Boşanma davası sürecinde mahkeme boşanma kararı verebilmek için taraflarla ilgili pek çok araştırma yapabilir. Bunlardan biri de sosyal inceleme raporudur. Boşanma davasında sosyal inceleme raporu tarafların müşterek çocuklarının bulunması durumunda mahkemenin velayet ve kişisel ilişki kararı verebilmek için başvurulan uzman kişinin hazırladığı rapordur. Yazımızda boşanma davasında sosyal inceleme raporu, bu raporun hazırlanması sırasında hangi sorular sorulabileceğini, raporun neden hazırlandığını ve kim tarafında hazırlandığı ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağız. Ayrıca sosyal inceleme raporuna itiraz süreci ve hangi hususlara itiraz edilebileceği hakkında da bilgiler vererek boşanma dava sürecinde karşılaşabileceğiniz süreçlere ilişkin hazırlıklı olmanızı hedefliyoruz.
Boşanma Davasında Sosyal İnceleme Raporu ( SİR raporu )
Boşanma davasında taraflar arasında mali konularda uyuşmazlık olabileceği gibi diğer en büyük uyuşmazlık konusu ise müşterek çocukların bulunması durumunda çocuğun velayetidir. Bu noktada taraflar her ikisi de çocuğun velayetini talep edebilmektedir. Ancak mahkeme velayet hususunda tarafların taleplerini değil çocuğun üstün menfaatini gözeterek karar verecektir.
Boşanma davasında taraflar arasında müşterek çocukların velayetiyle ilgili uyuşmazlık bulunması durumunda mahkeme velayet hakkında kararını etkileyebilecek faktörlerin uzman kişiler tarafından araştırılmasını talep eder. Mahkeme tarafından görevlendirilen sosyal hizmet uzmanı, pedagog gibi uzman kişiler hem boşanmanın tarafları hem de müşterek çocukla görüşme yaparak rapor tanzim eder. Bu rapor müşterek çocuk hakkında velayet kararı ve diğer tarafla kişisel ilişki tesis edilmesi için en önemli belgedir. Hakim bu rapor doğrultusunda karar vermek zorunda değilse de genellikle bu rapora göre karar verdiğini belirtmemiz gerekir.
Boşanma davasında sosyal inceleme raporu düzenlenmeden verilen velayet kararı Yargıtay kararlarında eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştur. Velayet söz konusu olduğunda mahkeme 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar vermesi gerekmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 25.10.2021 tarih 2021/8091 esas 2021/7683 sayılı kararı
”Mahkemece, boşanma kararı ile ortak çocuğun velayetinin davacı-karşı davalı babaya bırakılmasına karar verilmiştir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararı ve menfaatidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesi gereğinc 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun‘un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara rapor tanzim ettirilmemiştir.O halde mahkemece, yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak uzman raporu tanzim ettirilerek diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Sosyal inceleme raporunda neler sorulur?
Boşanma davasında sosyal inceleme raporu çocuğun velayeti hakkında verilecek kararda en önemli belirleyicilerden biridir. Bu nedenle sosyal inceleme raporunda neler sorulur sorusu boşanma sürecinde velayet hakkında uyuşmazlık yaşayan taraflar için en merak edilen sorulardan biridir. Mahkeme sir raporu sayesinde tarafların çocuğun velayeti konusundaki isteklerini, velayetin hakkının getirdiği hak ve sorumlulukları üstlenip üstlenemeyeceklerini, çocukla olan ilişkilerini, çocuğun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacakları, çocuğa gerekli bakım ve gözetimin sağlanması gibi durumları uzman kişilerin görüşüyle analiz edebilecektir. Ayrıca mahkeme müşterek çocuğun idrak yaşında olması durumunda da çocuğun velayet konusundaki isteği hakkında bilgi sahibi olabilecektir.
Sosyal inceleme raporu hazırlanırken piskolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan uzmanlar taraflara ve müşterek çocuğun idrak yaşından olması durumunda çocuğa bazı sorular sorar. Öncelikle müşterek çocuğun boşanma dava sürecinde hangi tarafla yaşadığı belirlenir. Müşterek çocukla taraflarda bağımsız bir ortamda görüşme yapılarak tarafların çocuğun üzerinde herhangi bir etki ya da yönlendirmesinin bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Daha sonra müşterek çocuğa anne ve babasıyla olan ilişkisi hakkında sorular sorulur. Müşterek çocuğun boşanma sürecinden nasıl etkilendiği, evlilik süresince şahit olduğu anlara ilişkin kişisel düşüncelerini yansıtması istenir. Müşterek çocukla yapılan görüşmenin süresi çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebilir.
Sosyal inceleme raporu tanzim edilirken davanın taraflarının çocukla olan ilişkisi, tarafların velayet konusundaki istekleri, müşterek çocuğun yaşadığı sosyal ve fiziki ortamın bakım ve gözetimi açısından risk taşıyıp taşımadığı, tarafların ebeveynlik rolünü üstlenebilecek yeterliliğe sahip olup olmadığı, çocuğun bakım ve ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağı gibi hususlar özellikle belirtilir. Ayrıca tarafların boşanma kararı verilmesi durumunda kabul düzeyleri, tarafları boşanma sürecine getiren olaylarla ilgili de sorular sorulabilir. Sosyal inceleme raporu hazırlanırken neler sorulacağı mevcut durumun koşullarına göre değişecektir. Her boşanma davası taraflar ve müşterek çocuğun durumuna göre özel durumlar barındıracağından sosyal inceleme raporu hazırlanırken sorulacak ve değerlendirilecek durumlar farklı olacaktır.
Sonuç olarak boşanma davasında sosyal inceleme raporu düzenlenirken sorulacak sorular tarafların ve müşterek çocuğun mevcut durumuna göre değişiklik gösterecektir. Sosyal inceleme raporu boşanma davasında velayet kararını etkileyen en önemli araştırmalardan biridir. Bu nedenle bu süreç hakkında bilgi sahibi olunması büyük öneme sahiptir.
Sosyal inceleme raporu neden tutulur?
Boşanma sürecine giren taraflar için dava sırasında yapılan araştırmalar ve raporların amacı, bunun boşanma kararına olan etkisi tarafların önem verdiği konular arasındadır. Mahkeme tarafların boşanma davasındaki talepleri ve uyuşmazlığa düştüğü konularla ilgili karar verebilmek için bazı araştırmalar yapar ve gerektiğinde uzman kişilerin görüşlerine başvurur. Mahkeme boşanma davasında tarafların mali konulardaki uyuşmazlıkları için sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunun hazırlanmasını talep ederken müşterek çocuğun velayeti söz konusu olduğunda sosyal inceleme raporu hazırlanması gerekmektedir.
Boşanma davasında sosyal inceleme raporu tarafların müşterek çocuğun velayeti hakkında karar verebilmek için tutulur. Mahkeme tarafların velayet görevinin hak ve yükümlülüklerini karşılayıp karşılayamadıklarını, çocuk için uygun ve sağlıklı bir gelişim ortamı sunup sunamadıklarını, çocukla olan ilişkilerini uzman kişilerin görüşleriyle analizini yapmak için ilgili rapora başvurur. Ayrıca müşterek çocuğun idrak yaşında olması durumunda onun da velayet konusundaki talepleri ve ebeveynleriyle olan ilişkileri raporun kapsamında düzenlenir. Bu sayede mahkeme uzman kişilerin görüşüyle velayet hususunda değerlendirme yaparak karar verir.
Kısaca boşanma davasında sosyal inceleme raporu müşterek çocuğun velayeti hakkında karar verebilmek için tarafların velayet hakkındaki durumları ve müşterek çocuğun velayet konusundaki isteğinin uzman kişilerin görüşüyle ortaya koyulması için hazırlanır. Raporun hazırlanma süreci hakkında bilgi sahibi olunması dava sonunda yaşanabilecek hak kayıplarının önüne geçecektir.
Sosyal inceleme raporu nasıl hazırlanır?
Boşanma sürecinde mahkeme tarafından boşanma kararın nasıl verileceği ve hangi araştırmaların nasıl yapılacağı konusunda bilgi sahibi olunması sürecin yönetilmesinde kritik öneme sahiptir. Bu araştırmalardan en önemlilerinde biri de sosyal inceleme raporudur. Mahkeme müşterek çocuğun velayeti ile ilgili karar verebilmek için bu raporu uzman kişiler tarafından hazırlanmasını ister.
Öncelikle mahkeme velayet hakkında bir uyuşmazlık bulunuyorsa sosyal inceleme raporunun hazırlanması için mahkeme bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara müzekkere yazar. Görevlendirilen uzman kişi dosyayı inceler daha sonra tarafları arayarak görüşme için randevu günü ve saati belirler. Burada dikkat çekmemiz gereken önemli nokta taraflar sosyal inceleme raporu hazırlanması için uzman kişi tarafından aranarak toplantı günü ve saati belirledikten sonra önemli bir mazeretleri bulunmadığı sürece görüşmeye gitmelidir. Aksi halde uzman kişi taraflardan biriyle görüşme yaparak raporu hazırlar, bu durum görüşme yapmayan kişinin aleyhine sonuç oluşturacaktır. Mazeretiniz bulunması durumunda görüşme gününden önce ilgili kişiye mutlaka bilgi vererek, yeni bir gün ve saat belirlenmesini istemelisiniz.
Sosyal inceleme raporu için belirlenen gün ve saatte görüşmeye gittiğinizde çocukla olan ilişkiniz ve velayete ilişkin hususlar dışında ekonomik durumunuz ve boşanma gerekçelerinizle ilgili de sorular sorulacaktır. Uzman kişi tarafından sorulan sorulara ve kendinizi ifade ederken doğru bilgiler vermeniz önemlidir. Hazırlanan raporla dava sürecindeki beyanlarınızın çelişkili olması durumu aleyhinize sonuç oluşturacaktır. Görüşme öncesi alanında uzman bir avukattan yardım alınması süreci sizin için daha kolay hale getirecektir.
Sosyal inceleme raporunu kim hazırlar?
Boşanma sürecindeki en önemli konuların başında müşterek çocuğun velayeti gelmektedir. Bu nedenle mahkemenin çocuğun velayeti hakkındaki kararını etkileyebilecek her türlü araştırma taraflar için büyük öneme sahiptir. Sosyal inceleme raporu velayet hususuna etkileyen en önemli belgedir. Bu rapor 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar tarafından düzenlenir. Dosyaya görevlendiren kişi, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme yapar, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için tarafların velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırır.
Sosyal inceleme raporuna itiraz edilebilir mi?
Boşanma davasında müşterek çocuk varsa velayetin hangi tarafta olacağı konusu taraflar için tüm uyuşmazlıklarda daha önemli bir yerdedir. Mahkeme velayet hususunda karar verirken hazırlanan sosyal inceleme raporuyla bağlı değildir, yani rapordaki uzman kişinin görüşüne göre karar vermek zorunda değildir. Ancak raporda uzman kişinin görüşü mahkeme için verilecek velayet kararında kritik öneme sahiptir. Dolayısıyla velayet hususunda aleyhine olacak şekilde rapor hazırlanan taraf için rapora itiraz süreci hakkında bilgi sahibi olunması olası hak kayıplarının önüne geçecektir.
Öncelikle uzman kişi tarafından hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilir. Taraflar raporu incelediklerinde raporda hukuka aykırılıklar bulunduğunu ya da itiraz etmek istedikleri diğer hususlara ilişkin itiraz hakları bulunmaktadır. SİR raporuna itiraz süresi 2 haftadır. İtirazınızda mahkemeden yeniden rapor talep edilmesini ya da mahkemenin rapora bağlı olmadan karar vermesini talep edebilirsiniz. Bu bilgilerden sonra rapor hangi hususlara itiraz edileceği merak edilen konuların başında gelmektedir.
Hangi hususlara itiraz edilebilir?
- Raporda çelişkili bilgilerin yer alması,
- Sosyal inceleme raporunun yetersiz inceleme yapılarak düzenlenmiş olması,
- Raporda tarafların beyanının eksik olarak yazılması,
- Tarafların ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer almaması,
- Tarafların beyanları alınmışken müşterek çocuğun beyanlarının alınmaması,
- Sosyal inceleme raporunda uzman tarafından gerekçesiz olarak kanaat bildirilmesi vb durumlarda sosyal inceleme raporuna itiraz edilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 13.02.2020 tarih 2019/8407 esas 2020/1069 sayılı kararı
Tarafların ortak çocukları… 2009 ve … 2015 doğumlu olup velayetleri davacı babaya verilmiştir. Mahkemece sosyal hizmet uzmanından alınan raporda, sadece baba ve çocuklar ile görüşülerek, babanın ortamı gözlemlenerek rapor hazırlanmış, annenin yaşam yerinde de bir araştırma yapılarak, çocuklara ilişkin velayet kararı verilmesinin daha uygun olacağı kanaati belirtilmiştir. Mahkemece, anne ile görüşme yapılmadan hazırlanan velayet düzenlenmesine esas alınan uzman raporu hüküm kurulması için yeterli değildir.
Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan rapor istenip; her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle, annenin yaşadığı yerde de inceleme yapılarak tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bir evin sosyal incelemesi ne kadar sürer?
Boşanma davasında velayet kararında tarafların çocukla olan ilişkisi kadar çocuğun yaşadığı yerin çocuğun gelişimi için uygun koşulları sağlayıp sağlamaması durumu da ayrıntılı olarak incelenir. Bu noktada çocuğun yaşadığı yerin sağlık, güvenlik, barınma ve çocuğun gelişimi için gerekli koşulları sağlayıp sağlanmadığı ayrıntılı olarak incelenir. Evin sosyal incelemesi mahkeme tarafından görevlendirilen sosyal hizmet uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Evin sosyal incelemesi süresi ise görevlendirilen birimin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Bu nedenle net süre verilmesi mümkün değildir. Ortalama bir süre vermek gerekirse 1 ay ile 3 ay arasında değişebilmektedir. Ancak bu süre inceleme yapılacak hususlara göre artıp azabilir.
Eve gelen pedagog neye bakar?
Boşanma davasında müşterek çocuğun velayeti ile karar verebilmek için çocuğun yaşadığı ortamın durumu hazırlanacak sosyal inceleme raporunda ayrıntılı olarak belirtilir. Eve gelen pedagog öncelikle evin şartlarına, çocuğun yaşamını sürdürmesi için barınma koşullarını sağlayıp sağlamadığına, evin büyüklüğü, evin ısınma şartlarına, yeterli sıcaklıkta olup olmadığına, evin içindeki eşyaların durumu ve yeterli olup olmaması, evin temizliği, sağlık koşullarına uygunluğu değerlendirilir. Daha sonrasında evde çocukla birlikte kimlerin yaşadığına, çocuğun ayrı odasınının bulunup bulunmamasına, çocukların sağlıklı gelişimleri için gerekli araç ve gereçlerin (yatak, masa, oyuncak gibi) mevcut olup olmadığına dikkat edecektir.
Boşanma davasında pedagog çocuğa ne sorar?
Boşanma davası sürecinde müşterek çocuğu etkileyebilecek durumlar tarafların en merak ettiği konuların başında gelmektedir. Boşanma sürecine giren taraflar için müşterek çocuğun süreçten nasıl etkilendiği en önemli meselelerden biridir. Boşanma davasında taraflar çocuğun velayeti hususunda çekişmeye girdiklerinde mahkeme velayet hususunda karar verebilmek için bazı araştırmalara ihtiyaç duyar. Müşterek çocuğun idrak yaşında olması durumunda çocuğun velayet hususundaki görüşünün sorulması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Boşanma davasında sosyal inceleme raporu düzenlenirken pedagog müşterek çocuğa anne ve babası arasında yaşanan olaylar hakkındaki görüşünü, tartışmalara şahit olup olmadığını, boşanma sürecinde hangi tarafla yaşadığını, diğer tarafla iletişiminin bulunup bulunmadığını, her iki tarafla olan ilişkisi hakkında sorular sorabilir. Müşterek çocuğa hangi tarafla kalmak istediği ya da mevcut durumda yaşadığı ebeveyniyle mutlu olup olmadığı, alıştığı düzene devam etmek isteyip istemediği ve diğer tarafla olan iletişim isteği hakkında da bilgi sahibi olunması hedeflenir. Sorulacak sorular çocuğun idrak düzeyine göre belirlenecektir. Uzman kişi gerekli gördüğü durumda görüşmeyi daha kısa tutabileceği gibi soruları çeşitlendirebilir. Her boşanma süreci kendine özel koşullar barındıracağından araştırılacak konular ve sorulacak sorular da buna göre değişiklik gösterecektir.
Sonuç olarak boşanma davasında pedagog tarafından çocuğa sorulacak sorular çocuğun idrak durumuna ve taraflar arasındaki boşanma sürecinin koşullarına göre belirlenecektir. Ancak her aşamada çocuğun üstün menfaati ön planda olacaktır.
Sosyal inceleme raporu yargıtay kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.11.2018 tarih 2017/3000 esas 2018/13320 sayılı kararı
”Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Davacı taraf tanık deliline dayanmış, ortak çocukları tanık olarak bildirilmiştir. Yargılama safhasında davacı taraf çocukların dinlenilmesinden vazgeçmiştir.Mahkemece sosyal inceleme raporundaki beyanlar esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmiştir. Sosyal inceleme raporundaki beyanlar esas alınarak kusur yüklenilmesi mümkün değildir. Dosya kapsamından davalıdan kaynaklanan bir kusur ispat edilmemiştir. O halde davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 03.07.2019 tarih 2019/4310 esas 2019/8070 sayılı kararı
”Dosyanın incelenmesinde; temyize konu dava ile birleştirilen geçici velayet düzenlemesine dair dava dosyasında velayete dair alınan 08.07.2013 tarihli sosyal inceleme raporunda ortak çocuklar pedagoga verdikleri beyanlarında babada kalmak istediklerini beyan etmişler, davalı kadın ile görüşülemediğinden pedagog tarafından görüş bildirilemediği beyan edilmiştir. Temyize konu dosyada sosyal çalışmacı tarafından hazırlanan raporda ise ortak çocukların velayetlerinin babaya bırakılmasına dair görüş bildirildiği ancak çocukların görüşlerinin alınmadığı görülmektedir.
Alınan her iki raporda tarafların yaşam alanlarına dair inceleme yapılmadığı gibi son alınan raporda çocukların beyanlarına da başvurulmamıştır. Bu sebeple 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince, aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme ve rapor istenip; idrak çağındaki ortak çocukların eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki görüşlerinin de uzmanlar tarafından alınması ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 17.10.2018 tarih 2018/6142 esas 2018/11272 sayılı kararı
”Mahkemece, 2008 doğumlu ortak çocuk …’nin velayeti davacı anneye verilmiştir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse mahkemece idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenerek, görüşü alınıp ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece velayete yönelik sosyal inceleme raporu tanzim ettirilmeksizin ve inceleme tarihi itibariyle idrak çağında olan çocuğun görüşleri alınmaksızın velayetin anneye bırakılmasına karar verilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak oluşturulacak bir heyetten rapor alınarak, idrak çağında olan ortak çocuğun görüşü alınarak, diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Sosyal inceleme raporu örneği
SOSYAL İNCELEME RAPORU
SAMSUN . AİLE MAHKEMESİ’NE
RAPORU DÜZENLEYEN:
RAPOR TARİHİ:
RAPORUN NEDENİ:
RAPORUN HAZIRLANMASINI TALEP EDEN KURUM:
DOSYA NUMARASI:
BİLGİ KAYNAKLARI:
SORUNUN ÖYKÜSÜ : Davacı ve davalı; yılında evlenmiş, bu evlilikten isiminde bir müşterek çocuk dünyaya getirmişlerdir. Evlilik birliğinde yaşanılan sorunlar nedeniyle tarafından boşanma talebi ile mahkemeye başvuru yapılmıştır.
PSİKO-SOSYAL DURUM
Davacı : Yapılan görüşmede, davacı kendisine yöneltilen açık ve kapalı uçlu sorulara cevap vermekte zorluk çekmemiş, görüşme sürecinde iletişim açısından herhangi bir problem yaşanmamıştır. Davacı yaptığı açıklamalarda; eşi ile ortak arkadaşları vasıtasıya tanıştıklarını, yılında severek evlendiklerini, bu evliliklerinden yılında adında müşterek çocuklarının dünyaya geldiğini, zamanla aile yapıları nedeniyle aralarında çatışmaların yaşandığını, evliliklerinin ilk yıllarında büyük problemlerin bulunmadığını, fakat son dönemde birlikte bir şeyler yapmadıklarını, eşinin kendisine karşı ilgisiz olduğunu, tartışma anında kendisine hakaret ettiğini, fiziksel şiddete yaşamadığını ancak çok fazla psikolojik şiddet gördüğünü, eşinin hiçbir konuda kendisine destek olmadığını, evlilik birliklerinin bozulduğunu, psikolog kontrolünde müşterek çocuğa boşanma durumlarını söylediğini, ayrı yaşasalar da eşinin çocuk ile telefonda görüştüğünü, eşinden kesinlikle boşanmak istediğini ve velayet talebinin bulunduğunu belirtmiştir.
Davalı : Davalı ilen yapılan görüşmede eşiyle yılında severek evlendiklerini, eşini halen sevdiğini, evliliklerinde ufak tefek kavgaların olduğunu ancak kendisinin uğraşı ile sorunları çözdüklerini, evliliklerinin ilk dönemlerinde gayet iyi olduklarını, son zamanlarda eşinin davranışlarında farklılıklar gözlemlediğini, eşinin kendisinden soğumaya başladığını, eşinin davranışlarının düzeleceğini umduğunu ancak hiçbir düzelme olmadığını, müşterek çocuk ile ilişkilerinin son derece iyi olduğunu, birlikte yaşadıkları süre zarfında çocuğum bakımıyla kendisinin ilgilendiğini, çocuğuyla birlikte uyuduklarını, bu sürecin kendisini duygusal anlamda yıprattığını, boşanma konusunda henüz net bir kararının bulunmadığını, olası bir boşanma durumunda müşterek çocuğun çok etkileneceğini, çocuğunun ebeveynlerin ayrı olduğu bir yaşam sürmesini istemediğini, müşterek çocuğun velayetini istediğini, mevcut koşulda ailesinin yanında ikamet ettiğini ancak velayetin kendisine verilmesi durumunda ev tutacağını beyan etmiştir.
Müşterek çocuk : Davacı ile yaşamını sürdüren müşterek çocuk ile davalıdan bağımsız bir ortamda görüşme yapılmış, üzerinde herhangi bir etki ya da yönlendirme gözlemlenmemiştir. Müşterek çocuk görüşme sürecinde; anne ve babasının çok fazla tartıştığını, kendisinin bu anlara şahit olduğunu, bu durumun kendisini üzdüğünü, annesini çok sevdiğini, annesi ile yaşadığı ortamda çok mutlu olduğunu, babası ile zaman zaman telefonda konuştuğunu, onunla zaman geçirmenin de kendisini mutlu ettiğini beyan etmiş olup çocuğun yaşı itibariyle görüşme süresi kısa tutulmuştur.
OTURULAN KONUTA İLİŞKİN BİLGİLER:
Yapılan incelemede Davacının, müşterek çocuk ile birlikte kirası olan olan 2 oda 1 salon konutta ikamet ettiği, müşterek çocuğun kendisine ait odasının bulunduğu, kullanılan eşyaların ise temel gereksinimleri karşılar nitelikte olduğu gözlemlenmiştir.
Davalının ise şu anda ailesinin yanında yaşamakta olduğu, velayet ya da kişisel ilişki durumunda bir ev tutmayı planladığı gözlemlenmiştir.
SOSYO-EKONOMİK DURUM: Yapılan inceleme ve gözlemlerde Davacının memur olduğu, gelirinin bulunduğu, Davalının ise olduğu ve ücret aldığı saptanmıştır.
GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Samsun Aile Mahkemesinin no’lu dosyası mesleki görüş ve değerlendirmelerimi oluşturmam için tarafıma tevdii edilmiş, yapmış olduğum görüşmeler ve gözlemler neticesinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
Yapılan görüşmelerde; taraflardan davacının olası boşanmayı kabul düzeyinin yüksek olduğu, boşanmak istediği, davalının ise olası boşanmayı kabul düzeyinin düşük olduğu, tekrar bir araya gelme hususunda istekli olduğu , velayet hususunda ise davacının velayete ilişkin yeterli istek ve motivasyona sahip olduğu, şu an kendisi ile yaşamını sürdüren müşterek çocuk ile sağlıklı ve sürdürülebilir bir iletişime sahip olduğu, yaşanılan sosyal ve fiziki ortamın ise müşterek çocuğun bakım ve gözetimi açısından herhangi bir risk taşımadığı, ebeveynlik rolünü üstlenebilecek yeterliliğe de sahip olduğu, davalının ise mevcut durumda ailesiyle birlikte kalıdığı ancak velayetin kendisine verilmesi durumunda kendisine ev tutacağı gözlemlenmiştir.
Yapılan görüşme, gözlem ve değerlendirmelere bağlı olarak; davacının şu anda yaşadığı sosyal ve fiziki ortamın müşterek çocuğun bakım ve gözetimi açısından herhangi bir risk taşımadığı, davacı ile yaşamını sürdüren müşterek çocuğun alışılmış bir yaşantıya sahip olduğu, davacı ile olan duygu bağlarının da güçlü olduğu ve yaşadığı ortamdan ayrılmak istemediği, bu nedenle velayet görev ve sorumluluklarının davacı tarafa verilmesinin yararına olacağı, davalı tarafla ise de yatılı kalacak şekilde sık şahsi ilişki kurmalarının da müşterek çocuğun gelişimini destekleyeceği düşünülmektedir.
Tarafıma tevdii edilen dosya hakkında; yaptığım görüşme, dosya üzerinde yaptığım inceleme, mesleki görüş ve düşüncelerim ile hazırladığım bilirkişi raporumu mahkemenize saygılarımla arz ederim.
Sosyal Hizmet Uzmanı