Skip to main content

Türk Medeni Kanunu 132. madde

Türk Medeni Kanunu 132. madde

Türk Medeni Kanunu 132. madde kadının evliliği sona erdikten sonra tekrar evlenmek istemesi halinde beklemesi gereken süreye ilişkin düzenleme yapılmıştır. Uygulamada iddet müddeti veya bekleme süresi olarak adlandırılan bu süre evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gündür. Kadının evliliği sona erdikten sonra hamile olmadığının anlaşılması veya eski eşiyle evlenmek istemesi halinde mahkemeye başvuru yaparak bekleme süresinin kaldırılmasını talep edebilecektir.

TMK 132. madde

Türk Medeni Kanunu 132.madde bekleme süresi:

  • Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.
  • Doğurmakla süre biter.
  • Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.

Türk Medeni Kanunu 132. madde gerekçesi

Maddenin “2. Müddetler” “a. Kadın için” şeklindeki konu ve kenar başlıkları “2. Kadın için bekleme süresi” şeklinde tek başlık haline getirilmiştir. Zira bunu takip eden eski 96 ncı madde 3444 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olup, artık boşanan kadın için bir cezai bekleme süresi söz konusu olmadığından, madde bir tek bekleme süresiyle sınırlı hale getirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrası yeniden ve daha uygun bir ifadeyle kaleme alınmıştır.

Yürürlükteki 95 inci maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ikinci fıkra haline getirilmiştir.

Maddenin son fıkrasında kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya önceki eşiyle yeniden evlenmek istemesi halinde hakime süreyi kısaltma yetkisi verilmemiş, hakimin bu süreyi kaldırması öngörülmüştür. Zira bu iki halde de kadının evlenmesini engelleyen süreyi kısaltmanın bir anlamı yoktur. Bu gibi hallerde mahkemece sürenin tamamen kaldırılması gerekir.

Bekleme süresinin iptali Anayasa Mahkemesi kararı

Türk Medeni Kanunu’nun 132.maddesinde yer alan ”evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır” şeklindeki düzenlemenin ”kadınların boşandıktan sonra bekleme süresine tabi tutulmaları ve bu sürenin kaldırılması amacıyla yargı makamlarına başvurmak zorunda bırakılmalarının mahremiyet hakkını zedelediği, itiraz konusu kurallarla boşanan bir kadının yeniden evlenebilmek için cinsel hayatının kamu makamlarının incelemesine tabi tutulduğu, bu durumun eşitlik ilkesini ihlal ettiği ve uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığı, boşanan kadının yeniden evlenmesi için hamile olup olmadığını açıklamak zorunda bırakıldığı, çocuğun nesebinin doğru belirlenmesi amacıyla getirilen kuralların teknolojik gelişmeler ve DNA inceleme yöntemleri nedeniyle gerekliliğini yitirdiği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 10., 17., 20. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesi 10.09.2025 tarih 2024/233 esas 2025/181 sayılı kararıyla ”kadın için öngörülen bekleme süresinin evliliğin sona erdiği eşle yeniden evlenmek istenmesi hâlinde sadece mahkemeye başvuru yapılarak bu durumun tespitiyle kaldırılacağı, mahkemenin bu hususta takdir yetkisinin de bulunmadığı dikkate alındığında kuralların bireyler açısından aşırı külfete neden olmadığı, dolayısıyla kurallarla özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın meşru amaç bakımından orantılı olduğu” sonucuna ulaşılarak başvuru reddedilmiştir.

Türk Medeni Kanunu 132. Madde bekleme süresi yargıtay kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.11.2021 tarih 2021/8858 esas 2021/8931 sayılı kararı

”4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 132 nci maddesinde, “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır” hükmü düzenlenmiştir.

Dosya kapsamından; davacı kadının Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/321 Esas, 2021/402 Karar sayılı ilamı ile boşandığı, kararın 08.09.2021 tarihinde kesinleşerek nüfusa tescil edildiği, davacı kadının eldeki davayı kanunun ön gördüğü üç yüz günlük süre henüz dolmadan 28.09.2021 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın hakkında düzenlenen ve dosya içerisinde bulunan Denizli Devlet Hastanesinin 01.10.2021 tarihli sağlık raporuna göre davacı kadının gebe olduğu ve 01.10.2021 tarihli duruşmada davacı kadının, boşandığı eşinden başka biri ile evlenmek istediğini beyan ettiği, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 132 nci maddesi koşullarının somut olayda davacı kadın yararına gerçekleşmediği sabittir. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18.09.2008 tarih 2008/11211esas 2008/12163 sayılı kararı

”Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * 5718 sayılı Kanunun 59. maddesi uyarınca boşanmaya ilişkin yabancı ilamın 19.4.2006 tarihinde kesinleştiği görülmekle yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği 19.4.2006 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğine ve kesinleşme tarihinden itibaren 300 günlük süre (TMK.132.m.)dolduktan sonra davacı kadın tarafından bekleme süresinin kaldırılması davası açıldığından davacı kadının dava açkmakta hukuki yararı bulunmadığından hükmün sonucu ibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre onanmasına” şeklinde karar verilmiştir.

İlgili Makale: İddet Müddetinin Kaldırılması Davası

bir yorum bırakın

Hemen Ara