamaktadır. Aranan şart, iddia ve savunmanın ya da diğer taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Mahkeme , ileri sürülen iddiaların ciddi ve hukuken tartışılabilir olup olmadığını, kötü niyetle veya sırf yargı mercilerini meşgul etmek amacıyla açılmış açıkça temelsiz bir başvuru bulunup bulunmadığını değerlendirmesidir. Bu bakımdan kişinin haklılık koşulunu sağlaması onun bu davayı kazanmasını ispatlaması anlamına gelmektedir, yalnızca talebinin hukuki korumaya değer nitelikte kötüniyet olmadan ortaya konulmasını ifade etmektedir.

Türk vatandaşı olmayanlar adli yardımdan yararlanabilir mi?

Adli yardım kapsamında kimlerin talepte bulunabileceği uygulamada merak edilen konulardan bir diğeridir. Adli yardımdan yararlanabilme hakkı maddi durumdan yoksun olan kişilerin hukuki haklarını kullanabilmeleri için getirilen bir olanak olduğundan Türkiye’de dava açmak veya kendisini bir davada savunmak zorunda kalan ve Türk vatandaşı olmayan kişilerin sıklıkla merak ettiği konulardan biridir.

Türk vatandaşı olmayan kişiler adli yardım hakkının sadece Türk vatandaşlarının yararlanabileceği bir hak olduğunu ve bu haktan kendilerinin yararlanamayacaklarını düşünmektedirler. Adli yardım yalnızca Türk vatandaşları için olan bir hak olmayıp maddi olanakları bulunmayan, talepleri açıkça dayanaktan yoksun değilse, adli yardım başvurusunda gerekli belgeler tamamlanmışsa ve karşılıklılık (mütekabiliyet) şartının da mevcutsa Türk vatandaşı olmayan yabancı uyruklu vatandaşların da adli yardım hakkından yaralanabilme hakkına sahiptir. Karşılıklılık şartı, Türkiye’de adli yardım talebinde bulunan yabancının vatandaşı olduğu ülkede, Türk vatandaşlarının da adli yardımdan yararlanabilmesi ile sağlanır. Karşılıklılık şartının ispatında, iki taraflı veya çok taraflı uluslararası antlaşmalar ve ilgili ülkedeki Türk vatandaşlarına bu hakkın verildiğini gösteren fiili uygulamaların ispatı yeterlidir.

Sonuç olarak Türk vatandaşı olmayan kişiler maddi olanaklarının olmaması, adli yardım şartlarını sağlamaları ve gerekli evrakları sunmaları, karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı da varsa adli yardımdan yararlanabilirler.

Adli yardım başvurusu nereye yapılır?

Adli yardım hakkından yararlanmak isteyen vatandaşların en çok merak ettiği ve can alıcı konu olan adli yardım başvurusunun nereye yapılacağıdır. Bu noktada izlenecek yollar davanın türüne, yargılamanın bulunduğu aşamaya ve talep edilen hukuki desteğin kapsamına göre değişmektedir.

Adli yardım mevcut durumun şartlarına göre ikamet edilen baronun adli yardım bürosuna bazı hallerde ise davaya bakacak veya davanın görüldüğü mahkemeye yapılmalıdır. İcra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemelerine başvuruda bulunması gerekmektedir. Adli yardım talebinde bulunmadan önce hangi kuruma başvurmanız gerektiğini bilmeniz ve gerekli belgeleri eksiksiz olarak sunulması başvuru sürecini hızlandıracağı gibi hak kaybı yaşamanızı önleyecek en önemli adımlardan biridir.

Adli yardım alan vatandaşın ilk derece mahkemesinde yargılaması sona erdikten sonra ise kanun yollarına başvuru hakkı doğabilmektedir. Bu noktada ilk derece yargılaması sona erdikten sonra, yani kanun yolu aşamasında hukuk yargılamasında; bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’a, idari yargıda bölge idare mahkemesi veya Danıştay’a adli yardım başvurusunda bulunulabilir. Özetlemek gerekirse yargılamanın tüm aşamalarında adli yardım talebinde bulunabilmeleri mümkündür.

Adli Yardım İçin Gerekli Belgeler
Adli Yardım İçin Gerekli Belgeler

Adli yardım için gerekli belgeler

Adli yardım hakkının kullanılabilmesi için sadece maddi durumundan yoksulluk ve davada haklılık kanaati uyandırma yeterli olmamaktadır. Başvurunun kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin eksiksiz sunulması büyük önem taşımaktadır. Mahkemeler ve barolar başvuruyu başvuru sahibinin adli yardım şartlarını adli yardım ile ilgili sunulan belgeler üzerinden değerlendirmektedir.

Adli yardım ile ilgili koşulların sağlandığı durumlarda belgelerde eksiliğin olması önemli hak kayıplarına neden olmaktadır bu hak kayıplarını yaşamamak için ilgili belgeleri bilmek önemli bir konuma gelmektedir. Adli yardım başvurusu için gerekli belgelerin bir çoğunu kolay ve hızlı bir şekilde E-Devlet kapısından temin etmek mümkündür. Adli yardım için gerekli belgeler:

  • Adli yardım başvuru formu
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikametgâh belgesi.
  • Gelir belgesi: Çalışıyorsa maaş bordrosu; çalışmıyorsa SGK kayıtları veya muhtarlıktan alınan fakirlik belgesi.
  • Taşınır ve taşınmaz mal bildirimi: Araç, gayrimenkul, banka hesabı gibi varlıklara ilişkin beyan.
  • Bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı ve bu kişilere ilişkin belgeler (çocuk nüfus cüzdanı, eş kimliği vb.).
  • Dava konusunu özetleyen dilekçe: Hangi hakkın korunması amacıyla adli yardım talep edildiğinin açıklandığı kısa bir dilekçe.
  • Varsa delil belgeler: Sözleşme, ihtarname, mahkeme tebligatı gibi davaya ilişkin belgelerin fotokopileri.

Adli yardım başvurusunda gerekli belgeler eksiksiz sunulduğunda başvuru süreci önemli ölçüde hızlanır. Eksik belge nedeniyle reddedilen başvurular, belgeler tamamlandıktan sonra yeniden yapılabilir.

Adli yardım başvuru formuna bu linkten ulaşabilirsiniz.

Adli yardım başvurusu nasıl yapılır ve nasıl incelenir?

Adli yardım maddi olanakları olmayan kişilerin haklarını aramaları için önemli bir olanak olmaktadır. Adli yardımdan haberdar olan kişilerin akıllarında başvuruyu nasıl yapacakları önemli sorun olarak belirmektedir. Adli yardım başvurusunda doğru adımlar izlendiğinde, barolar veya ilgili mahkemeler arayıcılığıyla adli yardım talebinde bulunmak oldukça sistematik bir şekilde ilerler.

Baroya adli yardım talebinde bulunan kişi, adli yardım talebini hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine iletir. Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri talep üzerine başvurucudan, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal bilgileri, aylık kazancı, ailevi durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı gibi gerekli bilgi ve belgeleri ister. Bu belgeler eksiksiz şekilde getirildiğinde başvuru süreci oldukça hızlanır ancak eksik bir belgenin varlığı halinde başvuru reddedilir. Ret halinde başvuru sahibi başvuru hakkını kaybetmez, belgelerini tamamlandıktan sonra tekrardan başvurabilme hakkına sahiptir.

Başvuru sahibi adli yardımdan yararlanabilmek için gerekli olan şartları taşımak zorundadır. Maddi olanaklarının olmamadığını ve davada haklılık kanaati uyandıracak delilleri sunmak zorundadır. Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri adli yardım talebini baroya ileten başvurucunun talebinin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar, gerektiğinde karar verir.

Mahkemeye adli yardım talebinde bulunan kişi ise iddiasının özeti ile birlikte adli yardım koşullarının ilki olan maddi olanaklarının olmadığını kanıtlayacak belgeleri ve diğer şart olan dava ve takipte haklılık kanaati uyandırma şartını da göstereceği delileri mahkemeye sunmalıdır. Adli yardım başvurusu kapsamında mahkemeye sunulan dilekçe ve ek belgeler herhangi bir harç veya vergiye tabi değildir. Başvurunun incelenmesi sırasında mahkeme, dosya üzerinden değerlendirme yaparak duruşma açmadan karar verebilir. Bununla birlikte, başvuru sahibinin duruşma talep etmesi hâlinde inceleme duruşmalı olarak gerçekleştirilir.

Mahkemelerin adli yardım talebi konusunda vereceği kararlar kesin nitelik taşımazlar bundan dolayı mahkemenin verdiği karar, kararın kişiye tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edebilme haklarını doğurmaktadır. Adli yardım talebinin reddi kararına yapılan itiraz sonucunda verilen kararlar kesindir.

Adli yardım talebinde bulunan kişinin başvurusunun onaylanması durumunda inceleme aslında tamamen bitmektedir, adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucunda yanlış bilgi verdiği ortaya çıktığında adli yardım hakkını kötüye kullanmış olacağından adli yardım kararı kaldırılır. Adli yardımın kaldırıldığı diğer bir durum ise şudur adli yardım talebi kabul edilen kişinin daha sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa adlı yardım talebi bu durumda da kaldırılır.

İlgili Makale: Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Adli yardım talebinin reddine itiraz dilekçesi

……… AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI: Adı-soyadı, Adres

VEKİLİ: Av. Cansu Bayramoğlu

KONU: Adli yardım talebinin reddine karşı itirazlarımızın sunulması hakkında

AÇIKLAMALAR: Mahkemenizdeki çekişmeli boşanma davasında müvekkilim adli yardım talep edebilmek için gerekli şartları sağladığından adli yardım talebinde bulunma zorunluluğumuz doğmuştur. Mahkemenizce talebimiz …… tarihinde reddedilmiş olup yasal süre içinde itirazlarımızı sunuyoruz. Şöyle ki; müvekkilim mahkemenize sunmuş olduğumuz ekonomik durumunu gösterir delillerden de anlaşılacağı üzere müvekkilim yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksundur. Adli yardım başvurumuzun kabul edilmemesi halinde müvekkilimin davayı takip etmekte zorluğa düşecektir. Tüm bu nedenlerle adli yardım talebimizin reddine dair itirazlarımız ve talebimizin tekrar değerlendirmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ DELİLLER: Adli yardım talebi belgeleri, … Mahkemesi kararı ve sair tüm deliller.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK ve sair ilgili mevzuat

TALEP: Yukarıda açıkladığımız ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerden ötürü, adli yardım talebimizin reddine dair itirazımızın kabulü ile adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. 

Adli yardım kararı ve etkisi

Adli yardım talebinin kabul edilmesi halinde sağladığı yararlar yalnızca yargılama giderlerinden geçici muafiyet olmayıp aynı zamanda maddi imkânsızlıklar nedeniyle hak arama özgürlüğünün engellenmesini de önleyen önemli bir hukuki güvence olmaktadır. Adli yardım kararının kabulü ile birlikte, başvurucu belirli yargılama ve takip giderlerini peşin ödemek zorunda kalmadan davasının açabilir, savunmasını yapabilir veya icra takibini sürdürebilir. Avukat görevlendirilmesi için gerekli bazı şartların varlığının bulunması gerekmektedir bu şartları sağlayan vatandaşlar avukat görevlendirmesine sahip olmaktadırlar.

Adli yardım talebi reddine ilişkin kararlar da ise adli yardım başvurusunun başvuru yapan kişiye tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir. Adli yardım kararlarının bir diğer sonucu da adli yardıma karar verildikten sonra, talebin baştan beri haksız olduğunun, bu konuda kasten ya da ağır kusurla yanlış bilgi verildiğinin veya adli yardım koşullarının sonradan ortadan kalktığının, kişinin malî durumunun iyileştiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece adli yardım kararının kaldırılabilmesidir.

Adli yardım kararları, kişiye özgüdür, yani adli yardım başvurunun şartlarını taşıyan kişinin başvurusunun onaylanması durumda bu karardan şartları sağlayan başvuru sahibi yararlanabilir; bu kişinin mirasçıları, cüzi halefleri, o kişi yanında katılan fer’i müdahil veya dava arkadaşları adli yardımdan yararlanamaz.

Adli yardım kararı, hangi dava veya iş için verilmişse sadece o dava veya iş için geçerlidir. Yani başka bir dava veya iş için o dava işle ilgili koşulları sağlamanız ve tekrardan başvurmanız gerekmektedir. Bu nedenle aynı taraflar arasında, o dava ile birlikte görülen karşılık davada geçerli olmaz. Zira, her davanın haklılık koşulu ayrı ayrı değerlendirilir. Davaların birleştirilmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Yargılamanın yenilenmesi de ayrı, yeni bir dava olduğundan, ilk davada verilen adli yardım kararı yargılamanın yenilenmesi davasında geçerli olamaz.

Adli yardımda daha önce bir harcama yapılmışsa onu kapsamayıp adli yardım kararı verildikten itibaren geçerlidir. Adli yardım kararı ile sağlanacak muafiyet ve kolaylıklar HMK 335.maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemeye göre:

  • Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar:
    • Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.
    • Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.
    • Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.
    • Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.
  • Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir.
  • Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli yardım neticesinde tüm ödemelerden muaf tutulur muyum?

Adli yardımdan yararlanan kişilerin tüm ödemelerden kesin olarak muaf tutulduğu anlaşılmamalıdır. Kural olarak dava açılırken mahkemeye yatırılacak harçlar ve dava sürecinde çıkabilecek yargılama giderleri geçici olarak ertelenir veya devlet tarafından karşılanır; ancak davanın sonucuna ve mahkemenin kararına göre bu giderlerin sonradan ödenmesi gerekebilir ya da mahkeme bunların tamamından veya bir kısmından muaf tutulmanıza karar verebilir. Bu durum mahkemenin takdir yetkisindedir.

Tüm davalarda adli yardım almak mümkün mü?

Adli yardıma her dava türünde başvurulabilmesi mümkün değildir. Hukuk ve idari yargıdaki birçok dava ile icra takiplerinde adli yardım talep edilebilirken, ceza yargılamalarında ise farklı usul ve kurallar çerçevesinde ücretsiz hukuki destek sağlanmaktadır.

Adli yardım kararıyla atanan avukatın ücretini kim öder?

Adli yardım kapsamında görevlendirilen avukatın ücreti başvurucu tarafından bizzat değil, Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Bu sayede maddi imkandan yoksun olan kişiler, avukatlık hizmetinden yararlanabilirken ayrıca avukatlık ücreti ödeme yükü altına girmez.

Ceza davalarında adli yardımdan faydalanmak mümkün mü?

Ceza davalarında uygulanan sistem hukuk davalarındaki adli yardımdan farklıdır. Şüpheli, sanık veya bazı durumlarda mağdur ve şikayetçiler, kanunda öngörülen şartların varlığı halinde baro tarafından görevlendirilen avukattan ücretsiz olarak yararlanabilir.

Dava açıldıktan sonra adli yardım başvurunda bulunulabilir mi?

Birçok kişi sadece dava açılmadan önce başvurulabileceğini düşünse de gerçek bu değildir. Dava açılmadan önce ve dava açıldıktan sonra da adli yardım kararın verilmesi mümkündür ancak dava açıldıktan sonra adli yardım kararı verilmesi hâlinde, daha önce ödenmiş veya doğmuş yargılama giderleri kural olarak geriye dönük olarak karşılanmaz.

Adli yardımdan yararlandığım davada haksız çıksam yargılama giderlerini öder miyim?

Adli yardımdan yararlanarak görülen bir davada haksız çıkmanız halinde adli yardım nedeniyle ertelenen yargılama giderleri, davanın sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir; ancak ödeme yükümlülüğünün ciddi mağduriyet yaratacağı anlaşılırsa mahkeme giderlerin tamamından veya bir kısmından muaf tutulmanıza ya da taksitle ödemenize karar verebilir.

bir yorum bırakın

Hemen Ara