Skip to main content

Ceza Davasında Zararın Giderilmesi

Ceza Davasında Zararın Giderilmesi

Ceza davasında zararın giderilmesi etkin pişmanlık, uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sanığın lehine olan durumları ortaya çıkarması nedeniyle sıklıkla merak edilen konular arasındadır. Yazımızda soruşturma ve kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi, ceza yargılamasında zararın giderilmesinin cezaya olan etkisi, zararın giderilmesinin hangi suçlarda cezada indirim oluşturacağını, zararın giderilmesinden tüm sanıkların yararlanıp yararlanamayacağı, zararın giderilmesinin suçu kabul anlamına gelip gelmeyeceği hakkında ayrıntılı bilgiler vermeyi hedefliyoruz.

Ceza davasında zararın giderilmesi

Uygulamada pek çok kişi, zararın karşılanmasının HAGB, etkin pişmanlık veya uzlaştırma gibi kurumlar üzerinde ne kadar etkili olduğunu bilmemektedir. Ceza yargılamasında zararın giderilmesinin ne zaman ve nasıl giderileceği hem mağdur hem de sanık açısından önemlidir. Zararın hangi aşamada, ne ölçüde ve hangi iradeyle giderildiği ceza yargılamasının sonucunu doğrudan etkileyebilen kritik bir husus olarak değerlendirilmelidir.

Ceza davasında zararın giderilmesi Türk Ceza Kanunu’nun 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi açısından büyük öneme sahiptir. TCK 168.maddeye göre:

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

İlgili düzenlemede açıkça belirtildiği üzere etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zararın giderilmesinin yanında pişmanlığı açıkça gösteren davranışların da bulunması gerekmektedir. Bu noktada soruşturma ve kovuşturma evresinde zararın giderilmesi ve pişmanlık duyulmasının cezada indirim oranları da farklı olacaktır. Zararın giderilmesinde kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranırken zararın aynen geri verme veya tamamen tazmini halinde mağdurun rızası aranmaz ve kişi etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanır.

Ceza yargılama sürecinde zararın giderilmesi uzlaştırma kurumunda da karşımıza çıkmaktadır. Uzlaştırma ceza yargılamasının soruşturma veya kovuşturma aşamasında tarafsız bir 3.kişinin katılımıyla uyuşmazlığın çözümünü amaçlayan alternatif bir yoldur. Uzlaştırma kapsamına giren suçlarda fail ve mağdurun zararın giderilmesi noktasında anlaşmaları halinde soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma evresinde düşme kararı verilir.

Ceza yargılamasında zararın giderilmesi durumu hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilmesinde de karşımıza çıkmaktadır. hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi için gerekli genel şartların sağlanması yanında zararın giderilmesi gerekir. Ancak HAGB’ yi düzenleyen hükümler Anayasa Mahkemesi’nin 2025/98 esas 2025/149 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş 31.12.2025 tarihli Resmi gazete yayınlanmış olup kararın yayımından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Sonuç olarak ceza davasında zararın giderilmesi uzlaştırma ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği açısından kritik öneme sahiptir. Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs, yağma suçlarında soruşturma ve kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi ve pişmanlık gösteren davranışların varlığı cezada indirim yapılması sonucunu oluşturacaktır.

Zararın giderilmesi suçu kabul anlamına gelir mi?

Ceza yargılaması sırasında zararın giderilmesi uygulamada çoğu zaman “suç kabul edilmiş mi sayılır?” sorusunu da beraberinde gelmektedir. Yargılama sürecinde daha ağır sonuçlarla karşılaşmamak cezada indirim almak veya sürecin uzamaması adına zararı gidermeyi tercih eden kişiler bunun aleyhlerine bir ikrar olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği korkusu yaşamaktadırlar. Fail, suçu işlediğini kabul etmemekle birlikte her ihtimale karşı mahkûm olması durumunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için zararın tazmini yoluna gidebilir. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla zararın giderilmesi suçu kabul anlamına gelmemektedir ve yargılama sırasında bu şekilde yorumlanmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.02.2023 tarihli 2020/194 esas 2023/72 sayılı kararı

”Yerel Mahkemece çalınan altınların değer tespiti hususunda bir araştırma yapılmamakla birlikte mağdurun suçtan kaynaklanan zarar miktarı olarak belirttiği 9.500 TL’nin sanık tarafından karşılanmış olmasının, sanığın atılı suçlamayı kabul ettiği şeklinde yorumlanamayacağı tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın savunmaları aksine yargılama dışı sanık …’un soyut beyanı dışında, atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter derecede, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.” şeklinde karar verilmiştir.

Zararın giderilmesinden tüm sanıklar yararlanır mı?

Ceza davasında zararın giderilmesi durumu çok sanıklı dosyalar açısında bir sanık tarafından giderilen zarardan diğer sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı merak edilen konulardan bir diğeridir. Zararı gidermeyen sanıklar açısından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi ancak belirli şartlar altında mümkündür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.06.2017 tarih 2017/654 esas 2017/333 sayılı kararında

”Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, faillerden birisi veya birkaçı iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirirse, diğer suç ortakları bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde, o kimseler de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmalıdırlar. Etkin pişmanlık kişisel bir ceza indirim nedeni olmakla birlikte, iştirak halinde işlenen suçlarda, fail veya suç ortaklarından birisinin geri verme veya tazmini gerçekleştirmesi, diğerlerinin bu maddeden yararlanma olanağını fiilen kaldırdığından, diğer fail veya suç ortakları hakkında da TCK’nun 168. maddesi uygulanmalıdır. Aksi bir düşünüş tarzında suça iştirak etmiş ortaklardan birisinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı durumlarda, diğerlerinin yararlanamaması gibi bir durum ortaya çıkar ki, bu hususun da adalet anlayışıyla ve eşitlik ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır.

İade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, TCK’nun 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.

Bununla birlikte, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp, davranışlar yoluyla da gösterilebileceği; yine sanığın en azından pişmanlığını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiğini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunması, karşı duruş sergilememesi koşuluyla, suç nedeniyle meydana gelen zararın, sanık adına, üçüncü kişilerce giderilmesi halinde de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olayın özelliklerine göre mümkün olabilecektir.

Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için “iade ve tazmin” şartı aranmayacak ise de, TCK’nun 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir.” şeklinde karar verilmiştir.

Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda sanıkların biri veya birkaçı zararı iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirirse, diğer sanıklar bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları ve pişmanlıklarını gösterir söz veya davranışlarda bulundukları halde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmektedir.

Soruşturma aşamasında zararın giderilmesi

Genellikle bir suç isnadıyla karşılaşıldığında çoğu kişi kovuşturma aşamasındaki yargılama sürecini beklemeyi tercih etmektedir. Ancak soruşturma aşamasında zararın giderilmesi uzlaştırma süreci ve etkin pişmanlık hükümlerinin sanığın daha lehine olacak şekilde uygulanabilmesine olanak tanımaktadır.

Soruşturma aşamasında zararın giderilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması halinde hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçlarında verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Yağma suçundan verilecek cezanın yarısına, karşılıksız yararlanma suçunda ise fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz.

Soruşturma aşamasında zararın giderilmesi uzlaştırmaya tabi suçlarda da karşımıza çıkmaktadır. Uzlaşmaya tabi suçlar açısından soruşturma aşamasında zarar tek seferde giderilmişse Kovuşturmaya yer olmadığı kararın, zararın giderilmesinin ileri tarihe bırakılması veya takside bağlanması halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmektedir.

Sonuç olarak soruşturma aşamasında zararın giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde verilecek cezada indirimi sağlarken uzlaşma kapsamındaki suçlarda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini sağlamaktadır.

Kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi

Ceza yargılamasında kovuşturma aşaması iddianamenin kabul edildiği ve mahkeme önünde yargılamanın başladığı evreyi ifade eder. Bir çok kişi kovuşturma aşamasına geçildiğinde zararın giderilmesinin lehe sonuç doğurmayacağını düşünse de kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi sanık lehine sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

Kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçlarında verilecek ceza yarısına kadar, yağma suçunda üçte birine kadar indirilir. Karşılıksız yararlanma suçunda mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı hüküm verilinceye kadar giderilirse verilecek ceza üçte birine kadar indirilir.

Uzlaştırma soruşturma aşamasında yapılabildiği gibi kovuşturma aşamasında da yapılması mümkündür. Kovuşturma aşamasında zararın tek seferde giderilmesi halinde dosya hakkında düşme kararı, zararın giderilmesinin ileri bir tarihe bırakılması veya takside bağlanması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.

Sonuç olarak kovuşturma aşamasında zararı giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve uzlaştırmaya tabi suçlarda sanığın lehine hüküm verilmesini sağlamaktadır. Bu süreçte alanında uzman ceza avukatından yardım alınması kritik öneme sahiptir.

Zararın giderilmesi hangi suçlarda indirim nedeni?

Zararın giderilmesi durumunun hangi suçlarda cezada indirim nedeni olacağı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması veya uzlaştırma kapsamındaki suçlar açısından ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Zararın giderilmesi öncelikle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi açısından karşımıza çıkmaktadır. Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nun 168.maddesinde düzenlenmiştir. Zararın giderilmesi ile birlikte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde cezada indirim yapılabilecek suçlar;

  • Hırsızlık (m.141-147; m.146 hariç)
  • Yağma (m.148-150)
  • Mala zarar verme (m.151-152)
  • Güveni kötüye kullanma (m.155)
  • Dolandırıcılık (m.157-159)
  • Hileli iflas (m.161)
  • Taksirli iflas (m.162)
  • Karşılıksız yararlanma (m.163)
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanma suçu(TCK 245)

Zrararın giderilmesi uzlaştırmaya tabi suçlarda karşımıza çıkmaktadır. Uzlaştırmaya tabi suçlar Ceza Muhakamesi Kanunu 253.maddeye göre:

  • Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
    • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar.
    • Şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
    • Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
    • Taksirle yaralama (madde 89),
    • Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
    • Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
    • Hırsızlık (madde 141),
    • Dolandırıcılık (madde 157),
    • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
    • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
    • Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Ceza davasında zarar tespiti

Ceza davasında zararın giderilmesi yanında soruşturma ve kovuşturma aşamasında zararın tespitinin nasıl yapılacağı merak edilen konuların başında gelmektedir. Zararın zarar konusu şey aynen iade edilebiliyorsa aynen iade yoluyla bu mümkün değilse tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir.

Zarar kavramından anlaşılması gereken doğrudan suçun neden olduğu maddi zarar olup manevi zararlar bu kapsamında değildir. Zararın giderilmesinde öncelikle zararın konusu şeyin aynen iadesi, aynen iade edilemeyecek durumda tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir. Zarar miktarı açık değilse mahkeme yaklaşık bir miktar belirler. Ancak zararın tespiti mahkemenin bilgisini aşacak uzmanlık bilgisi gerektiriyorsa mahkeme zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırarak zararı belirleyebilir.

Hırsızlık suçunda zararın giderilmesi

Hırsızlık suçunda zararın giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği açısından büyük öneme sahiptir. Hırsızlık suçu Türk Ceza Kanununun 141-142.maddelerde düzenlenmiş olup bu suçu işleyen failin suçtan doğan zararı karşılaması ve pişmanlık gösterir davranışlarda bulunması halinde cezada indirim yapılır.

  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden soruturma aşamasında mağdurun uğradığı zararı giderirse 2/3 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar mağdurun uğradığı zararı giderirse 1/2 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Nitelikli dolandırıcılıkta zarar giderilirse ne olur?

Nitelikli dolandırıcılık suçunda zararın giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği açısından büyük öneme sahiptir. Nitelikli dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanununun 158.maddesinde düzenlenmiş olup bu suçu işleyen failin suçtan doğan zararı karşılaması ve pişmanlık gösterir davranışlarda bulunması halinde cezada indirim yapılır.

  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden soruşturma aşamasında mağdurun uğradığı zararı giderirse 2/3 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar mağdurun uğradığı zararı giderirse 1/2 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Mala zarar verme suçunda zarar giderilirse ne olur?

Mala zarar verme suçunda zararın giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği açısından büyük öneme sahiptir. Mala zarar verme suçu Türk Ceza Kanununun 151.maddesinde düzenlenmiş olup bu suçu işleyen failin suçtan doğan zararı karşılaması ve pişmanlık gösterir davranışlarda bulunması halinde cezada indirim yapılır.

  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden soruşturma aşamasında mağdurun uğradığı zararı giderirse 2/3 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Fiili işleyen kişi, azmettiren veya suça yardım eden kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar mağdurun uğradığı zararı giderirse 1/2 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
  • Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Ceza davasında zararın giderilmesi yargıtay kararları

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 28.03.2017 tarihli 2014/31609 esas 2017/357 sayılı kararı

”Mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, tazmin edilmesi gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.

Ancak; zararın faillerden bir ya da birkaçı tarafından kısmen giderilmesi halinde, henüz geri kalan zararı giderme olanağı bulunan diğer failler yönünden, zarar tam olarak giderilmediği halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmayıp, TCK.nun 168/4. maddesi uyarınca mağdurun rızası da sorularak, yalnızca kısmi iadede bulunan veya iadeyi sağlayan fail ya da faillerin etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılması gerekeceği, somut olayda kısmi iadenin yaşı nedeniyle dosyası ayrı yürütülen sanık…tarafından sağlanması karşısında, geri kalan zararı gidermeyen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 02.04.2019 tarihli 2017/969 esas 2019/274 sayılı kararı

”Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın, failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hâllerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, TCK’nın 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.

Bununla birlikte, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp davranışlar yoluyla da gösterilebileceği; yine sanığın en azından pişmanlığını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiğini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunması, karşı duruş sergilememesi koşuluyla, suç nedeniyle meydana gelen zararın, sanık adına üçüncü kişilerce giderilmesi hâlinde de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olayın özelliklerine göre mümkün olabilecektir.” şeklinde karar vermiştir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 13.12.2023 tarihli 2022/15532 esas 2023/15224 sayılı kararı

”5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “Etkin Pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kovuşturma aşamasında katılanın “sanığın ailesi duruşmadan önce benim zararımı gidermek için yanıma geldiler, bana 40 TL paramın hepsini verdiler ancak ben kabul etmedim, bana para ödenmesini istemiyorum.” şeklinde beyanda bulunarak zararının giderilmesini istemediği belirlenmiş olup, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesinin şartlarının, rızai iadenin yanı sıra zararın giderilmesi zorunluluğu olduğu gözetildiğinde, yağmalanan 40,00 TL paranın, mahkeme veznesine depo ettirilmek suretiyle zararın giderilmesi lüzumu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı gerekçe ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezadan indirim yapılması nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Ancak anılan husus aleyhe temyiz bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklinde karar vermiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 19.03.2019 tarihli 2017/18358 esas 2019/3914 sayılı kararı

”5237 sayılı TCK.nun 50/1…b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı yasanın, mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşamasında dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü,

Öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek tedbirler arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanıma olacakken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1…b maddesi uyarınca kamunun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.

bir yorum bırakın

Hemen Ara