Skip to main content

Türk Medeni Kanunu 405. Madde

Türk Medeni Kanunu 405. madde

Türk Medeni Kanunu 405. Madde akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle kişinin kısıtlanmasını düzenlemiştir. Akıl hastalığı veya zayıflığına sahip kişi kendi işlerini yapamıyorsa, korunması veya bakımı için yardıma muhtaçsa, başkalarının güvenliğini tehlikeye sokacak durumdaysa kısıtlanmasına karar verilebilir. Bu duruma ilişkin bilgisi olan idari makamlar, noterler ve mahkemeler vesayet makamına bildirmeleri gerekmektedir.

TMK 405. madde

Türk Medeni Kanunu 405. Madde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kişinin kısıtlanması:

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
  • Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Türk Medeni Kanunu 405. madde gerekçesi

Maddede kısıtlama sebebi olarak akıl hastalığı ile akıl zayıflığı hâlini düzenlenmektedir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle bir kişinin kısıtlanması için, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden işlerini göremez olması veya korunması ya da bakımı için sürekli yardıma muhtaç bulunması veyahut bu yüzden başkalarının güvenliği için bir tehlikenin mevcut olması gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur. Hüküm değişikliği yoktur.

Türk Medeni Kanunu 405. madde yargıtay kararları

Yargıtay 18.Hukuk Dairesi 05.10.2015 tarih 2015/1078 esas 2015/13603 sayılı kararı

”Davacı vekili dava dilekçesinde; babaannesi …’in Türk Medeni Kanununun 405. Maddesi gereğince akıl zayıflığı ve 406. maddesi uyarınca da malvarlığını kötü yönetimi sebebiyle kısıtlanarak vasi atanmasını istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde, savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacaağı hükme bağlanmıştır.

Hükme esas alınan raporda, şahsa vasi tayini gerekmediği sadece TMK nun 405. maddesi bakımından değerlendirme yapılacağı bildirildiği ve dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcut olduğu halde; mahkemece, TMK nun 406. maddesi uyarınca bir araştırmaya gidilmemiştir. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 20.03.2018 tarih 2018/1482 esas 2018/9679 sayılı kararı

”Dosyadaki kısıtlı adayına ait …Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.08.2015 tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda; kısıtlı adayının mevcut sağlık durumu itibariyle TMK 405 maddesi uyarınca vasi tayini gerektiği, hukuki işlemlerini hastalık dönemlerinde usulüne uygun yürütemeyeceği, başkalarının emniyetini tehdit etmediği, vesayet kararının 5 yıl sonra yeniden değerlendirilmesinin ve kişinin mevcut tedaviden fayda gördüğü göz önünde bulundurularak tedavisinin aksamasını engellemek için beş yıl boyunca birer aylık aralarla kontrol edilmesi gerektiği bildirildiğine göre, mahkemece; kısıtlı adayının iyileşmesi halinde kısıtlılığın kaldırılabileceği düşünülmeden rapor tarihi olan 06/08/2015 tarihinden itibaren 5 yıl süreye karşılık gelen 06/08/2020 tarihine kadar kısıtlanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 16.01.2018 tarih 2017/7730 esas 2018/423 sayılı kararı

”Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. ve 406. maddesi kapsamında vesayet altına alınması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.” Aynı Yasanın 406. maddesinde ise “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ve tanık beyanları, dosya kapsamındaki harcama belgelerine göre TMK m. 406 gereği yasal danışman atanmasına karar verilmiş ise de; Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Hal böyle olunca yukarıda gösterilen yasal düzenleme karşısında; savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da tarafların iddia ettikleri banka kayıtları, maaş hesabı, kredi evraklarının getirtilerek tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

İlgili Makale: Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini

bir yorum bırakın

Hemen Ara