Uyuşturucu kullanım sınırı uygulamada bir kişinin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kişisel kullanım amacıyla bulundurması ile ticaret amacıyla bulundurması arasındaki değerlendirmede incelenecek faktörlerden biridir. Ceza yargılamasında uyuşturucu kullanım sınırı kesin bir miktar olarak belirtilmek yerine somut olayın özelliklerine değerlendirilir. Yazımızda uygulamada uyuşturucu kullanım sınırı, uyuşturucu madde kullanma ve uyuşturucu madde ticareti suçlarının ayrımında kullanılan kriterler, uyuşturucu kullanma suçunun cezası, cezayı artıran nitelikli haller ve etkin pişmanlık hükümleri ile ilgili ayrıntılı bilgi vermeyi hedefliyoruz.
Uyuşturucu madde kişisel kullanım sınırı/miktarı (hsyk görüşü)
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kişisel kullanım amacıyla bulundurulması ile ticaret amacıyla bulundurulması arasında ceza yaptırım açısından ciddi farklar bulunmaktadır. Bu nedenle uygulamada uyuşturucu kullanım sınırının uyuşturucu kullanma mı yoksa uyuşturucu ticareti suçunun oluşmasına olan etkisi merak edilen konuların başında gelmektedir. Uyuşturucu kullanım sınırı uyuşturucunun kişisel kullanım amacıyla yani uyuşturucu kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesine yardımcı olabilir ancak tek ölçüt olarak kabul edilemez.
Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu bakımından kişisel kullanım sınırı yani yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı tek başına bir değerlendirme kriteri olmayıp maddenin türü, çeşidi, yakalanma şekli, sanığın kullanım alışkanlığı gibi kriterler de değerlendirilir. Yani kullanım sınırı somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar oluşturabilir. Kişinin yakalattığı uyuşturucu madde miktarı kişisel kullanım sınırı içerisindeyse bu kişinin uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair delil buşlunmuyorsa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçunu işlediği kabul edilmektedir.
Uyuşturucu kullanım sınırında yakalatılan uyuşturucu madde miktarının nasıl belirleneceği uygulamada merak edilen konulardan bir diğeridir. Özellikle uyuşturucu maddelerinin saflık oranlarının belirlenmeden miktar üzerinden yapılan değerlendirmeler cezai bakımından ağır sonuçlar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle ele geçirilen maddenin net miktarı değil uyuşturucu maddenin saflık oranlarının tespit edileceği kriminal rapor talep edilmesi önemlidir.
Uyuşturucu kullanım sınırı kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumu ve yargıtay uygulamalarında uyuşturucu kullanım sınırına ilişkin tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda uyuşturucu kullanım sınırı:
| Esrar | Günlük 4,5 gram |
| Kenevir | 20-25 kök |
| Eroin | Günlük 60 miligram |
| Sentetik Haplar | Günlük 3-4 adet |
| Kokain | 60 miligram |
| Metamfetamin | 10 gram |
Sonuç olarak uyuşturucu kullanım sınırı uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçu bakımından değerlendirilecek kriterlerden biri olsa da olayın özelliklerine göre uyuşturucu maddenin çeşitliliği, yakalanma biçimi, yakalandığı yer, kişinin sosyal ve ekonomik durumu, kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, ticaret amacıyla yaptığı davranışların bulunup bulunmadığı gibi kriterler de incelenmektedir. Bu nedenle yakalatılan madde uyuşturucu kullanım sınırının altında kalsa bile alanında uzman ceza avukatından yardım alınması ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçların önüne geçecektir.
Uyuşturucu madde kullanma suçu ve uyuşturucu madde ticareti suçu değerlendirme kriterleri
Uyuşturucu madde kullanma veya bulunduruma suçu ile uyuşturucu ticareti suçunun değerlendirilmesinde uygulamada sadece kişisel kullanım miktarına dikkat edileceği düşünülse de sadece miktar değil birden fazla kriter kullanma mı yoksa ticaret amacına yönelik olduğunun belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu/uyarıcı maddenin kişisel kullanıma yetecek miktarda olması halinde başkaca delil yoksa amacın kullanmak için bulundurma olduğu kabul edilebilirse de maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak miktar ölçütü dışında somut olayın özelliklerine göre de değerlendirme yapılmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/03/2012 tarih ve 387-75 E/K ve yine 15.06.2004 tarih ve 107-136 E/K sayılı kararlarında uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma amacına yönelik olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken kriterleri belirlemiştir. Uyuşturucu kullanım sınırı dışında değerlendirilecek kriterler:
- Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi ticaret amacıyla satma, devir veya tedarik hususunda bir davranış sergileyip sergilemediğinin araştırılması gerekir. Örneğin müşteri aranması, pazarlık yapılası vb. gibi davranışlar.
- Uyuşturucu maddenin kişisel kullanım amacıyla bulundurulması halinde kolaylıkla erişebilecek bir yerde bulundurması olağan olan durumdur. Uyuşturucu maddenin bulunduruluş şekli streç filme sarılı paketler halinde bulunması, her paketin hassas terazi yardımıyla aynı miktarda veya net miktarlarda küçük paketlere bölünmesi, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında hassas terazi bulunması, ambalajlamaya yarayan malzemelerin ele geçirilmesi kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir kriterdir. Uyuşturucu maddenin çeşitliliği örneğin esrar, eroin, kokain, sentetik ecza hapları gibi maddelerin bir arada bulundurulması da kullanım amacı dışında bulundurulduğu noktasında önemli bir kriterdir.
- Uyuşturucu maddenin yakalanma şekli, yakalandığı yer ve zaman da önemli bir kriterdir. Uyuşturucu maddenin yakalandığı yer ile sanığın ikametgahı yer arasındaki mesafe, belirlenecek zaman dilimi içinde içinde sanık tarafından kullanılabilecek madde miktarı, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu, geliri gibi kriterlerde incelenecek diğer hususlardandır. Örneğin uyuşturucu miktarı kişinin gelirine göre temin edebileceği bir miktardaysa kullanım amaçlı olduğu düşünülürken gelirini aşacak derece madde bulunduran kişinin ticaret amacıyla hareket ettiği düşünülebilir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 06/12/2017 tarih 2017/4166 esas 2017/6864 sayılı kararında
”Kullanmak için uyuşturucu/uyarıcı madde bulundurma ya da kullanma dışında bir amaçla uyuşturucu/uyarıcı madde (temin veya ticareti yapma) bulundurma suçlarının oluşumunda, madde miktarının kural olarak bir önemi yoktur. 0,1 gr uyuşturucu/uyarıcı madde, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturabileceği gibi ticari amaçla bulundurma suçunu da oluşturabilir.
Kısaca madde miktarı bulundurma amacının belirlenmesinde yardımcı olabilir ancak tek bir ölçüt olamaz. Uyuşturucu/uyarıcı maddenin kişisel kullanıma yetecek miktarda olması halinde başkaca delil yoksa amacın kullanmak için bulundurma olduğu kabul edilebilirse de maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak miktar ölçütü dışında somut olayın özelliklerine göre de değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirmede miktar dışında;
a)Sanığın hareketleri (müşteri arama, pazarlık yapma, numune gösterme ve benzeri)
b)Uyuşturucu/uyarıcı maddelerin ele geçiriliş ve bulundurma şekli ile çeşitlilik, (çok sayıda küçük miktarlı poşetçikler, madde bulaşıklı hassas terazi; esrar, eroin, kokain, MDMA, sentetik kannabinoid gibi maddelerin bir arada bulundurulması)
c)Uyuşturucu/uyarıcı maddelerin bulunduğu yer, zaman ve belirlenecek zaman dilimi içinde içinde sanık tarafından kullanılabilecek madde miktarı,
d)Sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı,
e)Sanığın sosyal ve ekonomik durumu geçimini ne ile sağladığı, geliri gibi olgularda değerlendirilmelidir.
Somut olayda; 16.09.2009 tarihinde araç içerisinde yapılan aramada, sanığa ait poşet içerisinde net 780 gr esrar ele geçirildiği; araç içerisinde sanığın başkaca bir eşyasının bulunmadığı; savunmasında esrarı Tarlabaşı’nda bir şahıstan 750 TL’ye aldığını ve oto elektrikçisi olup aylık gelirinin 750 TL olduğunu beyan etmesi, karşısında; geliri ile mütenasip olmayan bir para ile satın aldığı net 780 gr gelen esrarı yanında bulundurup nakletmesine ilişkin eyleminin, gerekçe de belirtilen şekilde “sadece miktardan yola çıkarılarak sanığın mahkumiyetine gidilemeyeceği” denilmek suretiyle başkaca hiçbir ölçüt değerlendirilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı, ” şeklinde karar verilmiştir.
Sonuç olarak uyuşturucu maddenin kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun belirlenmesinde yakalanan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırında kalıp kalmaması dışında uyuşturucu maddenin yakalanış şekli, yer ve zaman, failin davranışları, ekonomik ve sosyal durumu gibi bir çok kriter değerlendirilmektedir.

Sentetik uyuşturucu kullanım sınırı yargıtay
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.10.2015 tarih 2015/431 esas 2015/32606 sayılı kararında
”Şüphe üzerine durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine, cebinden çıkardığı
MDMA içeren 61 adet tablet ile THJ-2201 içeren 4 gramdan ibaret maddeleri, kolluk görevlilerine teslim eden sanığın, bu maddeleri yakalanmasından bir saat kadar önce tanımadığı kişiden kullanmak için aldığına ve ikamet ettiği Balıkesir’e gitmek üzere otogara doğru giderken yakalandığına ilişkin savunmasının aksine, kullanma sınırları içindeki bu maddeleri satacağına veya başkasına vereceğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/02/2012 tarih 2011/10-481 esas 2012/26 sayılı kararında
”Sanık, suç tarihinde yapılan bir telefon ihbarı üzerine yakalanan diğer sanık A… G…..’in anlatımı sonucunda yakalanmış, mahkemeden alınan karar ile evinde yapılan aramada, çek-yat üstünde bulunan eşofmanın cebinden 0.2 gr eroin maddesi ele geçirilmiştir. Sanığın, evinde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu madde ve diğer sanığın soyut beyanı dışında, uyuşturucu maddeyi sattığı yolunda başka herhangi bir kanıtın bulunmaması, sanıkta yakalanan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olması, uyuşturucunun evinde özensiz bir şekilde gizlenmeden ele geçmesi, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak evinde yakalanan uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kaldığı ” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Sentetik kannabinoid kullanım sınırı yargıtay
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 16.10.2024 tarih 2024/956 esas 2024/7754 sayılı kararında
”Sanık …’dan lyrica hap, sentetik kannabinoid, 3 parça halindeki metamfetamin ele geçirildiği, bu maddelerin uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğu tespit edildiği, tanık T.’nin sanık …’dan uyuşturucu maddesi aldığı ve herhangi bir bedel ödemediğini beyan ederek sanığı teşhis ettiği, sanık …’nın soruşturma aşamasında kullanıcı olduğunu beyan etmesi üzerine sanığın yapılan idrar incelemesinde sentetik kannabinoid maddesi tespit edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın eyleminin ticari maksatla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanıcı konumunda bulunan tanığa uyuşturucu madde temin etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu oluşturduğu,
Sanık … hakkında edinilen bilgiler üzerine tarassut çalışmalarının başlatıldığı, yapılan aramada sanıktan uyuşturucu ve uyarıcı özelliği olan metamfetamin, lyrica hap ve esrar maddesi ele geçirildiği, diğer sanık …’nın ele geçirilen lyrica hapları sanık …’tan aldığını beyan etmesi üzerine sanık …’un iş yerinde yapılan aramada xanax marka uyuşturucu hap ve esrar maddesi ile diğer sanık …’nın üzerinde ele geçen hap ile aynı film tabletten kesilmiş lirica isimli uyuşturucu hap ele geçirildiği,
Tanık M.’nin sanık …’tan esrar aldığını beyan ettiği, yapılan telefon incelemesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mesajların bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari maksatla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanıcı konumunda bulunan tanığa uyuşturucu madde temin etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediği gerekçeleriyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.” şeklindeki hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 10.03.2025 tarih 2024/2509 esas 2025/1882 sayılı kararında
”Dava dosyasının kapsamına göre, uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin bilgi edinilen sanık hakkında iletişim tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin karar alındığı, sanığın bulunduğu aracın İstanbul’dan Ankara istikametine doğru gittiği ve bir dinlenme tesisine girdiği bilgisi üzerine müdahale edilen araçta yapılan usulüne uygun aramada sileceğin alt kısmına gizlenmiş vaziyette sentetik kannabinoid ve metamfetamin içeren uyuşturucu maddeler ile hassas terazi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava dosyasında bulunan fiziki takip, olay ve yakalama tutanağı, kriminal inceleme raporu, telefon inceleme raporları, inceleme dışı sanıkların ve sanığın ifade ve savunmaları dikkate alındığında,
sanığa ait araçta gizlenmiş halde bulunan kişisel kullanım sınırının üzerindeki uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğu, ele geçen uyuşturucu maddelerin sentetik kannabinoid ve metamfetamin içerdiği, sanığın atılı suçu işlediği hususunda mahkumiyeti için yeterli delil bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Bonzai kullanım sınırı yargıtay
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/712 2024/3955 08.05.2024
”Sanığın, 05.07.2021 tarihinde kolluk görevlilerinden kaçarken araçtan yere attığı 4 paket eroin ve 10 paket bonzainin muhafa altına alındığı ancak sanığın yakalanamadığı, kolluk görevlilerince sanığın yakalanması için yürütülen çalışmalarda olaydan 6 gün sonra yani 11.07.2021 tarihinde, sanığın ikametinin önünde görülmesi üzerine yakalandığı ve aynı gün usulüne uygun şekilde alınan arama emri uyarınca sanığın ikametinde 6 adet pregablin içeren hap ve ikametinin eklentisi olan çatı katında yapılan aramada 12 paket eroin ve 5 paket bonzai ele geçirildiği olayda;
sanık savunmasında ilk olay günü kaçan kişinin kendisi olduğunu ancak yanına başka bir aracın gelmediğini, korktuğundan kaçtığını ve araçtan bir şey atmadığını, ikametin çatısında bulunan maddelerle ilgisi olmadığını yalnızca evde bulunan 6 adet hapın kendisine ait olup tedavi amaçla bulundurduğunu savunmuş ise de; sanığa ait cep telefonunun bilirkişi tarafından incelenmesinde uyuşturucu madde satışı ile ilgili ve 05.07.2021 tarihli olayda polis memurun kendisine ateş açtığını ve kendisinin kaçtığına dair mesajların bulunması,
ilk olayda alıcı tanık ele geçirilemediği için alım-satımın ıspatlanamadığı ancak ilk olayda sanığın araçtan attığı uyuşturucu maddeler ile sanığın yakalandığı gün ele geçirilen uyuşturucu maddeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ele geçen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, miktarı, zulalandığı yer ve tüm dosya kapsamından sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu sabit görülerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; ele geçen maddelerin miktarı ve çeşitliliği, sanığın suç işleme kastının yoğunluğu gözetilerek sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 16.01.2015 tarih 2014/10371 esas 2015/146 sayılı kararında
”dosyadaki belge ve bilgilere göre; sanığın İstanbul’a uyuşturucu madde almaya gittiğine ve 60 TM 105 plakalı araç ile Turhal’a getireceğine ilişkin ihbar üzerine araç durdurulduğunda, sanığın araçtan inerken yere attığı poşet içerisinde 32 paket bonzai ile 85 adet hapın ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, suç konusu uyuşturucu maddelerin bulunduğu paket sayısı, ele geçirildiği yer ve olayın oluş şekline göre, sanığın eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturduğu (…) ‘’ gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 08.02.2024 tarih 2022/1098 esas 2024/15796 sayılı kararında
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptıkları yönünde istihbari bilgiler edinildiği ve çalışmalar doğrultusunda sanıkların fiziki takibe alındığı, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ….’nün üzerinde çizgili defter parçasına sarılı 0,45 gram gelen bonzai maddesi, sanık …’nın üzerinde uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 265,00 TL para ele geçirildiği, sanık …’in uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu beyan ettiği, ancak yapılan idrar tetkikinde uyuşturucu maddeye rastlanılmadığının anlaşıldığı, sanık …’in ikamet araması için gelen kolluk görevlilerine kapıyı açmadığı ve kolluk görevlilerince kapının kırılmak suretiyle içeriye girildiği, sanık …’in balkona doğru kaçtığı ve uyuşturucu maddeyi balkondan aşağıya attığının tutanakla sabit olduğu, …’in dışarı attığı maddenin kontrol edildiği ve 1 paket halinde alüminyum folyoya sarılı 0,45 gram gelen bonzai maddesinin ele geçirildiği,
sanık ile tanığın bulundukları oda içerisinde 1 paket sigara jelatinine sarılı alüminyum folyo içerisinde 0.35 gram gelen bonzai, 1 paket çizgisiz kağıt parçasına sarılı 1,05 gram gelen bonzai olmak üzere toplamda 2 paket halinde 1,40 gram gelen bonzai maddesinin ele geçirildiği, devamında ikamet içerisinde uyuşturucu madde paketlenmesinde kullanıldığı değerlendirilen sayfaları ….’den ele geçen bonzai maddesinin sarılı olduğu çizgili kağıt parçası ile aynı olan 1 adet çizgili defter ve 1 adet koparılmış sigara jelatininin ele geçirildiğinin anlaşıldığı olayda;
elde edilen uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve miktarı, sanıkların birbiriyle çelişkili beyanları, tanık beyanları ve canlı teşhis tutanağı, tanık …’in üzerinde ele geçen uyuşturucu maddenin muhteviyatı ve uyuşturucu maddenin sarılı olduğu materyal ile ikamette ele geçen uyuşturucu maddenin muhteviyatı ve uyuşturucu madde paketlemesinde kullandığı değerlendirilen materyallerin uyumlu olması, paket karşılaştırma tutanağı, oturdukları evi sanıkların günübirlik olarak birlikte tuttukları,
tanık …’in eve geldiği sırada her iki sanığın evde oldukları, tanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt parçasının aynısının evde ele geçirildiği, evde yapılan aramada uyuşturucu maddeye rastlanıldığı, sanık …’in kolluk görevlilerinin gelmesi ile kapıyı açmayarak evde bulunan uyuşturucu maddeyi dışarı atmak şeklindeki eylemleri ve idrarında herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanılmaması hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların birlikte hareket ettiklerinin sabit olduğu, bu haliyle uyuşturucu maddeyi kimin tanığa verdiğinin bir ehemmiyetinin olmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Lyrica kullanım sınırı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 02.10.2024 tarih 2024/2674 esas 2024/7309 sayılı kararı
”Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Suç tarihinde Ereğli otobüs terminalinde devriye görevi yapan kolluk güçlerince şüpheli hareketleri nedeniyle durdurulan sanıktan kriminal uzmanlık raporuna göre esrar, metamfetamin ve 11 adet lyrica hap olduğu belirlenen maddeler ele geçirilmiş, sanık aşamalarda maddeleri kullanmak maksadıylabulundurduğunu, tanımadığı birinden esrar ve lyrica hapları aldığını, metamfetamini de yıkık bir binada baygın yatan bir şahsın yanında bulup aldığını söylemiştir.
Sanık tarafından aşamalarda alınan savunmalarında ele geçen uyuşturucu maddeyi şahsi kullanımı amacıyla bulundurduğu belirtilerek üzerine atılı suçlamalar kabul edilmemiş ise de, olay günü ele geçen uyuşturucu maddenin miktar olarak fazlalığı sebebi ile kişisel kullanım miktarının üzerinde olması ve uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli itibariyle sanığın suçtan kurtulmaya ve suç vasfını değiştirmeye yönelen savunmalarına itibar edilemeyeceği, Sanığın olay günü ele geçen metamfetamin niteliğindeki uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında ticari amaç ve kasıtla bulundurmak/ nakletmek suretiyle TCK’ nun 188/3 hükmüne aykırı uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullanma amacı dışında ticari amaç ve kastla bulundurma/ nakletme suçuna uygun düşen davranış sergilediklerinden üzerlerine atılı müsnet suçun sübuta erdiği sonucuna varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 23.01.2025 tarih 2024/3600 esas 2025/698 sayılı kararında
”Dava dosyası kapsamına göre; sanığın ikametinde gerçekleştirilen aramada üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı olan hassas terazi, lyrica ve suboxone kapsüller, esrar, kişisel kullanım sınırının üzerinde eroinin ele geçirilmesi olayına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, uyuşturucu madde hakkındaki uzmanlık raporu, sanığın ikametinden ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve çeşitliliği, hassas terazinin ele geçirilmesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucuları ticari amaçla bulundurduğuna dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Metamfetamin kullanım sınırı yargıtay
Yargıtay10. Ceza Dairesi 15.02.2023 tarih 2021/8879 esas 2023/1072 sayılı kararında
”Kolluk görevlileri tarafından sanığın aracının durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü olup kovid izni nedeniyle dışarıda olduğu ve ikamet adresi İstanbul olması sebebiyle şüphelenildiği, bunun üzerine gece kaldığı tanık H. Ö.’ün evinde usulüne uygun yapılan arama neticesinde iki parça halinde şeffaf poşete sarılı metamfetamin, 1 parça halinde şeffaf poşete sarılı kokain ile yeşil reçeteye tabi 5 adet Lyrica ibareli hap ve 1 adet hassas terazinin ele geçirilerek usulüne uygun olarak el konulduğu, sanık savunmalarında istikrarlı olarak metamfetamini İstanbul ilinden kendi kullanımı için aldığını ve hassas teraziyi de uyuşturucu madde alırken dolandırılmamak için taşıdığını ikrar ederek, kokainin ve 5 adet Lyrica ibareli hapın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Tanık H. Ö.’ün aşamalarda alınan beyanlarında Lyrica ibareli hapların kendisine ait olduğunu beyan etmesi ve idrarında kokain maddesi bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikrar ettiği sadece metamfetamin maddelerinin ve hassas terazinin kendisine ait olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmiştir.
Sanığın itibar edilen ikrarı doğrultusunda usulüne uygun arama neticesinde ele geçen 32,93 gram metamfetamin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması, evde yapılan aramada sanığa ait hassas terazi ele geçmesi, sanığın kollukta ve savcı huzurunda verdiği ifadelerinde uyuşturucu maddeleri Rize’de kullanmak için getirdiğini beyan etse de mahkememizin 1 inci celsesinde alınan savunmasında Rize’de 3-4 gün kalacağını, daha sonra Muğla’ya gideceğini söylediğinden getirdiği miktarın Rize’de kalacağı süreye oranla kullanım sınırının çok üzerinde olduğu,
ayrıca sanıktan alınan idrar örneğinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmaması nedeniyle uyuşturucu kullandığına dair bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmiş, sanığın benzer suçtan sabıkalı kişiliği, uyuşturucu madde ticareti suçundan açık ceza evinden salgın hastalık nedeniyle izinli olarak ayrıldığı tarihte atılı suçu işlemesi nedeniyle suç işlemekten çekinmemesi dikkate alınarak hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine” karar verilmiştir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 13/04/2016 tarih 2016/640 esas 2016/2046 sayılı kararında
”sanığın üst aramasında net 4,9536 gram metamfetamin, aracında ise net 0,858 gram esrar maddesinin ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğunu tüm aşamalarda ifade ettiği, idrar ve kan analizinde metamfetamin etken maddesinin bulunduğu, sanığın savunmasının aksine, uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 23.06.2025 tarih 2024/25854 esas 2025/5116 sayılı kararında
”Dava dosyası kapsamına göre, sanıkla birlikte yaşayan tanık N.A’nın ihbarı üzerine usulüne uygun şekilde sanığın ikametgahında yapılan aramada 0,26 gram metamfetamin; 2 gram metamfetamin; 0,81 gram metamfetamin; 150 gram kenevir, 200 gram kenevir; 0,41 gram kenevir; 5,35 gram sentetik kannabinoid; 2 adet Lyrica-pregabalin ihtiva eden uyuşturucu maddeler ve 4.590,00 TL para ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, olay tutanağına, tanığın ihbarına ve ihbarla uyumlu şekilde ikametgahta uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı tespit edilmiştir. Birden fazla çeşitlilikte ve küçük küçük ayrılmış halde bulunan uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşitliliği itibariyle kullanma amacı dışında kaldığı ve sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Esrar kullanım sınırı yargıtay
Yargıtay 20. Ceza Dairesi Osmaniye 24/03/2016 tarih 2016/420 esas 2016/1830 sayılı kararında
”suç tarihinde sanıkta 61 paket halinde ve 2 poşette net 246 gram gelen esrarın ele geçirildiği, suça konu uyuşturucu maddenin miktarına ve ele geçiriliş ve paketleniş biçimine göre sanığın eyleminin satmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 17/01/2011 tarih 2010/12242 esas 2011/384 sayılı kararında
”olay ev arama ve yakalama tutanağı içeriğine, suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimine, dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre; evinde yapılan aramada 622 gr esrar ele geçirilen sanığın, uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğunu söylediği ve ele geçen madde miktarının kullanma sınırı içinde kaldığı; savunmasının aksine, uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaç için bulundurup taşıdığına ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 29/04/2015 tarih 2015/468 esas 2015/338 sayılı kararında
”sanığın bahçesinde kenevir bitkisi ektiği ve evinde kurutulmaya bırakılmış kenevir bitkisi olduğu yönünde alınan istihbari bilgi üzerine yapılan aramada, bahçede ekili halde 1.400 kök kenevir bitkisi ile kurutulmaya bırakılmış net 1.558 gram esrar elde edilecek kenevir bitkisinin ele geçirildiği; suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi ve sanığın bahçe içerisinde yakalanmasına göre sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu
Uyuşturucu maddenin kullanım sınırı içinde kalması ve ticarete ilişkin delil bulunmaması durumunda Türk Ceza Kanunun 191.maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu oluşacaktır. Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu TCK 191:
- Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
- Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
- Kişinin, erteleme süresi zarfında;
- Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
- Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, halinde, hakkında kamu davası açılır.
- Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
- Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
- Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
- Bu Kanunun; 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
- Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
İlgili Makale: Adli Kontrolde İmza İhlali
Uyuşturucu kullanma suçunun cezası
Uyuşturucu kullanma suçunun cezası Türk Ceza Kanununun 191.maddesinde düzenlenmiş olup bu noktada kamu davasının ertelenmesi, denetimli serbestlik hükümleri, etkin pişmanlık ve cezayı artıran haller hakkında bilgi sahibi olunması kritik öneme sahiptir.
Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun cezası TCK 191.maddeye göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak bu suçtan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi içinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.
Erteleme süresi içinde kişi kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi içinde verilen yükümlülüklere aykırı davranılmaz ve yasaklar ihlal edilmezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunda etkin pişmanlık hükümleri Türk Ceza Kanununun 192.maddesinde ”Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
Nitelikli hal- Cezayı artıran haller
Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaç gram içici sayılır?
Yakalanan uyuşturucu miktarının gramının kişisel kullanım sınırında kalması uygulamada içicilik olarak nitelendirilmesi bakımından tek kriter olmayıp olayın özelliklerine göre uyuşturucu maddenin çeşitliliği, yakalanma biçimi, yakalandığı yer, kişinin sosyal ve ekonomik durumu, kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, ticaret amacıyla yaptığı davranışların bulunup bulunmadığı gibi kriterler de incelenmektedir.
İlk uyuşturucu dosyası sicile işler mi?
İlk uyuşturucu dosyasında şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir, erteleme süresi zarfında yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Erteleme sürecinde denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması durumunda sicile işlemez.
Uyuşturucu kullanmak suç mu?
Uyuşturucu kullanmak Türk Ceza Kanunu’nun 191.madde kapsamında düzenlenmiş olup kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İlk kez uyuşturucudan yakalanınca ne olur?
İlk kez uyuşturucu ile yakalanması durumunda şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararı verilir. Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
İkinci kez uyuşturucu ile yakalanınca ne olur?
Kişi erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması durumunda kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasından sonra uyuşturucu kullanma suçunu tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
Uyuşturucu kullanma suçu cezası para cezasına çevirilebilir mi?
Uyuşturucu kullanma suçu cezası para cezasına çevrilemez.
Denetimi olan biri uyuşturucu kullanırsa ne olur?
Kişi erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde hakkında kamu davası açılır.

