Skip to main content

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu?

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu?

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ile birlikte boşanma davasında sosyal medya paylaşımlarının delil olarak kullanılması durumu gündeme gelmekte boşanma davasında iddialarını ispatlamak isteyen eş sosyal medya delillerini hukuka uygun mu yoksa aykırı mı kabul edileceğini merak etmektedir. Yazımızda boşanma davasında sosyal medyadan elde edilen delillerin hangilerinin hukuka uygun hangilerinin hukuka aykırı kabul edildiğini, boşanma davasında sosyal medyadan elde edilen delillerin sunulmasının suç olup olmadığı ve konuyla ilgili güncel yargıtay kararları hakkında bilgi vermeyi hedefliyoruz.

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu?

Boşanma davasında eşlerden birinin karşı tarafa karşı ileri sürdüğü sadakatsizlik, güven sarsıcı davranış, hakaret ve tehdit gibi davranışlarını sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarla ispat etmek istemektedir. Bu noktada facebook, instagram, twitter, whatsapp veya tiktok gibi sosyal medya hesaplarından elde edilen delillerin mahkemeye sunulması halinde hukuka uygun delil kabul edilip edilmeyeceği merak edilmektedir.

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımlarından elde edilen delillerin ne zaman hukuka uygun kabul edileceği ne zaman hukuka aykırı kabul edilip hükme esas alınmayacağı uygulamada sıklıkla merak edilen konulardandır. Burada mahkeme delilin mahiyeti, elde ediliş şekli ve davaya olan etkisi değerlendirilerek hukuka aykırı olup olmadığına ilişkin karar verecektir. Sosyal medya hesaplarından elde edilen deliller tek başına yeterli görülmeyip doğruluğunun araştırılması ve diğer delillerle desteklenmesi gerekmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.02.2014 tarih 2013/19577 esas 2014/1926 sayılı kararı

Elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılar, diğer delillerle desteklendikleri takdirde “delil” olarak hükme esas alınabilir. Bu veriler tek başına vakıaların ispatına yeterli değildir. Hükme esas alınan elektronik ortamdan elde edilen görüntülerdeki şahısların kocanın yakınları olduğu anlaşılmaktadır. “Facebook” isimli sosyal paylaşım sitesi kullanılarak kocanın, dayısıyla görüşmelerine ilişkin iletişim kayıtlarının da; davacının, sosyal paylaşım sitesinde kendisini “kocanın dayısı” yerine koymak suretiyle “dayısı ile koca” yazışıyormuş görüntüsü verilerek davacı tarafından oluşturulduğu, davacının da bunu kabul ettiği anlaşılmaktadır.

Bu halde, sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan görüşme kayıtları da vakıaların ispatında dikkate alınamaz (HMK md. 189/2). Dosyada sözü edilen elektronik veriler dışında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliği kabule elverişli ciddi sebep ve deliller tespit edilememiş, Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma olgusu davada gerçekleşmemiştir. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır” şeklinde karar verilmiştir.

Sonuç olarak boşanma davasında sosyal medya paylaşımları hukuka uygun yollarla elde edilmişse delil olarak kullanılmaktadır. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller mahkemede hükme esas alınamayacağı için dava öncesinde mevcut delillerin titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Süreçte alanında uzman boşanma avukatından hukuki destek alınması hak kaybına maruz kalmamak için kritik öneme sahiptir.

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımlarının delil olarak kullanılması suç mudur?

Boşanma davasında hukuka aykırı yollarla delil elde edilmesi mevcut durumun koşullarına göre özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturabilmektedir. Bu nedenle sosyal medyadan, eşin telefonundan, eve ses kayıt veya gizli kamera yerleştirilerek elde edilen delillerin hangi durumda hukuka aykırı kabul edileceği konusunda bilgi sahibi olmak cezai yaptırımlar açısından önemlidir.

Boşanma davasında hukuka aykırı yolla elde edilen delillerin mahkemeye sunulması durumunda cezai yaptırımının olup olmayacağı mevcut durumun koşullarına göre değişiklik göstermektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 11.09.2019 tarih 2019/4369 esas2019/8633 sayılı kararında sanığın eşinin sadakatinden şüphe duyarak onun telefonuna rızası dışında erişip şifresini kırarak elde ettiği delilleri boşanma davasında sunduğu olayda delil elde etmenin ani geliştiğini başka türlü kanıt bulma imkanının olmadığını, içeriklerin 3.kişilerle paylaşılmadığını, yalnızca boşanma davasında ispat amacıyla kullanıldığı bu nedenle hukuka aykırı davrandığı bilincinin bulunmadığını belirterek beraat kararını isabetli bulmuştur.

Sosyal medyadan, , eşin telefonundan, eve ses kayıt veya gizli kamera yerleştirilerek elde edilen delillerin sadece boşanma davasına sunulmuş olması halinde cezai yaptırımının olmaması gerektiğine ilişkin bir çok yargıtay kararı bulunmakla birlikte elde edilen delillerin 3.kişilerle paylaşılarak ifşa edilmesi durumunda cezai yaptırımının olduğuna ilişkin kararlar bulunmaktadır.Yargıtay 12. Ceza Dairesi 04.11.2025 tarih 2023/5736 esas 2025/7615 sayılı kararında:

”İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılan arasında boşanma davasının bulunduğu ve tarafların ayrı yaşadıkları dönemde sanığın katılanın evine gizli kamera yerleştirerek katılanın ve birlikte zaman zaman geldiği diğer katılanın özel hayatlarına ilişkin görüntüleri kaydettiği, sanığın katılanlara tanıklar aracılığı ile ulaşarak kendisine istediği parayı vermezler ise görüntüleri ifşa etmekle korkutarak şantaj yapan sanık hakkında şantaj suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın görüntüleri katılanın kendisine vermiş olduğu harddisk içerisinde bularak boşanma davasına delil olarak sunduğu savunmasına itibar edilerek sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eyleminin sırf boşanma davasına delil olarak sunmaktan ibaret olmadığı, ayrıca ele geçirdiği görüntüleri ifşa etmekle katılanları korkuttuğunun tanıkların anlatımları ile sabit olduğu olayda sanık hakkında iki katılana yönelik zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanunun 134/1-2 ve 43/1-2. maddelerinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Boşanma davalarında hukuka aykırı delil

Boşanma davalarında boşanma davasını açan taraf boşanmaya gerekçe olarak sunduğu olayların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İddialarını kanıtlamak isteyen tarafın sunduğu deliller Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189.maddesinin 2.fıkrasına göre hukuka aykırı olarak elde edilmesi halinde mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacaktır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189.maddesinin 4.fıkrasına göre bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin hukuka aykırı olup olmadığına mahkemece karar verilecektir. Hukuka aykırı olarak yaratılan delil ispat için hükme esas alınmayacak, hukuka aykırı elde edilen delil ise somut olaya göre delil olarak kabul edilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 26.11.2014 tarih 2013/1183 esas 2014/960 sayılı kararı

”Yargısal uygulamada somut olayın özelliğine göre farklı yaklaşımlar olmakla birlikte temelinde bir delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi ile hukuka aykırı olarak yaratılmasının farklı olarak ele alındığı, hukuka aykırı yaratılan delilin hiçbir şekilde kabul edilmemesine karşın, hukuka aykırı olarak elde edilen delil konusunda olayın özelliğine göre farklı değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir. Bir delilin mahkemece kabul edilebilmesi için, gerek öğretide yer alan ağırlıklı görüş, gerekse de Hukuk Genel Kurulu kararlarında ortaya konulan ölçüt; o delilin usulsüz olarak yaratılmamış olması ve hukuka aykırı biçimde elde edilmemesidir. Usulsüz olarak elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilirse de; usulsüz olarak yaratılan bir delilin hiçbir şekilde delil olarak kabulü olanaklı değildir” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.02.2024 tarih 2023/3794 esas 2024/1038 sayılı kararı

”İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı tanığının beyanlarından davalı erkeğe bir kusur izafe edilemeyeceği ve vakıaların ispatlanamadığı; her ne kadar davalının sosyal medya üzerinden sadakat yükümlülüğüne aykırı paylaşımlar yaptığı iddia edilmiş ise de günümüz teknolojisinde başkalarına ait hesap açmanın veya yönetmenin mümkün olduğu, söz konusu sosyal medya çıktılarının başka şekilde oluşturulmasının da mümkün olduğu, ilgili hesabın davalı tarafından açılıp yönetildiğinin sabit olmadığı, bu hususu destekleyecek nitelikte yan bir delilin de sunulmadığı gerekçesi ile davacı kadının açtığı boşanma davasının ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Sosyal medya delilleri hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir?
Sosyal medya delilleri hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir?

Sosyal medya delilleri hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir?

Boşanma davasına sunulan sosyal medyadan, eşin telefonundan, bilgisayarından veya eşin ses kaydı ve görüntülerinin kaydedilmesi yoluyla elde edilen delillerin hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edileceği sıklıkla merak edilen konulardandır. Bu şekilde sunulan delillerin hukuka aykırı olup olmadığı sunulduğu mahkeme tarafından değerlendirilmektedir. Yargıtay’a göre boşanma davasında hukuka aykırı delil olarak kabul edilen durumlar:

  • Eşin telefonuna casus yazılım yükleyerek elde edilen deliller
  • Dedektif tutarak eşin takip edilmesi ile delil elde edilmesi
  • Eşin bilgisi ve rızası dışında ses kaydı ve görüntülerinin gizlice kaydedilmesi ile elde edilmesi
  • Eşin bilgisayarına yetkisiz erişim sağlayarak delil elde edilmesi,
  • Eşin telefonunun şifresinin kırılması ile delil elde edilmesi halinde
  • Sosyal medya hesaplarında sahte profil açarak paylaşım yapılması ile delil elde edilmesi
  • Sosyal medya hesabı sahibinin bilgisi, rızası ve izni olmaksızın paylaşım yaparak delil elde edilmesi,
  • Sosyal medya hesabına gizlice giriş yaparak delil elde edilmesi,

Müşterek Konutta Gizli Ses Kaydı Almak Yasal Mı?

Boşanma davasında delil elde etmek amacıyla müşterek konuta gizli kamera ve ses kayıt cihazı yerleştirmek ya da birlikteyken tartışma sırasında gizlice ses kaydı alınarak delil olarak sunulması uygulamada sıklıkla karşılaştığımız durumlardandır. Bu noktada müşterek konuta gizlice ses kayıt cihazı yerleştirilerek elde edilen delillerin hukuka uygun olup olmadığı merak edilmektedir.

Yargıtay eski tarihli içtihatlarında müşterek konutta ses kayıt cihazı ile alınan delilleri hukuka aykırı olarak kabul etmemiştir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.10.2008 tarih 2007/17220 esas 2008/13614 sayılı kararında”Eşlerden birinin, bu alana ilişkin özel yaşamı, evlilikle bir araya geldiği ve birlikte yaşadığı hayat arkadaşı olan diğer eşi de en az kendisininki kadar yakından ilgilendirir. O nedenle, evlilikte; evlilik birliğine ilişkin yasal yükümlülükler alanı, eşlerin her birinin özel yaşam alanı olmayıp, aile yaşamı alanıdır. Bu alanla ilgili de eşlerin tek tek özel yaşamlarının değil, bütün olarak aile yaşamının gizliliği ve dokunulmazlığı önem ve öncelik taşır. Bu bakımdan evliliğin yasal yükümlülükler alanı, diğer eş için dokunulmaz değildir.

Bu nedenle, eşinin sadakatinden kuşkulanan davacı-davalının, birlikte yaşadıkları her ikisinin de ortak mekanı olan konuta, eşinin bilgisi dışında ses kayıt cihazı yerleştirerek, eşinin aleni olmayan konuşmalarını kaydetmesinde bu suretle sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayan davranışlarını tespit etmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinden söz edilemez ve hukuka aykırılık bulunduğu kabul olunamaz. Aksine, aile birliğine ilişkin ortak yaşanılan mekana davalının, meşru olmayan bir amaç için arkadaşlarını kabul etmesinde, aile hayatının gizliliğini ihlal söz konusudur. Bu bakımdan sözü edilen delilin elde edilişinde hukuka aykırılık bulunduğundan söz edilemez” şeklinde karar vermiştir. Ancak yargıtay son yıllarda görüş değişikliğine giderek eşin haberi ve rızası olmadan müşterek konuta gizlice ses kayıt cihazı yerleştirilerek elde edilen ses kayıtlarını hukuka aykırı delil kabul etmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.06.2020 tarih 2020/2359 esas 2020/3302 sayılı kararı

”Mahkemece davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan CD hükme esas alınarak davalı-karşı davacı erkeğe sadakatsiz davrandığı vakıası kusur olarak yüklenilmişse de, CD’nin erkeğin “Özel hayatının gizliliği” ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. CD’nin hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle davalı-karşı davacı erkeğe sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış vakıasının kusur olarak belirlenmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 10.03.2016 tarih 2015/12257 esas 2016/4800 sayılı kararı

”Mahkemece, davacı-davalı erkek ağır, davalı-davacı kadın ise az kusurlu kabul edilerek davacı-davalı erkeğin boşanma davası kabul edilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı erkek tarafından sunulan ses kayıtlarına ilişkin CD’nin kadının “özel hayatının gizliliği” ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil, hükme esas alınamaz. Davalı-davacı kadının boşanmayı gerektirecek başkaca kusurlu bir davranışı ise kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan davacı-davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

İlgili Makale: Sosyal Medya Bağımlılığı Boşanma Sebebi Mi?

Eşin telefonuna casus yazılım programı yükleyerek elde edilen deliller kullanılır mı?

Eşin telefonuna casus yazılım programı yükleyerek konuşmalarının kayıt altına alınması veya mesaj içeriklerini erişim sağlanarak delil elde edilmesi halinde bu deliller hukuka aykırı delil olarak kabul edilmektedir. Bu durum özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğünün ihlali nedeniyle hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.06.2017 tarih 2015/26918 esas 2017/6688 sayılı kararı

”Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin eşinin telefonuna casus program yükleyerek ele geçirdiği ses kayıtları hukuka aykırı delil niteliğinde olup kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ise de; tanık beyanları, telefon kayıtları ve fotoğraflar ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde zina eyleminin ispatlanmış olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” şeklinde karar verilmiştir.

Boşanma davasında sosyal medya paylaşımlarının delil niteliği yargıtay kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 10.12.2024 tarih 2024/2556 esas 2024/9762 sayılı kararı

Somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde kadının sürekli erkeğin ortak konuttan gitmesini istediğini, çocuk ile görüşmesini istemediğini, sürekli hakaretlere maruz kaldığını, kadının kendisini küçük düşürdüğünü iddia ederek, delil olarak mesaj kayıtlarını ve sosyal medya paylaşımlarını ibraz etmiş, İlk Derece Mahkemesi’nce mesaj kayıtları ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.

Davacı- karşı davalı erkek tarafından sunulan istinaf ve temyiz dilekçesi incelendiğinde, istinaf ve temyiz sebebi olarak delil olarak sunduğu mesaj kayıtlarının dikkate alınmadığı hususunda itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda mesaj kayıtları ve sosyal medya paylaşımları ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır. Erkek tarafından sunulan bu deliller ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre kusur belirlemesi yapılması ve erkeğin davası yönünden hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.12.2021 tarih 2021/7539 esas 2021/9869 sayılı kararı

”Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı tanıkları, davalı kadına ait telefonda resim ve yazışmalar gördüklerini beyan etseler de davacı erkeğin duruşmadaki “ kadının telefonuna “disk digger” isimli programı kurduğu, telefondaki silinen kayıtları geri getirdiği” beyanı dikkate alındığında erkeğin eşinin telefonuna yüklediği program ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, hukuka aykırı bu delil kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ve bu delil ile kanıtlanmak istenen vakıa kadına kusur olarak yüklenemez. Diğer yandan davacı erkek tarafından dosyaya sunulan ve davalı kadına ait olduğunu iddia ettiği yazışmaların davalı kadın tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından yazıldığı iddiasının soyut kaldığı anlaşılmakla bu yazışmalar da kusur belirlemesinde dikkate alınamaz.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 14.03.2024 tarih 2023/5012 esas 2024/1780 sayılı kararı

”Somut olayda, Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı kadın Whatsapp görüşme kayıtları uyarınca sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu bulunarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Kanun’un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış davalı- karşı davacıya kusur olarak yüklenemez. Hal böyle iken davalı- karşı davacının boşanmaya sebebiyet verecek başkaca kusuru da ispatlanmadığı nazara alınmadan davanın reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 27.03.2024 tarih 2023/4721esas 2024/2154 sayılı kararı

”Kadının, mesajların davacı-davalı erkeğin isteği ve zorlaması nedeniyle yazdığını belirtmiş ise de tevil yollu ikrarında mesajların kendisi tarafından gönderildiğini kabul ettiği, ancak erkeğin mesajları zorla yazdırdığına ilişkin inandırıcı delil bulunmadığı, aksine mesajların uzun zamanı kapsadığı ve görüşmelerin gün ve gece içerisinde çok uzun sürdüğü dikkate alındığında mesajların erkek tarafından zorla yazdırıldığı hususunun inandırıcı olmadığı ve yine mesaj içerikleri incelendiğinde davalı karşı davacı kadının başka erkekle cinsel birleşmede bulunduğu,

Davacı-davalı erkek tarafından sunulan mesaj kayıtlarının, davalı-davacı kadına ait telefona zorla el konularak temin edildiği, özel hayatın gizliliği ve hukuka aykırı delil kapsamında kaldığı ve kadın aleyhinde delil olarak kullanılamayacağı iddia edilmiş ise de; davacı-davalı erkek tarafından telefon zorla elinden alınmış olsa bile davalı kadının yazışmaları kabul ettiği, artık delilin hukuka aykırı ve özel hayatın gizliliği kapsamında kalmadığı, zina olgusunun diğer delillerle desteklenmekte ve ispat kapsamında kaldığı” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.10.2023 tarih 2023/6735 esas 2023/4892 sayılı kararı

”Davacı erkeğe başka başka kadınlarla eşini aldattığı vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de, bu konudaki elektronik ortamdan elde edilen fotoğraflar dışında dosyada sübut olan başka bilgi ve delil olmadığı, davacı erkeğin bunları inkar ettiği, instagram şifresinin çalındığını, bu yüzden uzun süredir kullanamadığını belirterek yazışmaların ve dayanılan fotoğrafların kendisine ait olmadığını savunduğu, elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları diğer verilerle desteklendikleri takdirde “delil” olarak hükme esas olarak alınabileceği, bu veriler tek başına vakıaların ispatına yeterli olmadığı, bu durumda erkeğin başka başka kadınlarla eşini aldattığı vakıasının davacı erkeğin kusurundan çıkartılması gerektiği” şeklinde karar verilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal medyadaki beğeni ve yorumlar aldatma sayılır mı?

Eşlerden birinin sosyal medyada arkadaşlarının veya akrabalarının paylaşımlarını beğenmeleri veya yorum yapmaları normal kabul edilirken tanımadığı kişilerin fotoğraflarını beğenmesi, bu kişilerin paylaşımlarına samimi yorumlar yapması güven sarsıcı davranış olarak kabul edilebilir.

Ekran görüntüsü delil olur mu?

Whatsapp veya instagram mesajlarının ekran görüntüleri boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Ancak ekran görüntüleri mahkemeye sunulurken tarih bilgisi, telefon numarası veya kullanıcı adı görülecek şekilde ekran görüntüsü alınması önemlidir.

Ortak ev bilgisayarında açık unutulan Whatsapp web delil olur mu?

Boşanma davasında Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının mahkemeye sunulması halinde hukuka aykırı delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 14.03.2024 tarih 2023/5012 esas 2024/1780 sayılı kararı)

Sosyal medyada eski sevgiliyi takip etmek boşanma sebebi mi?

Sosyal medyada eski sevgiliyi takip etmek doğrudan bir boşanma sebebi değildir. Ancak eski sevgiliye beğeni, yorum veya mesaj atılıyorsa mevcut durumun koşullarına göre boşanma sebebi kabul edilebilir.

Silinen instagram mesajları mahkeme yoluyla geri getirilebilir mi?

Silinen instagram mesajları mahkeme yoluyla geri getirilemez. Boşanma davasında ancak mesajların ekran görüntüleri veya instagram üzerinden arama yapılmışsa bunların ekran görüntüleri sunulabilir. Boşanma davasında mahkeme aracılığıyla ancak HTS kayıtları getirilebilir.

Telefona tinder uygulamasının yüklü olması boşanma sebebi mi?

Evlilik birliğinde eşlerden birinin telefonunda tinder uygulamasının yüklü olması güven sarsıcı davranışlardan kabul edilip sadakat yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

bir yorum bırakın

Hemen Ara